Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Bank Asyaya finansal destek ve sosyal medya çağrıları aracılığıyla FETÖ/PDYye yardım suçundan verilen mahkumiyet kararının onanması talebiyle 3. Ceza Dairesinin bozma kararına CMK 308 uyarınca yaptığı itiraz.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kanun hükmünde kararnameyle kapatılan bir örgüte müzahir yayın şirketinde kaydı bulunan, örgütün çağrıları üzerine Bank Asyaya yüklü miktarda para yatıran, sosyal medyada Bank Asyaya destek için çağrılar yaparak bu çağrıları örgütle ilişkili internet sitelerinde yayınlatan, örgütün "dua listesi"nde adı geçen ve eski eşinin de örgütle yakınlığını teyit ettiği sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu; dolayısıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararını onayan bölge adliye mahkemesi kararını bozan Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararının kaldırılarak mahkumiyet hükmünün onanması gerektiğini belirterek itiraz etmiştir.
3. Ceza Dairesi         2025/4726 E.  ,  2026/6652 K.
"İçtihat Metni"

TALEPTE BULUNAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TALEBE KONU DAİRE KARARI : 07.04.2025 tarih, 2024/6392 esas, 2025/10296 sayılı kararı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli, 2020/80 esas, 2022/2 sayılı kararı
TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin
10.01.2023 tarihli, 2022/276 esas, 2023/18 sayılı kararı
TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaleti ile 314/2, 220/7,
3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... .
maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen
mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.04.2025 tarih, 2024/6392 esas, 2025/10296 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.06.2025 tarihli ve 3 - 2023/19147 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü:
I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.06.2025 tarihli ve 3 - 2023/19147 sayılı yazısında:
"Dosya kapsamına göre;
Kendi beyanına göre sosyal güvenlik müşaviri olarak çalışan sanığın, örgüte müzahir olması nedeniyle Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılmasına karar verilen ... Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.’de 2009 yılına ait SGK kaydının bulunduğu, sanığa ait ... hesap hareketlerinin incelendiği mali bilirkişi raporuna göre; sanığın örgütün 1. çağrısından sonra Bank ... destek olmak amacıyla 28.02.2014 tarihinde 50.000,00-USD para yatırarak aynı tarihte USD cinsinden katılım hesabı açtığı, sanığın örgütün 3. çağrısından sonra ise örgütün çağrı tarihi olan 04.02.2015 tarihinde Bank ... destek olmak amacıyla 40.000,00 TL para yatırarak Türk Lirası cinsinden katılım hesabı açtığı, sanığın söz konusu parayı yatırmadan ve katılım hesabını açmadan önce sosyal paylaşım sitesi twitter da “... Journalist” isimli hesabından, 03.02.2015 tarihinde herkesi bank ... 100 lira yatırmak sureti ile hesap açmaya davet ettiği, bir gün sonra da 04.02.2015 tarihinde banka gişesinde fotoğrafını paylaşarak "... da para yatırıyorum" şeklinde paylaşımda bulunduğu, Sanığın örgütün 04.02.2015 tarihli ...'ya para yatırımına ilişkin 3.çağrısı daha kamuoyunda duyulmadan bir gün önce, 03.02.2015 tarihinde ...'ya 100 lira yatırmak sureti ile hesap açmaya davet etmesi şeklindeki tutumunun örgütün çağrıları ile örtüştüğü ve örgütsel bir tavır olduğunda şüphe bulunmadığı, ayrıca sanığın herkesi bank ... para yatırmaya davet etmesine ilişkin paylaşımının örgüt yapılanması içerisinde faaliyet gösteren samanyoluhaber isimli internet sitesinde haber olarak yayınlandığı, yine sanığın alitezel.com.tr isimli kendisine ait internet sitesinde de 05.02.20 15... .10.2015 tarihli “hukuksuz el koyma oyununu vatandaş bozdu” ve “millet millet’e sahip çıktı“ başlıklı yazılarının örgütün ...'ya yönelik çağrısı ile uyumlu olduğu ve örgütsel tavırla yazdığında şüphe bulunmadığı, örgüte müzahir olması nedeniyle kayyum atanan ... Dış Ticaret A.Ş.’ye ait adreste yapılan aramada bulunan harddiskte "Dua Listesi" adı altında içerisinde sanığın da adının yer aldığı 944 kişinin isminin yazılı olduğu belgenin bulunduğu, sanığın bu listede yer almasının örgüte yakınlığı hususunda bir gösterge olduğu, sanığın eski eşi olan ...'nın da sanığın örgüte yakınlığına ilişkin anlatımlarda bulunduğu anlaşılmakla, sanığın bu şekilde 2013 yılı Aralık ayı sonrasında örgüt tarafından verilen talimat tarihlerine denk gelecek şekilde yüksek miktarlarda katılım hesapları açma işlemleri yapması, sosyal medya üzerinden örgütün ...'ya para yatırılması hususundaki çağrılarına benzer mahiyette kamuoyuna çağrıda bulunarak örgüte maddi destek sağlaması şekilde vuku bulan ve örgütün talimatları doğrultusunda amaca hizmet eden eylemlerinin, dosya kapsamı ile değerlendirildiğinde, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı, ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği hususunda ortada herhangi bir şüphenin de söz konusu olmadığı, açıklanan bu nedenlerle silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İtirazımızın KABULÜ ile,
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.04.2025 tarihli ve 2024/6392 esas, 2025/10296 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI,
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/276 esas, 2023/18 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ONANMASI,
4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,
Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir.
