İş sözleşmesinin işçi istifasıyla mı yoksa haklı nedenle feshiyle mi sona erdiğine bağlı olarak kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle mi feshedildiği yoksa kendi rızasıyla mı istifa edildiği konusunda taraflar arasında çıkan bir uyuşmazlığı ele almaktadır; davacı işçi kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ve tatil alacaklarını talep ederken, davalı işveren işçinin kendi isteğiyle istifa ettiğini savunmaktadır ve ilk derece mahkemesi işçinin haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle kıdem tazminatını kabul edip ihbar tazminatını reddederken, bölge adliye mahkemesi karardaki çelişkiyi tespit ederek iş sözleşmesinin işçinin istifasıyla sona erdiğine hükmedip kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetmiş, bunun üzerine davacı işçi vekili, müvekkiline imzalatılan belgelerin geçersiz olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatlarının reddinin hatalı olduğunu ve tanık beyanlarıyla ispatlanan diğer alacaklarının da reddedilmesinin yanlış olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1639 E., 2025/1906 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. İş MahkemesiSAYISI : 2024/119 E., 2025/308 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1989-08.09.2018 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin hak kazandığı işçilik alacaklarının ödenmesi için davalı tarafa ihtarname keşide edildiğini, davalı işveren tarafından keşide edilen cevabi ihtarname ile müvekkilinin taleplerinin kabul edilmediğinin bildirildiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 08.09.2018 tarihinde kardeşi .. ile birlikte çalışacağını beyan ederek işi kendi rızası ile bıraktığını, bu hususun ... Kurumu kayıtlarından da anlaşılacağını, davacının ödenmeyen hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı uyarınca iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabul edildiği, buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı, iş sözleşmesini haklı nedenle dahi olsa fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, somut uyuşmazlıkta istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini fesheden davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, davacının kıdemine göre hak ettiği bakiye yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alındığı, davacı tanıklarının davalı işyerinde çalışmadıkları, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceği, buna göre davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince dosyaya sunulan istifa dilekçesine itibar edilmeyerek kıdem tazminatının kabulüne karar verildiği, diğer yandan iş sözleşmesinin davacının istifası ile sona erdirildiği kabulü ile ihbar tazminatı talebinin reddine karar verildiğinin görüldüğü, İlk Derece Mahkemesi kararının kendi içinde çelişki oluşturduğu, davacının istinaf başvurusunun gerekçenin kendi içinde çelişkili olması sebebiyle yerinde olduğu, dosya kapsamı ve beyanlarına başvurulan tanık anlatımları uyarınca iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından istifa etmek suretiyle sona erdirildiğinin anlaşılmasına göre davacının kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkilinin almaya hak kazandığı işçilik alacaklarının kendisine ödenmesi talebine yönelik davalı işverene 19.10.2018 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ilgili ihtarnamenin davalı işverene tebliği ile birlikte müvekkilinin davalı işveren tarafından çağrılarak işçilik alacaklarının ödeneceğinden bahisle birtakım imzalar attırıldığını, bu anlamda müvekkilinin imzasını içeren tüm evraklara yönelik itiraz ettiklerini, davalı işveren tarafından müvekkiline imzalatılan istifa dilekçesi ve ibraname evrak içeriklerini kabul etmediklerine dair davalı işverene 02.11.2018 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, 2. Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu,3. Beyanlarına başvurulan tanıklarının ifadeleri ile müvekkilinin fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatillerde çalıştığının sabit olduğunu, taleplerinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı işçinin istifası ile sona erip ermediği ve buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, davacının, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.