Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının 2. Ceza Dairesi tarafından değerlendirilerek onanması.
Özet: Sanık ve müdafiinin, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu, delil yetersizliği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği, üst sınırdan fazla ceza tayini, hukuka aykırı delil toplanması ve suçun maddi/manevi unsurlarının oluşmadığı gerekçeleriyle yaptıkları temyiz başvuruları neticesinde, temyiz mercii, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmadığını ve hükmün usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerini reddedip mahkumiyet kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/551 E., 2025/136 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek ve hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği sanığın duruşma talebinin reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde "Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin; ''Verilen kararın mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğuna, dosya içerisinde yeteri kadar delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin değerlendirilmediğine, üst sınırdan fazla ceza tayin edildiğine, dosyadaki delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, tanık beyanları ile desteklenmeyen bir karar verildiğine, verilen kararın bozulmasına'' sanık müdafiinin temyiz isteminin ise; ''Gerek sanığın, gerekse diğer sanıkların ve şikâyetçinin ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın işlenen hırsızlık suçunda katkısının olmadığı ve şikâyetçinin zararının olmadığının açıkça görüleceğinden verilen mahkûmiyet hükmünün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın hırsızlık kastıyla hareket etmediğine, verilen kararın kaldırılarak sanık hakkında öncelikle beraat kararı verilmesine, aksi halde ise daha az bir cezaya hükmedilmesine, sanık hakkında lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri 22. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Kayseri 22. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.