Yargıtay 2. Ceza Dairesi, muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi dolduğu için beraat yerine kamu davasının düşürülmesi gerektiğine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında "muhafaza görevini kötüye kullanma" suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemesinde, suçun vasfına göre öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, ilk mahkûmiyet kararının verildiği tarih ile beraat kararının verildiği tarih arasında dolduğu tespit edildiğinden, yerel mahkemece zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunarak, dosya yeniden yargılama gerektirmediğinden, beraat hükmü kaldırılarak kamu davasının doğrudan zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/4266 E.  ,  2026/6640 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/26 E., 2025/350 K.
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını en son kesen işlem olan ilk mahkûmiyet kararının verildiği 29.06.2016 tarihinden, beraat kararı verilen 11.06.2025 tarihine kadar geçtiği anlaşılmakla sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.