Haksız koruma tedbirleri kaynaklı tazminat talebinin, beraat kararının kesinleşmesinden sonra bir yıllık hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle reddine ilişkin Yargıtay onama kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 321 gün haksız yere gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacının, uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açtığı davanın tüm yargılama aşamalarında reddedilmesi kararını içermektedir; zira hem ilk derece mahkemesi hem de istinaf ve temyiz mercileri, tazminat davasının beraat kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık kanuni hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2929 E., 2022/298 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Temyiz isteminin reddiDavalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı CMK'nın 294/1. maddesinde yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak temyiz sebepleri içermediğinden CMK 298. maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın beraat kararının kesinleştiği tarih olan 13.02.2019 tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretine ilişkin 2. Paragrafında "8.200 TL" olarak belirlenen vekalet ücretinin "1.600 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; beraat kararına ilişkin İstinaf kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle tazminat davası için dava açılması gereken sürenin işlemeye başlamadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, bu itibarla davanın süre yönünden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/33 Esas, 2018/78 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.01.2017 - 08.12.2017 tarihleri arasında 321 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.02.2019 tarihinde kesinleştiği, davanın 29.12.2020 tarihinde açıldığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142/1 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARA. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/6-600 Esas, 2023/265 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nın 294/1. maddesinde yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenlemeye rağmen davacının "...Davacı tarafça temyiz yoluna başvurulduğundan istinaf mahkemesi kararında aleyhimize olan kısımlar açısından temyiz yoluna başvuru zorunluluğu doğmuştur." biçimindeki temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat davasının CMK 142. maddesinde belirtilen süre içinde açılmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2026 tarihinde karar verildi.