Haksız Gözaltı ve Tutukluluk Sonrası Beraat Eden Kamu Görevlisinin Maddi Manevi Tazminat Talepleri, İstinaf ve Temyiz Süreçleri ile Faiz Başlangıcının Belirlenmesi.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası açılan tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararlarında maddi ve manevi tazminat hesaplamalarına dair tespit edilen hatalar üzerine, yüksek mahkeme davacının farklı gözaltı ve tutukluluk dönemleri için manevi tazminatın ayrı ayrı takdir edilerek faiz başlangıç tarihlerinin ilgili döneme göre tespiti ile meslekten ihraç nedeniyle oluşan maddi tazminatın net asgari ücret üzerinden belirli bir başlangıç tarihi dikkate alınarak yeniden hesaplanması gerektiğini belirterek, hükmün bu doğrultuda düzeltilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
12. Ceza Dairesi         2022/7961 E.  ,  2026/4194 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/3709 E., 2021/2870 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, yargılama aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti ve cezaevi harcamaları nedeniyle 17.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının kamu görevinden ihraç edildiği tarihten tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 8.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarına ilişkin "8.000,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "7.336,11 TL" ibaresinin yazılması, aynı fıkradaki faiz başlangıcı ile ilgili "tutuklama tarihi olan 16.08.2016" ibaresinin çıkartılarak yerine "ihraç tarihi olan 29.10.2016" ibaresinin yazılması, vekalet ücretine ilişkin "3.360,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "3.283,93 TL"ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, yargılama aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti ile cezaevi harcamalarının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/4 15... /325 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.08.2016 - 04.08.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 15.08.2026 - 10.04.2017 tarihleri arasında da 238 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 18.12.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Davacının 02.08.2016 - 04.08.2026 tarihleri arasında gözaltında, 15.08.2016 - 10.04.2017 tarihleri arasında da gözaltında ve tutuklu kaldığı gözetilerek, her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat takdiri ve faiz başlangıcının ilişkin olduğu döneme göre tespiti gerekirken, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden manevi tazminata hükmolunması,
2-29.10.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki düzenleme dikkate alınarak; meslekten 29.10.2016 tarihinde ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü ile tahliye tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak davacı lehine "6.6628,25" TL'nin maddi tazminat olarak hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihin de "15.11.2016" olarak belirlenmesi gerekirken, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "7.336,11" TL olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi,
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.