İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satış kaynaklı icra takibinde hatalı ödeme bildirimi nedeniyle fazla ödenen bedellerin iadesi ve zararın tazmini talepli istirdat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir icra takibi kapsamında alacaklıya yaptığı ödemelerin eksik veya yanlış tarihlerle icra dosyasına bildirilmesi sonucu oluşan fazla ödemelerin tespiti ve iadesi talebiyle açtığı, başlangıçta menfi tespit davası niteliğinde olup borç icra dosyasına ödendikten sonra istirdat davasına dönüşen bir uyuşmazlık olup, davacı kapak hesabının yeniden hesaplanmasını, borçlu olup olmadığının veya borçlu ise miktarının belirlenmesini, İİK 72/5 uyarınca zararın tazminini ve eski hale iadeyi talep ederken, davalı davanın kötü niyetli olduğunu, hesaplamaların doğru olduğunu belirterek reddini ve icra inkar tazminatı ödenmesini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/697 Esas
KARAR NO : 2026/619
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2021
KARAR TARİHİ : 10/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu taraf olduğu ... 13. İcra Müdürlüğünün... Esas (Dosyanın takipsiz kalması neticesinde kapanması sonucunda davalı/alacaklı vekili tarafından yenilenerek İstanbul ... Müdürlüğü nezdinde ...Esas numarası ile takibe devam edilmiştir.) sayılı dosyası kapsamında ödenen bedellerin alacaklı/davalı tarafça dosyaya ödeme tarihlerinde ibraz edilmemesi ve akabinde eksik ve tarihleri belirtilmeden beyan edilmesi sebebi ile bilirkişi marifeti ile dosya kapak hesabının yeniden hesaplanması ve müvekkilinin borçlu olup olmadığının ve borçlu ise hangi miktar üzerinden borçlu olduğunun tespitini ve dava sebebiyle uğranılan zararın takip konusu alacağın en az %40'ı kadar hesaplanarak İİK madde 72/5 uyarınca alacaklıdan tahsilini ve eski hale iadeyi, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava değerinin düşük harç ödemek amaçlı ve kötü niyetli olarak 1.000,00 TL gibi çok düşük bir miktar gösterildiğini, ancak düzeltilmiş hali ile icra dosyasının 10/03/2015 talimatlarında da görüleceği üzere kapak hesabının en az 29.561,18 TL olduğunu, harcın buna göre tamamlattırılması gerektiğini, davacı/borçlu ve vekilinin 7 yıldan fazladır borcunu ödemek yerine türlü bahanelerle kaçmakta ve hukuku hukuksuzluğa alet etme gayretinde olduğunu ve şikayetlerle yıldırma çabasına giriştiğini, harici ödemeleri 10.000,00TL olarak icra (... 13.İcra Müdürlüğü ... Esas) dosyasına bildirdiklerini, borçlu tarafından 6.000,00TL'nin 15/05/2008 tarihinde ödendiği belirtildiği, ancak yine aynı tarihte 3.000,00TL daha ödendiğinin iddia edildiğini, ilk ödeme olan 6.000,00TL'nin Mayıs veya Haziran 2008'de ödendiğini, diğer 3.000,00TL'lik iddia edilen ödemenin olmadığını, davacı ve vekilinin ödeme yapmak yerine dosyasını yok ettiklerini, tuzak kurduklarını, dosyaya başka icradan evrak eklediklerini, alacaklı vekili olarak kendisini oyaladıklarını, davacı yanın formalite dava açtıklarını, tüm nedenlerden dolayı diğer hakları saklı kalması kaydıyla öncelikle eksik harcın ivedi olarak tamamlattırılmasını, haksız ve usulsüz davanın esastan reddini, %20'den az olmamak kaydıyla lehlerine icra-inkar tazminatı verilmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafından, davacı hakkında başlatılan takipte, takip alacaklısına/ işbu dosya davalısına yaptığı harici ödemelerin bir kısmının icra dosyasına ödeme tarihlerinin yanlış/geç bildirildiği bu nedenle fazla faiz hesabı yapıldığı ve bir kısım ödemelerin hiç bildirilmediği ileri sürülerek ödemelerin ve tarihlerinin tespiti ile fazla yapılan ödemenin tespiti istemine ilişkin menfi tespit davası olarak açılmış olup devamında borcun icra dosyasına ödenmesi nedeniyle istirdat davası olarak görülmesi istemine ilişkindir.
