Kaçakçılık suçunda etkin pişmanlık ve tekerrür hükümlerinin hatalı uygulanması ile bozma sonrası uyarlama yargılaması yapılmaması nedeniyle mahkûmiyet kararının bozulması.
Özet: Hukuka aykırı bulunan hükümde, sanığın kaçakçılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmişken, gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesine rağmen 4733 sayılı Kanun kapsamındaki önceki eyleminin etkin pişmanlık indirimine engel tekerrür oluşturmadığı göz ardı edilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması, tekerrüre esas alınan önceki ilamına ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının ve 5607 sayılı Kanunda yapılan lehe değişikliklerin incelenmemesi ile tutuklu kalmadığı halde tutukluluk sürelerinin mahsubuna karar verilmesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/670 E., 2024/680 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkemece kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanığın tekerrüre esas alınan ilâmına konu eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu, dolayısıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel nitelikte kaçakçılık suçundan mükerrir kabul edilemeyeceği cihetle, kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarı ödeyip makbuzunu ibraz eden ve soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış bulunan sanığın cezasından 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesigereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, hükmün gerekçe bölümünde sanık hakkında gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği gerekçesiyle 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca indirim yapıldığının belirtilmesi ve hükmün 5. bendinde sanığın gümrüklenmiş değerin iki katının ödediği ancak kaçakçılık suçundan mükerrir olduğu belirtilerek 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,2.Mahkemece 01.02.2024 tarihli celsede, Dairemizin 15.05.2023 tarihli ve 2022/17880 Esas, 2023/4723 Karar sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği halde, bozma sonrası sanığın tekerrüre esas alınan ilâmı hakkında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespit edilmediği anlaşılmakla; suç tarihi itibarıyla sanığın adlî sicil kaydında görünen Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/200 Esas, 2010/354 Karar sayılı ilâmının davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisi olan ... davadan haberdar edilerek ve anılan Kuruma gerekçeli karar tebliğ edilerek usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti, usulünce kesinleşmiş ise; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ve 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde yer alan “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, Mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bahse konu ilâmın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, 3.Dosya kapsamına göre sanık hakkında tutuklama tedbiri uygulanmadığı halde, tutuklulukta kaldığı sürelerin de cezasından mahsubuna karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.