Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, yönetim kurulu başkanının çağrısı olmaksızın yapılan toplantıda alınan görevden alma ve temsil yetkisinin sona erdirilmesi kararının iptali davası.
Özet: Bu dava, yönetim kurulu başkanlığından haksız yere uzaklaştırıldığını ve münferit temsil yetkisinin elinden alındığını iddia eden eski yönetim kurulu başkanının, Türk Ticaret Kanununa göre kendi çağrısı olmaksızın toplanan ve aleyhine karar alan şirketin 09.05.2025 tarihli yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde veya butlanla sakat olduğunun tespitini talep etmesine karşın, davalı şirketin davacının şirket içinde huzursuzluk yarattığını, toplantıya usulüne uygun davet edildiğini ve şirkete borcu olduğunu savunarak davanın reddini istediği, uyuşmazlığın ise söz konusu yönetim kurulu kararının kurucu unsurlarında eksiklik bulunup bulunmadığı ve yokluğunun söz konusu olup olmadığı noktasında toplandığı bir hukuki süreci ele almaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/423 Esas - 2025/897
TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/423 KARAR NO : 2025/897...DAVA : Yönetim Kurulu Kararının İptaliDAVA TARİHİ : 04/06/2025KARAR TARİHİ : 18/12/2025KARAR Y.TARİHİ : 11/01/2026Mahkememizde görülmekte olan "Yönetim Kurulu Kararının İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı anonim şirkette 10.03.2025 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini ve şirketi münferiden temsil yetkisiyle donatıldığını, bu durumun, 14.03.2025 tarih ve 11292 sayılı .... ilan edildiğini, müvekkilinin haber ve çağrısı olmaksızın, 09.05.2025 tarihinde bir yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildiğini ve bu toplantıda müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığına son verildiğini, temsil yetkisinin elinden alındığını, yerine .... yönetim kurulu başkanı seçildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 392/7. maddesine göre yönetim kurulunu toplantıya çağırma yetkisinin sadece yönetim kurulu başkanına (ve yokluğunda başkan vekiline) ait olduğunu, müvekkilinin çağrısı olmadan yapılan toplantı ve alınan kararların hukuken geçersiz olduğun, bu durumun hem davalı şirket hem de davacı müvekkil açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabilecek nitelikte olduğunu beyanla; davalı şirketin 09.05.2025 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, bu mümkün görülmezse, butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dört ortak tarafından kurulan bir şirket olup; söz konusu şirketin 16.03.2022 tarih 10538 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak 50.000 TL sermaye ile kurulduğunu, müvekkili şirketin dört hissedar tarafından her bir ortak eşit hisselere sahip olacak şekilde kurularak ticari faaliyetlerine başladığını, davacının şirket içerisinde huzursuzluklar çıkararak şirketin iş ve işleyiş süreçlerini engellemeye çalıştığını, davacının, yapılan yönetim kurulu toplantısına davet edildiğini, davacıya önceden haber verilen toplantının belirlenen gün ve saatte şirket merkezinde yapıldığını, şirketin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, davacının, şirketten işlemiş aidat faizi ile birlikte toplam 15.609.872,83 TL civarında borç aldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları4. Uyuşmazlık, davalı şirketin 09.05.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararının kurucu unsurlarında eksiklik bulunup bulunmadığı ile buradan varılacak sonuca göre yokluğunun sözkonusu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER5. Dosyada mevcut .... gelen belgelerin incelenmesinde; davalı şirketin 10.03.2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine ....seçildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu kişiler tarafından 10.03.2025 tarihinde yapılan 2025/02 sayılı yönetim kurulu toplantısında .... yönetim kurulu başkanı olmasına ve şirketin temsilinin de yine aynı kişi tarafından münferiden yerine getirilmesine karar verilmiştir. Bu husus 14.03.2025 tarih ve 11292 sayılı ...'de ilan edilmiştir.6. Davalı şirketin 09.05.2025 tarihli 2025/03 sayılı yönetim kurulu toplantısında ise; .... yönetim kurulu başkanlığı görevinin sona erdiği, yerine yönetim kurulu başkanı olarak ... seçildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu toplantıda ....'