Davacı; ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında ödenen bedellerin alacaklı/davalı tarafça dosyaya ödeme tarihlerinde ibraz edilmemesi ve akabinde eksik ve tarihleri belirtilmeden beyan edilmesi sebebi ile tespit edilecek ödeme tarihlerine göre dosya kapak hesabının yeniden hesaplanması ve müvekkilinin borçlu olup olmadığının ve borçlu ise hangi miktar üzerinden borçlu olduğunun tespitini ve dava sebebiyle uğranılan zararın takip konusu alacağın en az %40'ı kadar hesaplanarak İİK madde 72/5 uyarınca alacaklıdan tahsilini ve eski hale iadesini talep ettiği, davalının ise hesaplanan miktarın doğru olduğu , hesaplamaya gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. (İİK, m. 72/3) Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açarak bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacaktır. Zira, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır. Bu bağlamda, İİK 72/7. maddesinde “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” hükmünü amirdir. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Dosyanın mahkememizin ...Esasına tevzi edildiği, mahkememizin 10/11/2020 tarihli kararı ile dava şartı yokluğundan davanın reddine, mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş ve dosyanın ... 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esasına tevzi edildiği, ... 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas-...Karar ve 16/092024 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüş, karara taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunduğu görülmüş ve istinaf talebine istinaden dosyasının İstanbul BAM 23. HD'nin ... Esasına tevzi edildiği, İstanbul BAM 23. HD'nin... Esas-...Karar ve 16/09/2024 tarihli ilamı ile dosyanın yetkili ve görevli ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüş ve dosya mahkememizin 2024/697 Esas sayılı sırasına tevzi edilmiştir.
Kaldırma kararı öncesi İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 16/01/2019 tarihli raporda, haricen ödeme yapıldığını gösteren belgedeki imzanın davalı vekili ...'a ait olup olmadığının tespitine ilişkin" İnceleme konusu belgede ...'a atfen atılı basit tersimli imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın isim yazısı ile birlikte değerlendirildiğinde kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 29/04/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Dosyanın nitelikli hesaplamalar uzmanı ...'a tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında, İstanbul BAM 23. Hukuk Dairesi'nin ...Esas,... Karar sayılı ilamı uyarınca davanın istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmakla, istirdat koşullarının oluşup oluşmadığı, dava konusu icra takibinde davacı/ borçlunun, davalı/ alacaklıya yapmış olduğunu iddia ettiği ödemelerin tek tek incelenerek (mahkememiz kasasındaki tüm belgeler ile) var ise istirdat talebine konu fazla ödeme miktarının ne olduğu konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 19/06/2025 tarihli raporda özetle; " Tarafımca yapılan inceleme, değerlendirme ve hesaplama sonucu Davacı vekili iddiasının aksine , ... 13. İcra Müdürlüğünün ...esas ( yenilenme ile ... Esas ) dosyasına davacının, dava tarihi itibariyle ve halen 22.177,95 TL borcu bulunduğuna ilişkin görüş ve kanaatimi Saygılarımla arz ederim " şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizin 23/12/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile itirazların maddeler halinde tek tek değerlendirilerek ayrıntılı gerekçeli bir biçimde ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişi Ahmet Uğur'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 15/01/2026 tarihli ek raporda özetle; " Davacının ... 13. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında borcunun bulunmadığı, Yapılan fazla ödeme 14.746,74 TL nın ödeme tarihi 28.12.2018 den itibaren ticari avans faizi ile birlikte istirdadına hakkı olduğuna ilişkin görüş ve Kanaatimi Saygılarımla arz ederim. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 20/02/2026 tarihli ara kararı ile Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda dosyanın bilirkişiye yeniden tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesinini istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 02/03/2026 tarihli ek raporda özetle; "Davacı vekili itirazlarında hesaplamaya alınmayan hiçbir yön bulunmamaktadır. Ek raporumu aynen yineliyorum. Davacının ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borcunun bulunmadığı, Yapılan fazla ödeme 14.746,74 TL nın ödeme tarihi 28.12.2018 den itibaren ticari avans faizi ile birlikte istirdadına hakkı olduğuna ilişkin, Görüş ve Kanaatimi Saygılarımla arz ederim. " yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
2004 s. İcra İflas Kanunu'nun 72. Maddesi 6. Fıkrasına göre; "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir"
İstirdat davasının temelde iki şartı mevcuttur.
