6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçundan verilen hapis cezasının, eşyanın çekilip alınması eyleminin yağma vasfını koruduğu ve takdiri indirimin uygulanmamasının isabetli olduğu gerekçesiyle temyiz talebini esastan reddederek hükmü onadı.
Özet: Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen 10 yıl hapis cezasının ilk derece ve istinaf mahkemelerince onanmasının ardından, sanık müdafiinin eylemin nitelikli hırsızlık olduğunu ve takdiri indirim uygulanmadığını iddia ederek yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme, yargılama sürecinde ve suç vasfının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirerek istinaf mahkemesinin kararını onamıştır.
6. Ceza Dairesi         2024/5991 E.  ,  2026/2502 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/576 E., 2024/1704 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2023 tarihli ve 2023/347 Esas, 2023/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 53, 58... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 31.05.2024 tarihli ve 2024/576 Esas, 2024/1704 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılanın ifadesinde, olay esnasında tanımadığı bir şahsın yanına gelerek bir anda telefonunu elinden çekmek suretiyle aldığını, telefonunu elinde taşıdığını, sanığın telefonu almak için kendisine yumruk atmadığını, telefonu almaya çalışırken sanığın elinin kendisini yüzüne çarptığını beyan ettiğine, sanığın savunmasının katılanın beyanı ile örtüştüğüne, dolayısıyla sanığa isnat edilen suçun 5237 sayılı kanunun 142/2- b maddesinde tanımlanan "elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle nitelikli hırsızlık suçu" oluşturduğuna, kabule göre de sanık hakkında aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
31.03.2026 tarihinde karar verildi.