Mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırma kastıyla yaptığı muris muvazaası içeren taşınmaz devirlerine ilişkin tapu iptali ve tescil davasının temyizde onanması.
Özet: Mirasbırakanın vefatından bir yıl önce tüm malvarlığını, diğer mirasçılardan mal kaçırma kastıyla, ölünceye kadar bakma ve satış sözleşmeleri görünümünde oğlu olan davalıya bedelsiz veya fahiş fiyat farkıyla devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf, bu devirlerin murisin tek malvarlığı olması, gerçek değer ile devir bedeli arasındaki fahiş fark, davalının ödeme gücünün olmaması ve murisin mirasçılar arası dengeyi gözetmemesi gibi nedenlerle muvazaalı olduğuna hükmederek davanın kabulüne karar vermiş; Yargıtay ise bu kararı usul ve yasaya uygun bularak temyiz başvurusunu reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1977 E., 2025/1610 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/366 E., 2024/456 K.Dava muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; muris ...'nun ölümünden bir yıl önce malvarlığının tamamını davalı oğluna, kızları ve torunlarından kaçırmak kastı ile ölünceye kadar bakma ve satış suretiyle bedelsiz olarak temlik ettiğini, murisin mali ve sağlık durumunun çok iyi olduğunu, emekli aylığının yanında fındık gelirinin de olduğunu, taşınmazlarını satmasını gerektirir bir durumunun olmadığını, taşınmazların satış değerleri ile gerçek değeri arasında fahiş fark olduğunu, davalının taşınmazları alacak ekonomik gücünün bulunmadığını belirterek Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 17... , 2 18... , 2 18... (1/3 hissesinin) ve 2 20... parsel taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı vekili; davalının ekonomik durumunun iyi olduğunu, murisin ekonomik durumunun iyi olmadığını, murisin tüm ihtiyaçlarını davalının karşıladığını, murisin davalının desteği ile 2 18... parseldeki halalarının hisselerini satın aldığını, davalının desteği ile emekli olduğunu, davalının 2007 yılında akciğer kanserine yakalanmış olmasına rağmen murisin 2015 yılında vefat ettiği tarihe kadar murise davalı ve eşinin baktığını, murisin vefatından sonra da annesine baktıklarını; 2 18... ve 2 20... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davayı kabul ettiklerini, diğer taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların murisin tek malvarlığı olduğu, başkaca malvarlığı bulunmadığı, gösterilen satış bedelleri ile dava konusu taşınmazların gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, murisin taşınmazlarının tamamını davalıya devrettiği, taşınmazların karşılığında bedel ödendiğinin ispatlanamadığı, murisin taşınmazlarından yarısını satış olarak göstermek suretiyle yarısını ise ÖKB yoluyla devir ettiği, söz konusu devir işlemlerinin muvazaayı gizlemek amacıyla yapıldığı ve davalıya devrindeki amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu, davalının 2 02... parsel ve 2 18... parsel sayılı taşınmazlar için kabul beyanının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne , dava konusu 2 17... parsel, 2 18... parsel, 2 18... parsel ve 2 02... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının davacıların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2023/343 Esas, 2023/359 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında iptali ile söz konusu mirasçılık belgesindeki miras payı oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kısmın mevcut malik üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme tarihinde muris ile davacıların arasının iyi olmaması, aile bağlarının zayıflaması, elinde bulundurduğu tüm malvarlığını davalıya devretmesi, devredilen malvarlığının bakım karşılığı makul karşılanabilecek bir sınırda kalmaması, bakım karşılığı devrettiği 2 taşınmazla yetinmeyip diğer taşınmazları da aynı gün satış suretiyle devretmesi, satış bedelleri ile taşınmazların gerçek değerleri arasında fahiş fiyat farkı bulunması, davalının satış suretiyle edindiği taşınmazlara karşılık bedel ödediğini ispatlayamaması hususları gözetildiğinde mirasbırakanın sağlığında hak dengesini gözeten, kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmadığı, temliklerdeki amacın bakım sözleşmesi ya da satış sözleşmesi yapmak olmayıp bağış yapmak suretiyle diğer mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle hüküm kurulurken dayanılan veraset ilamının Sulh Hukuk Mahkemesi yerine Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğuna dair ifadenin maddi hatadan kaynaklandığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 92.610,27 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.