İşçinin sağlık sorunları, görev yeri değişimi ve baskı iddialarıyla haklı feshettiği iş sözleşmesi sonrası kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin alacakları talebi.
Özet: Bir işçi, mide rahatsızlığına rağmen zorla çalıştırılma, görev tanımının değiştirilmesi, ekipmanlarının elinden alınması ve fazla çalışma ile yıllık izin ücretlerinin ödenmemesi gibi gerekçelerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi davacının fesih hakkını ve alacaklarını kabul ederek davayı kısmen kabul etmiş, bu karar istinafça onanmış; ancak istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin fazla çalışma ücreti hesaplamasında imzalı puantaj kayıtlarını bir yandan yetersiz bulurken bir yandan da hesaplamada kullanmasındaki çelişkiye dikkat çekmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/542 E.  ,  2026/3118 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/3402 E., 2025/2710 K.
DAVA TARİHİ : 17.11.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/388 E., 2025/250 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 09.06.2008-13.09.2021 tarihleri arasında elektrik kesme-açma biriminde çalıştığını, davacının midesinde ki ülser rahatsızlığı sebebiyle ameliyat olduğunu, tedavisi bitmeden rahatsızlığı devam ettiği hâlde rapor almasına müsaade edilmeden o süreçte baskıyla çalışmak zorunda bırakıldığını, davacının tekrar işe başlamasından sonra açma/kesme biriminde görevli olduğu hâlde bundan sonra okuma biriminde çalışacağının söylendiğini, davacı işyerinde olduğu hâlde görev verilmediğini, çalışması için gerekli ekipmanların elinden alındığını, çalışma süresince işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, cumartesi de dâhil olmak üzere haftanın 6 günü işyerinde sürekli olarak çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davacının iş sözleşmesini 13.09.2021 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarihin 01.06.2021 tarihi olduğunu, işyeri devrinden önceki dava dışı işveren yanında işe başladığı tarihin ise 01.08.2013 tarihi olduğunu, çalıştığını iddia ettiği şirketlerle davalı işverenin bir ilgisi bulunmadığını, davacının davalı Şirketten önceki işvereni yanından ayrılışına ilişkin ... Kurumuna (SGK) çıkış bildiriminin yapıldığının görülmesi üzerine bu kayıtlara itibar edilerek işe alındığını, hasta/raporlu olduğu günlerde zorla çalıştırıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, arızi yapılan çalışmaların kayıt altında tutularak karşılığının ödendiğini, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 09.06.2008-13.09.2021 tarihleri arasında çalıştığı, SGK kayıtlarından dönemsel olarak davacının işten çıkışı yapıldığı, aralıksız olarak tekrar işe girişinin yapıldığı, alt işverenin değiştiği ancak asıl işvereni ve işin mahiyetinin değişmediği, davacının dava dışı şirketlerdeki çıkışının Kod 18 ile yapıldığı, çalışmalarının kesintisiz olduğu, son ücretinin tanık beyanları, bordrolar, Kurum kayıtları ve emsal ücret bilgilerine göre brüt 3.756,37 TL olduğu, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu, iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu, kıdem tazminatına hak kazandığı, hak ettiği hâlde ödenmeyen fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarının hüküm altına alındığı, ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücretinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; geniş anlamda ücreti ödenmeyen davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayandığı, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretine hükmedilmesinde, kullandırıldığı ispatlanamayan izinler karşılığı yıllık izin ücreti kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, bir döneme ilişkin sunulan imzalı puantaj kayıtlarında davacının yaptığı fazla çalışmaların saatinin yazılı olduğu, 01.07.2024 tarihli kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada alınan 10.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda kayıt bulunan dönem için kayda göre ve kayıt olmayan (ve kayıtların okunaklı olmadığı) dönem için taraf tanıklarının beyanlarına göre fazla çalışma ücretinde 1. seçenek hesaplamanın, kayıtlara itibar edilmemesi ihtimaline göre tüm süre için taraf tanıklarının beyanlarına göre 2. seçenek hesaplamanın yapıldığı, kayda ve tanık beyanlarına göre yapılan 1. seçenek hesaplamada 22.152,31 TL brüt alacak tespit edildiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin bir yandan giriş çıkış saatleri içermediğinden imzalı puantaj kayıtlarına itibar edilemeyeceği yönünde gerekçe belirtirken diğer yandan bir dönem için kayda göre bir dönem için tanığa göre yapılan hesaplama sonucuna itibar etmesi kararı kendi içinde çelişkili hâle getirmiş ise de hükmün neticesi itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Değişen işverenlerde hizmet süresinin birleştirilmesi için fesih yapılmaması veya kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edilmemesi gerektiğini, davacının 31.07.2013 tarihinde dava dışı çalıştığı şirkete istifa dilekçesi sunarak ayrılması karşısında sonraki çalışmalarının yeni bir iş ilişkisine dayandığını, davacının müvekkili işyerinde 01.06.2021 tarihinde işe başladığını, önceki ... yanında geçen hizmet süresinin müvekkili davalı nezdindeki çalışma dönemiyle birleştirilmesinin eksik incelemeye dayandığını, bu değerlendirmenin kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin hatalı hesaplanmasına neden olduğunu,
2. İş sözleşmesinin feshinin, davacının ödenmemiş asgari geçim indirimi alacağı bulunduğundan bahisle davacı tarafından haklı feshedildiği tespitinin hatalı olduğunu, davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini,
3. Davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, talebin reddi gerektiğini,
4. İşyerinde fazla çalışma ve tatil çalışması yapılmadığını, arızi durumlarda yapıldığında kayıt altına alınarak, tüm çalışma karşılığı ücretlerin bordrolara yansıtılarak banka yoluyla ödendiğini, sunulan puantaj kayıtları ve ücret bordroları gibi yazılı delillerin aksinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, davacının ödenmemiş bir alacağının bulunmadığını, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; hizmet süresi, iş sözleşmesinin feshi, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.