Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda tekerrüre esas cezanın hatalı belirlenmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını düzelterek onarken, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarına dair temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Sanık hakkındaki konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin usulen reddine karar verilirken, hırsızlık suçundan yapılan temyiz incelemesinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan önceki ilamda birden fazla suç olmasına rağmen en ağırının değil tümünün esas alınmasının hatalı olduğu tespit edilerek, bu eksikliğin ilgili ilamdaki hırsızlık suçundan verilen en ağır cezanın tekerrüre esas alınması yönünde giderilmesi suretiyle bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/5485 E.  ,  2026/6943 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2959 E., 2026/16 K.
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın gerek soruşturma aşamasında gerekse de kovuşturma aşamasında samimi beyanlarda bulunarak 30.06.2025 tarihli hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini ancak ikinci eylemi kendisinin gerçekleştirmediğini açıkça beyan ettiğine, ikinci eylem yönünden sanığı cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak ve somut bir delilin mevcut olmadığına, sanığın beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza tayin edilmesinin hatalı olduğuna, İlk Derece Mahkemesi kararında kısmi olarak zararın giderildiği ve katılanın kısmi olarak zararın giderilmesine muvafakatinin olmadığı gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerini uygulanmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince kararın bu yönüyle değerlendirmeyip eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verildiğine, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında katılanın farklı zarar miktarlarından bahsettiğine, sanık tarafından katılanın zararının giderildiğine, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiğine, kararın bozulmasına karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/791 E., 2022/503 K. sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine "Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/791 E., 2022/503 K. sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Develi 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.