Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ölünceye kadar bakma akdiyle devredilen taşınmazlarda muvazaanın reddi, satışla devredilen bağımsız bölümdeki muvazaanın kabulü ve onama kararı.
Özet: Mirasbırakanın kızına yaptığı mal devirlerinin muvazaalı olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, yerel mahkemenin davayı tamamen reddetmesine karşın, istinaf mahkemesi ölünceye kadar bakma akdiyle yapılan iki taşınmaz devrinin bakım borcunun yerine getirilmesi ve makul oran kapsamında kalması nedeniyle geçerli olduğuna, ancak aynı gün satış suretiyle devredilen bağımsız bölümün alım gücü ve bedel ispatı olmaması nedeniyle mirasçılardan mal kaçırma kastıyla muvazaalı yapıldığına karar vererek, bu bölüm yönünden davayı kabul etmiş; Yüksek Mahkeme de bu karma kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/6171 E.  ,  2026/4176 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/407 E., 2025/2431 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/145 E., 2023/665 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Davacı; muris babası ...'in dava konusu 518 07... ve 519 04... parsel sayılı taşınmazları ölünceye kadar bakma akdiyle, 519 12... parsel sayılı taşınmazda bulunan 40 numaralı bağımsız bölümü ise satış suretiyle davalı kızına devrettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, olmazsa tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; iddiaların doğru olmadığını, muris babasına baktığını, murisin terekesinde başka bir taşınmazın da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murise davalı kızının baktığı, temliklerin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin dava konusu 518 07... ve 519 04... parsel sayılı taşınmazları ölünceye kadar bakma akdiyle, dava konusu 519 12... parsel sayılı taşınmazdaki 40 numaralı bağımsız bölümü ise satış suretiyle devrettiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davalının muris ölünceye kadar bakım borcunu yerine getirdiği, ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edilen taşınmazların murisin geride kalan malvarlığına göre makul oranı aşmadığı, bu kapsamda 518 07... ve 519 04... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak murisin ölünceye kadar bakma akdiyle dava konusu 2 adet taşınmazını temlik ettiği gün 40 numaralı bağımsız bölümü de satış işlemiyle davalıya devrettiği, davalının alım gücünün bulunmadığı gibi satış bedelini ödediğini de ispatlayamadığı, 40 numaralı bağımsız bölüm yönünden temlikin muvazaalı ve mal kaçırma kastıyla yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak dava konusu 519 12... parsel sayılı taşınmazda bulunan 40 numaralı bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne, dava konusu 518 07... ve 519 04... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan; 87.590,25 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.