II- GEREKÇE:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri, örgüt liderinin diğer para yatırma talimatına uymaması, bankaya yatırmış olduğu paraları talimat dönemi devam ederken çekmiş olması ve sanığın alınan savunmasında hukuksal yaklaşımla hareket ettiğini beyan etmesi de göz önüne alındığında bankaya para yatırma aşamasında çekmiş olduğu ve sosyal medyada paylaşmış olduğu fotoğraf ve yazıların örgüte destek maksatlı olduğuna dair kesin bir kanıya varılamaması göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR:
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarih, 2024/6392 esas, 2025/10296 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY;
Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine dair kararına tarafımızca iştirak edilmemiş olup itirazın yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İncelenen dosya kapsamında, sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. Maddedeki suçun oluşması için genel kast yeterli olup, failin iç dünyasını ilgilendiren özel bir saik aranmaz. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir.
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kriminalize olup gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki bir tarihte örgüte finansal destek sağladığı konusunda kuşku bulunmayan ... Bankasına BDDK tarafından el konulmasının önüne geçmek amacıyla örgüt içerisinde bankanın mali yapısının hem parasal büyüklük hem de mudi sayısının artırılması amacıyla örgüt liderinin sözde vaazlarında sıklıkla söylediği, açık kaynaklarda ve örgüt içi gizli haberleşme içeriklerinde Bank ... sahip çıkılması konusunda telkinlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda ByLock yazışmalarında özellikle örgüt liderinden gelen mesajları örgüt üyelerine aktaran bir mesaj içeriğinde bir "il eğitim danışmanı" nın ByLock grubundaki kişilere gönderdiği mesajda;
"....Kırıkkale'de işçi abilerle bir salondayız. H.E. sohbet ediyor. Sinevizyonda yeşil bir listede ...'ya ve zor zamanda hizmetlere sahip çıkanların ismi var... İşte bunlar cennetlik liste diyor.. Bir de kırmızı liste vardı, bunlar da süreçte ayrılanlar. H.E. bunlar üzerine sohbet etti. H.E. sohbetin sonunda sorusu olan var mı diye sordu. H.E. gülümsedi bu soruyu bekliyordum dedi... Bu sorunun cevabını yan odada davanın sahibi var, O (S.A.V.) versin dedi. Yan odadan Efendimiz'in (S.A.V.) sesi duyuldu: "Dışarıdakiler içeridekilerle aynı seviyeye gelene kadar devam edecek" dedi... " şeklinde söylediği,
Bu kapsamda, örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ...'ya devletin el koymasının önüne geçmek için önce Banka ... para yatırılması, el koymanın önünüe geçilemeyince de 29.05.2015 günü BDDK'nın el koymasının yani devletin kontrolüne geçmesinden sonra ise iflas ettirilmesi için para çekme-hesap kapatmaya ilişkin talimatların yerine getirilmesinin öneminin vurgulandığı, bu kapsamda rutin bankacılık faaliyetleri dışında örgütten gelen talimatlara uyarak para yatırıp çeken yada mudi sayısı yönünden hesap açıp kapatan kişilerin eylemlerinin yukarıda belirtilen şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçunu oluşturacağının kabulü gerekir.
Somut olaya gelince;
Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna yönelik tam olarak şüpheleri ortadan kaldıracak kanaat edinilemeyen ancak örgütle iltisaklı derneğe üyeliği ve örgütle iltisaklı şirkette çalışma kaydı bulunmasına göre FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile sempati düzeyinde bağlantısı olan sanığın, örgüt liderinin talimatı sonrası örgüte bağlı ... Bankasına (...) destek amaçlı para yatırıp katılım hesapları açan ve bu amaca uygun olarak para yatırırken fotoğraf çekip bunu paylaşması şeklindeki eyleminin atılı suçu işleme kastını ortaya koyarak bu güne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine" karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.