Tek kadın mirasçıdan mal kaçırma amacıyla, düşük bedellerle ve toplu halde yapılan muris muvazaası niteliğindeki taşınmaz devirlerinin tapu iptali ve tescil davasında incelenmesi.
Özet: Miras bırakanın tek mirasçısı olan davacının, murisin sağlığında çeşitli davalılara yaptığı taşınmaz devirlerinin gerçek dışı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi, murisin ekonomik ihtiyacı olmamasına rağmen vefatından kısa süre önce çok sayıda taşınmazını değerinin çok altında bedellerle, tek kadın mirasçısını mirastan mahrum etme kastıyla birçoğuyla akrabalık ilişkisi olan davalılara devrettiği ve bu devirlerin muvazaalı olduğu sonucuna vararak, davalılardan biri dışındaki devirlerin iptaline ve tesciline karar vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/4584 E.  ,  2026/4164 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1341 E., 2025/1043 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yenişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/517 E., 2023/142 K.
Asıl ve birleştirilen dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili; davacının, muris ...'ün tek mirasçısı olduğunu, murisin 1 02... ve 1 17... parsel sayılı taşınmazlarını ...'e, 1 77... , 1 32... , 1 36... , 1 51... , 1 52... parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...'e, 1 38... parsel sayılı taşınmazını davalı ...'e, 1 43... parsel sayılı taşınmazını davalı ...'a, 1 52... parsel sayılı taşınmazını davalı ...'ya satış suretiyle devrettiğini, taşınmazaların satış tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığını, 79 yaşında olduğunu ve 2012 yılında kısmi felç geçirdiğini ve 7 yıl boyunca da insanları tanımadığını, dava konusu taşınmazların satış bedellerinin değerinin çok altında olduğunu, taşınmaz devirlerinin murisin tek mirasçısı kadın olduğu için ata mallarının erkeklerin elinde tutulması düşüncesi ve davacıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını belirterek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde tenkisini talep etmiş, 18.01.2023 tarihli celsede ehliyetsizlik iddiasından vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalılar; taşınmazların bedeli ödenerek satın alındığını, devirlerde muvazaa bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacının murisin tek mirasçısı olduğu, davalıların (davalı ... haricinde) ise muris ile yakın akrabalık ve tanışıklık bağı olan kişiler oldukları, dava konusu taşınmazların bir kısmının murisin vefatından yaklaşık 2 yıl önce devredildiği, bir kısım taşınmazların ise murisin vefatından yaklaşık 2-3 ay önce diğer davalılara devredildiği, 11 adet taşınmazın birbirine yakın zamanlarda ve toplu halde muris tarafından ekonomik durumunun yerinde olmasına rağmen devredilmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, nitekim murisin toplu halde bu kadar taşınmazını satmasını gerektirir herhangi bir sağlık probleminin veya taşınmaz satma ihtiyacının olduğunun ispatlanamadığı, taşınmazların gerçek bedelleri ile satış bedelleri arasında misli fark bulunduğu, her ne kadar bir kısım davalılar tarafından dava konusu taşınmazların satışının muris tarafından yaptırılan prefabrik ev yapımı karşılığı olduğu ileri sürülmüşse de yaptırıldığı ileri sürülen evin yaklaşık değeri ile taşınmazların toplam gerçek değeri arasında büyük orantısızlık olduğu, prefabrik ev bedelinin 2017 yılında ödenmesine rağmen bahse konu taşınmaz satışlarının büyük kısmının 2019 yılında yapıldığı anlaşıldığından mezkur iddianın inandırıcı olmadığı, murisin hesabına ... ve ... tarafından gönderilen bedellerin bir kısmının ''... ve ...'' açıklamasıyla bir başka hesaba gönderildiği, tanık beyanlarına göre muris ile tek mirasçısı olan davacı arasında özellikle murisin son zamanlarında dargınlık olduğu anlaşıldığından dava konusu olan taşınmazların devrinin davacıdan mal kaçırmak amacıyla ve bedelsiz olarak yapıldığı, davalı ... yönünden ise muris ile akrabalık bağı ya da tanışıklığı bulunmadığı, taşınmazı emlakçı vasıtası ile satın aldığı, tanık olarak dinlenen emlakçının satış bedelini davalı ...'den alarak murise verdiğini beyan ettiği, davalı tarafından devredilen 1 52... parselin gerçek satış bedelinden daha fazla bedelle satın alındığı, satışın gerçek bir satış olduğu, tenkis yönünden ise mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacının aranması gerektiği, somut dosyada böyle bir amacın kanıtlanamadığı, taşınmazın bedel karşılığı devri nedeniyle tenkis koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş; karara karşı davalılar ... ..., ... ve ... ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsemek suretiyle davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...'in istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve ... vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 7.607,65 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'ten; 15.209,47 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'ten alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.