1) Geri verilmesi istenen para, geçerli bir icra takibi sırasında ödenmiş olmalıdır.
2 )Borçlu aslında borçlu olmadığı bir parayı, cebri icra tehdidi altında ödemiş olmalıdır.
YARGITAY HGK E.... K. ...T. 3.2.1982 kararında; " Bilindiği gibi; geri alma davası, icra hukukunun bir kavramı olmasına rağmen, uyuşmazlığı maddi hukuk yönünden çözümleyen bir yoldur ( davadır ) ( Baki Kuru-İcra ve İflas Hukuku; Cilt I- İcra Hukuku, Ankara 1965, sayfa 179 ), ( Nurkut İnan - İstirdat Davalarında İspat Yükü; Batider 1969 - Cilt V, Sayı 1- Sayfa 89 ). Bir "eda davası" olan bu dava, nitelikçe sebepsiz "iktisap davası"na benzemektedir. Ne var ki, burada borçlu, BK/madde 62`de öngörülen ilke hilafına, "kendini borçlu sanarak hataen ödeme yaptığını ispatla yükümlü değildir". Bunun nedeni, ödemenin icra zoru ile yapılmış olmasıdır. Geri alma davasının amacı, davacının ödeme emrine itiraz etmemesi ya da edip de itirazın kaldırılmış olması sebebiyle aleyhine kesinleşen icra kovuşturması dolayısıyla, cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı ve fakat gerçekte borçlu olmadığı bir paranın geri alınmasını sağlamaktır. Çünkü, ödeme emrine zamanında itiraz edilmemesi ya da edilip de itirazın kaldırılması üzerine ödeme emrinde yazılı miktarın ödenmesiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, sadece icra hukuku yönünden sonuçlanır. Maddi hukuk yönünden ise uyuşmazlık kesin olarak sona ermiş olmaz. Görülüyor ki, maddi hukuk yönünden bir "eda davası" niteliğindeki bu davanın konusu, öncelikle ödeme emrindeki alacağın, aslında var olmadığı ya da hukuken borçluyu ilzam eder nitelikte bulunmadığı yönlerinin ispatı ile ilgilidir. şu halde, borçlu Postacıoğlu`nun da belirttiği gibi, "alacaklıya karşı hiçbir surette borçlanmadığını bu davada ileri sürebileceği gibi, borçlanmış olsa bile, bunun butlan sebeplerinden biri ile sakatlanmış ( malul ) olduğunu veya borcun ifa edildiğini ve binaenaleyh hukuken mülzem olmadığı bir parayı ödemiş olduğunu dermeyan edecektir..." ( İ. Postacıoğlu - İcra Hukuku Esasları - İstanbul 1958 - Sayfa 194 vd ). Genel kural bu olmakla beraber, Yargıtay uygulamalarında, ispat yükü bakımından bir ayırım yapıldığı gözlenmektedir. Gerçekten, Yargıtay özel dairelerinin uygulamalarında, "...İİK`nin 72. maddesinin son fıkrasındaki ( davacı yalnız, paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur ) hükmü, BK`nin 62. maddesiyle münasebeti olmadığını, yani verilen şeyin geri alınabilmesi için hataen verildiğini ispat zarureti bulunmadığını belirtmek maksadına matuftur.( İİD, 20.4.1965 gün ve E.4572, K. 4865; İİD, 27.10.1964 gün ve E. ..., K. ...; 4. HD, 10.10.1968 gün ve E. ..., K. ...; 4. HD, 23.6.1966 gün ve E. ..., K. 7082; 4. Hukuk D., 9.2.1973 gün ve E. ..., K. ...; TD, 26.4.1968 gün ve E. ..., K. ... ).
