Yargıtay 9. Ceza Dairesi, nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın mahkumiyet kararını, tebliğnameye aykırı olarak ve hukuka uygun bularak yapılan tüm temyiz istemlerini esastan reddetmiş ve hükmü onamıştır.
Özet: Yargıtay, nitelikli cinsel saldırı suçundan yargılanan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğünü, toplanan tüm delillerle birlikte iddia ve savunmaların değerlendirilip gerekçeli kararda tartışıldığını, sanığın suçu işlediğinin kesin verilere dayandırıldığını, eyleme uygun suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiğini tespit ederek, sanık müdafiinin beraat talepli ve katılan bakanlık vekilinin üst sınırdan cezalandırma talepli temyiz itirazlarını tebliğnameye aykırı şekilde esastan reddederek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/392 E., 2025/417 K.SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmasına yeter delilin bulunmadığına, katılanların beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın üst sınırdan, lehe hüküm uygulanmadan cezalandırılması ile hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.2.5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.