İşe iade kararı sonrası işverence işe başlatılmayan işçinin kıdem, ihbar, boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatları için icra itirazının iptali temyizi.
Özet: İşe iade davasını kazanarak başvurusuna rağmen işe başlatılmayan ve alacakları ödenmeyen davacı işçi tarafından başlatılan icra takibine davalı işverenin itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davalı işverenin alacakların likit olmadığı yönündeki savunmasına karşın, ilk derece mahkemesi kesinleşen işe iade kararı ve bilirkişi raporu uyarınca, davacının alacaklara hak kazandığı, takibin fesih tarihi ve emsal işçi tespitleriyle yapılan hesaplamalar neticesinde takibinde kısmen haklı olduğu ve talep edilen alacakların davalı tarafından belirlenebilir olduğu tespitine varmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/351 E., 2025/588 K.DAVA TARİHİ : 10.05.2024İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.07.2004-24.10.2022 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence feshi üzerine açılan işe iade davasının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, süresi içerisinde işe başlamak için başvuruda bulunulmasına rağmen işverence işe başlatılmadığını, herhangi bir ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine taraflarınca Gemlik İcra Müdürlüğünün 2024/519 Esas sayılı takip dosyasıyla işveren aleyhine hak kazanılan işçilik alacaklarının ve fer'îlerinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı işverence takibe haksız şekilde süreci uzatmak amacıyla itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce takibin durmasına karar verildiğini, yapılan itirazların haksız ve kötüniyetli olduğunu, söz konusu borcun davalılarca ödenmediği de sabit olduğundan davalılarca icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacaklar likit olduğundan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ödeme emrinde belirttiği tüm kalemlere ve hesaplama şekillerine, işletilen faiz oranlarına ve faize ayrı ayrı itiraz ettiklerini, iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden işe iadenin koşullarının oluşmadığını, icra emrinde belirtilen ve müvekkili Şirketten talep edilen kalemlerindeki hesaplama yönteminin denetime elverişli olmadığını, işe iadeye ilişkin Mahkeme kararında yer alan iş güvencesi sebebiyle doğduğu iddia edilen alacakların nete çevirme işleminin hatalı olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin alacakların da bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, zira emsal işçilere yapılan artış oranları da sabit bir oran olmadığından hangisinin davacı ile emsal kabul edileceği, hangi artış oranının Mahkeme tarafından kabul göreceği taraflarınca bilinmediğinden alacakların likit alacak olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli kararı ile; Bursa 16. İş Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli ve 2022/413 Esas, 2023/300 Karar sayılı kararı ile; davalı tarafça yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içerisinde başvurusuna rağmen davalı işverence yasal süre içerisinde işe başlatmaması hâlinde ödenmesi gereken işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücret tutarı olan brüt 136.500,00 TL tutarında belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı hâlinde hak ve kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar olmak üzere en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları toplamı brüt 94.173,60 TL'nin davalıdan alınması gerektiği tespitine karar verilmiş olup söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacı tarafça Gemlik İcra Müdürlüğünün 2024/519 Esas sayılı takip dosyası ile 05.04.2024 tarihinde davalı borçlu aleyhine 648.559,20 TL tutarında net kıdem tazminatı, net 131.155,89 TL tutarında ihbar tazminatı, net 62.316,40 TL tutarında boşta geçen süre ücreti, net 135.464,00 TL tutarında işe başlatmama tazminatı ve net 16.439,00 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 993.934,49 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği; davacının kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacı tarafın süresi içerisinde işverene başvurduğu ve işe başlatılmadığı hususunun ihtilafsız olduğu, buna göre davacının takip konusu alacaklara hak kazandığı; davacının işe iade talebinin davalı tarafa tebliğ edildiği 21.02.2024 tarihinden itibaren işe başlatılması için geçerli olan bir aylık sürenin sonu olan 21.03.2024 tarihinin iş sözleşmesinin fesih tarihi olarak tespit edildiği, dosya kapsamına ibraz edilen emsal ücret bordroları incelendiğinde, davacının işe giriş tarihi veya yakın dönemde işe başlamış emsal işçi dosya kapsamında bulunmadığından davacının maliyet ve bütçe planlama bölümünde çalışması nedeniyle en yakın pozisyon mali işler departmanında şef olarak çalışan A.D'nin emsal işçi olarak kabul edilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alındığında davacının takibinde kısmen haklı olduğunun anlaşıldığı; ayrıca icra takibi ile talep edilen alacakların davalı tarafından belirlenebilir olması nedeniyle davacı lehine icra ve inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 03.02.2025 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi nedeniyle davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücret alacağına hak kazandığı, buna göre itirazın iptali ile takibin devamına dair verilen kararın yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının fesih tarihindeki ücreti tartışmalı olup emsal işçilere yapılan artış oranları da sabit bir oran olmadığından hangisinin davacı ile emsal kabul edileceği, hangi artış oranının Mahkeme tarafından kabul göreceği davalı tarafından bilinebilir durumda olmadığından takibe konu alacak likit olmayıp icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu; ayrıca alacaklara uygulanan işlemiş faiz oranlarının da denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca yapılan araştırma neticesinde taraf vekilleri tarafından bildirilen bankalardan gelen yazı cevapları ve davacı vekilinin ... tarafından bildirilen %64,50 oranındaki faiz hesabı üzerinden hesaplama yapılmasının taraflarının kabulünde olduğuna dair beyanları dikkate alınarak işlemiş faiz alacağı yönünden en yüksek banka mevduat faizi %64,50 esas alınarak yapılan hesaplama uyarınca ve dava konusu uyuşmazlıkta icra takibi ile talep edilen alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği hususu gözetilerek icra inkar tazminatı talebi de reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin davalıya ait işyerinde işveren vekili hakkında asılsız isnatlarda ve başka bir işçiye haysiyet kırıcı davranışla sataşmada bulunulması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, 2. Takip talebindeki alacaklara işletilen faizin oranının ve başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, 3. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususu ile işlemiş faiz alacağının hesaplanmasına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, alacaklara uygulanan işlemiş faiz oranlarının da denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş olup bozma sonrasında bozma ilâmı uyarınca yapılan araştırma neticesinde işlemiş faiz alacağı yönünden en yüksek banka mevduat faizi %64,50 esas alınarak yapılan hesaplama uyarınca işlemiş faiz alacağının hüküm altına alındığı belirtilmiştir. Talep konusu alacaklar tek tek incelendiğinde; ihbar tazminatı ve işe başlatmama tazminatı bakımından alacaklara %9 yasal faiz uygulanmış olup faizin başlangıç tarihinde de hata bulunmamaktadır. Kıdem tazminatı bakımından, bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işe başlatmama tarihi olan 21.03.2024 tarihinden takip tarihi 05.04.2024 tarihine kadar UYAP Avukat Portal sisteminden elde edildiği iddia edilen %70 oranında mevduat faizi uygulandığı anlaşılmaktadır. Bozma sonrası yapılan araştırmaya göre belirtilen tarihler için .... Bankası tarafından bildirilen en yüksek mevduat faizinin %75,10 olduğu dikkate alındığında ve İlk Derece Mahkemesince söz konusu alacağa işlemiş faiz alacağının miktarı yönünden de bozma öncesindeki gibi karar verildiği gözetildiğinde ilgili alacak bakımından hesaplanan işlemiş faiz alacağında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmektedir. Diğer yandan, boşta geçen süre ücreti ve diğer alacaklar yönünden de bozma öncesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda işe başvuru yapılan 16.02.2024 tarihi ile takip tarihi 05.04.2024 arası için %66,57 oranında faiz uygulandığı anlaşılmaktadır. Bozma sonrası yapılan araştırmaya göre belirtilen tarihler için, 16.02.2024-10.03.2024 tarihleri arasında dönem için fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizinin A. Bankası tarafından bildirilen %64,50 olduğu, 11.03.2014 sonrası .... Bankası tarafından bildirilen en yüksek mevduat faizinin %75,10 olduğu, toplam süre boyunca uygulanan işlemiş faiz alacağının günlük ortalamasının %70,12 olduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince söz konusu alacaklara işlemiş faiz alacağının miktarı yönünden de bozma öncesindeki gibi karar verildiği gözetildiğinde ilgili alacak bakımından hesaplanan işlemiş faiz alacağında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmektedir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.