İşçilik alacakları davasında, gerçek ücretin tespiti ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin yemin deliliyle ispatı ve temyiz kesinlik sınırı değerlendirmesi.
Özet: Bir işçinin fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları talebiyle açtığı iş davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin işveren aleyhine, ödemelerin ispatlanamadığı ve hesaplanan alacakların yerinde olduğu gerekçesiyle verdiği kararların temyizi üzerine, davalı işverenin temyiz başvurusu, temyize konu miktarın kanuni kesinlik sınırı olan 107.090,00 TLnin altında kalması nedeniyle reddedilmiş; davacı işçinin, işverenin yemin teklifini yerine getirmediği ve bordroların gerçek ücreti yansıtmadığı yönündeki itirazları da içeren temyiz dilekçesi ise kabul edilerek dosyanın duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8852 E.  ,  2026/2557 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2139 E., 2025/3732 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/55 E., 2025/209 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat .. .. ile davalı vekilleri Avukat .. .. ve .. .. geldiler.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.01.2014 tarihinden itibaren davalı işyerinde paketleme operatörü olarak çalıştığını, en son aldığı ücretin 2.200,00 Euro olduğunu, fazla çalışmalara ve pazar çalışmalarına gelmediğinde baskı uygulandığını, resmî tatillerde çalıştırıldığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, gerçek ücretinin sigorta primlerine yansıtılmadığını, davacıya işe girerken, çıkarken ve çalıştığı sırada birçok evrak imzalatıldığını, imzaladığı evrakların gerçeği yansıtmadığını belirterek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının davalı işyerinde 08.01.2014-16.07.2021 tarihleri arası işçi olarak çalıştığını, 2021 yılı son aylık ücretinin brüt 4.187,70 TL olduğunu, davalı işyerinde işçilerin haftada 6 gün 8 saatlik vardiyalarda 1 saat ara dinlenme ile çalıştıklarını, kural olarak hafta tatili ve resmî tatillerde çalışma olmadığını, davacının çalışmış olduğu günlerin ücretlerinin eksiksiz olarak banka kanalıyla ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 27.02.2025 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının davalı bünyesinde 08.01.2014-16.07.2021 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ücretinin bordro ücreti olduğu hususunun istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Karaman 1. İş Mahkemesinin 2021/491 Esas, 2022/1141 Karar sayılı ilâmı ile sabit hâle geldiği, davacı taraf iddialarını yemin deliline dayanarak ispatlamış olduğundan yemin metnine göre alacak kalemlerinin hesaplandığı bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre tespit olunan ve İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamamış olmasına; ayrıca davacının yaptığı işin niteliği ile dosya muhteviyatında bulunan tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde tespit olunan ve hüküm altına alınan miktarların yerinde olduğunun anlaşılması karşısında talebe konu alacaklar yönünden İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı Şirket yetkilisi yemin teklifini yerine getirmediğinden yemin konusu vakıaları ikrar ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini,
b. Bordrolarda belirtilen ücretin gerçek ücreti yansıtmadığını,
c. Tanıkların davalıya karşı davaları olmasının tek başına beyanlarına itibar edilmemesi için yeterli olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, davacının aylık ücretinin miktarı ile fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.