Yapılan yargılama, toplanan deliller, icra dosyası, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 16/01/2019 tarihli rapor, dosya kapsamında alınan hesaplamaya ilişkin rapor bir arada değerlendirildiğinde,25.07.2007 tarihinde alacaklı/ işbu dosya davalısı tarafından borçlu/ işbu dosya davacısı aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından yapılan icra takibinde üç adet 5.000 TL'lik emre muharrer senet ile yapılan kambiyo takibi ödeme emri ile 15.000,00 TL asıl alacak 624,99 TL takip tarihine kadarki faizi ile birlikte toplam 15.624,99 TL üzerinden takip başlattığı, daha sonra bu takip yenileyerek 2012/8227 Esas numarası ile devam edildiği, davacının çeşitli defalar dosya borcuna mahsuben davalı ve vekiline ödemeler yapmasına karşın bu ödemelerin dosyaya bildirilmediğini, ancak 07.07.2014 tarihinde davalı vekili ile yapılan görüşmede haricen yapılan ödemelerin listesinin alındığını iddia ettiği, belirtilen el yazılı listenin davalı vekili eli ürünü olup olmadığının tespiti bakımından kaldırma kararı öncesi mahkememizce alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 16/01/2019 tarihli raporunda haricen ödeme yapıldığını gösteren belgedeki imzanın davalı vekili ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği,... 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında 28.12.2018 tarih ve 36.924,69 TL tutarındaki ödeme tahsilat makbuzunun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Davacının ödemelerinin hangi alacağa mahsup edileceği Türk Borçlar Kanunu m. 100 hükmüne tabi olup, Anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir ve aksine anlaşma yapılamaz. Söz konusu hükmün mefhumu muhalifinden çıkan sonuç; borçlu temerrüde düştükten sonra yaptığı kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz ve giderlere mahsup edileceği, kalan tutarın ana borçtan düşüleceğidir. Davalının, 15.05.2008, 01.12.2008, 2009,2012,10.06.2014,02.07.2014, 04.07.2014 ,03.02.2015 ve 28.12.2018 tarihlerinde yaptığı ödemeler temerrüt sonrası ödemelerdir. Bu nedenle söz konusu ödemelerin ödeme tarihine kadar işlemiş gecikme faizine öncelikle mahsup edilmesi, varsa bakiyenin ana paradan düşülmesi gerekmektedir. ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosya 17.02.2015 tarihli kapak hesabında, 15.624,99 TL takip ile kesinleşen miktar + 966,87 TL tahsil harcı miktarı+ 13,10 TL başvurma harcı miktarı +1.875,00 TL vekalet ücreti miktarı +20.114,35 TL toplam faiz miktarı +966,87 TL masraf miktarı olmak üzere, toplam 39.561,18 TL toplam alacak miktarı olduğu, 01.12.2008 tarihinde 9.000,00 TL, 03.02.2015 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin icra dairesine yatırıldığı, dolayısı ile bakiye borç miktarının 29.561,18 TL olduğu, ... 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında 28.12.2018 tarih ve 36.924,69 TL tutarındaki ödeme tahsilat makbuzunun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 16/01/2019 tarihli rapor ile davalıya yapılan harici ödemelere ilişkin belgenin geçerli olduğu hususunda mahkememizce kanaat getirilmekle, Hesaplama Uzmanı Bilirkişi tarafından TBK md. 100 uyarınca ödeme tarihleri ve o tarihteki Merkez Bankası Avans İşlemlerinde Uygulanan faiz oranına göre yapılan hesaplamada, davacının,14.746,74 TL'lik kısım yönünden icra takip dosyasına cebri icra tehditi altında fazladan ödeme yaptığı, davacının ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında borcunun bulunmadığı, yapılan fazla ödeme tutarı olarak hesaplanan 14.746,74 TL'nin ödeme tarihi 28.12.2018 den itibaren ticari avans faizi ile birlikte istirdadını talep edebileceği kanaatine varılmakla, sübut bulan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KABULÜ ile 14.746,74-TL'nin 28/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdadına,
2-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.007,35-TL harçtan peşin yatırılan 27,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 979,65-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 14.746,74-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-)Davacı tarafından yatırılan 10.284,90-TL yargılama gideri ile 27,70-TL peşin harç, 27,70-TL başvurma harcı toplamı 10.340,30-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır