Yargıtay, haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat eden davacıya hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik bulunması nedeniyle alt derece kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla haksız yere 196 gün gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacının açtığı tazminat davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Yargıtay, davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, tutukluluk süresi gibi nesnel ölçütler dikkate alındığında manevi tazminatın yetersiz belirlendiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesinin kararını bozmuştur.
12. Ceza Dairesi         2022/7926 E.  ,  2026/4185 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/3925 E., 2022/26 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 200.833,64 TL maddi ve 750.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 19.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.682,31 TL maddi ve 16.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 19.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde maddi tazminat miktarı olarak yazılı "8.682,31 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "9.557,66 TL" ibaresinin yazılması, hükümde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "16.000 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "15.000 TL" ibaresinin yazılması, hükmün maddi ve manevi tazminata ilişkin 1 ve 2 nolu bendindeki "davacının tutuklandığı" ibareleri çıkarılarak yerlerine "taleple bağlılık gereği" ibarelerinin eklenmesi, yine hükmün vekalet ücretine ilişkin 4 nolu bendi çıkarılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine 3.683,64 TL maktu vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin bent olarak hükme eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/199 Esas, 2019/169 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.07.2016 - 23.02.2017 tarihleri arasında 196 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 08.04.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.