ın şirketi münferiden temsil yetkisi sona erdirilmiştir. Söz konusu kararda şirketin ...herhangi birinin imzasıyla temsil edileceği kararlaştırılmıştır.7..... 18.08.2025, 03.07.2025 ve 08.08.2025 tarihli kararları ile; .... 10.03.2028 tarihine kadar yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği, ..'ının 10.03.2028 tarihine kadar yönetim kurulu başkan vekili olarak seçildiği, ...'un 10.03.2028 tarihine kadar ... ve ...'dan herhangi biriyle müştereken temsile olduğu, ...'in 10.03.2028 tarihine kadar ... ve ...'dan herhangi biriyle müştereken temsile olduğu, ...'nın 10.03.2028 tarihine kadar ... ve ...'dan herhangi biriyle müştereken temsile olduğu, daha önceden yönetim kurulu başkanı/temsile yetkili görevi olan ...'ın önceki bu görevlerinin sona erdiği anlaşılmıştır. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 8. Dava, davalı şirketin 09.05.2025 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, aksi halde butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. 9. Öncelikle davalı şirketin pay ve yönetim yapısının ele aldığımızda, davalı anonim şirketin merkezinin Ankara ilinde bulunduğu, 50.000,00.-TL tutarında sermayeye sahip olduğu, ortaklarının davacı ..., ..., ..., ... olduğu ve beheri 1,00.-TL itibari değerde 20.000,00.-TL karşılığı 20.000 payın ...'a; 10.000,00.-TL karşılığı 10.000 payın ...'a; 10.000,00.-TL karşılığı 10.000 payın ...'e; 10.000,00.-TL karşılığı 10.000 payın ...'ya ait olduğu tespit edilmiştir. 10. Davalı şirketin merkezinin.... kayıtlarından anlaşılmakla mahkememizin yetkili olduğu değerlendirilmiştir. 11. Davacı, 09.05.2025 tarihli 2025/3 sayılı tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, aksi halde butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Bu anlamda öncelikle dava konusu edilen yönetim kurulu kararının yokluk yaptırımına tabi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.12. 6102 s. TTK’da yönetim kurulu kararlarının geçersizliğine yönelik olarak yalnızca "butlan" düzenlenmekle birlikte, yokluk konusunda özel bir hüküm bulunmamaktadır. Zira esasen yokluk yaptırımı hususunda genel olarak bir düzenlemeye de yer verilmiş değildir. Buna karşın doktrin ve uygulamada yokluk yaptırımına ilişkin genel hükümlerin uygulama alanı bulacağı kabul edilmektedir. Bu bakımdan anonim şirket kararlarında da yokluk söz konusu olabilecektir. Şirketin işlem ve kararlarında yokluğu, şirketin organlarının, işlem yapma hukuki gücüne sahip olmamaları veya işleme ilişkin yasal bir faaliyet söz konusu değilken, yasal faaliyet mevcutmuş gibi işlem yapmaya kalkışmaları nedeniyle, işlemin hukuken varlık kazanmaması şeklinde tanımlanabilir. 13. Yokluk yaptırımı bakımından, bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Yok sayılan bir hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluğun tespiti her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir ve yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Bu çerçevede, bir yönetim kurul kararının varlığından bahsedebilmek için iki unsur gerekir. Bunlardan ilki toplantı yapılması ve ikincisi toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınmasıdır. Bunlardan birisindeki eksiklik halinde hukuki işlem yani yönetim kurulu kararı hiç doğmamış sayılır (..... Uygulama ve öğretide sayılan ve kararının yokluğuna yol açan başlıca örnekler şöyledir; genel kurula davet, yetkili kişi veya organlarca yapılmamış veya TTK’daki istisna dışında davet yapılmaksızın toplantı yapılmış ve karar alınmışsa ya da oylama yapılmaksızın karar alınmışsa yokluk yaptırımı uygulanır. 14. Yönetim kurulu kararlarının yokluğundan söz edilebilmesi için kanunlarda aranan şekil ve usul bakımından kurucu unsurların eksik olması gerekmektedir. Dolayısıyla geçerli yönetim kurulu kararından söz edebilmek şekil ve usul yönünden yasada öngörülen düzenlemelere uyulması gerekir. Aksi halde yok hükmünde bir yönetim kurulu kararından sözedilir.15. Bu anlamda dava konusu edilen yönetim kurulu kararının kurucu unsurlarında eksiklik bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. 16. Yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğu (ve butlanla malul olduğu) hususu hukuki yararı bulunan herkes tarafından bir süreye bağlı olmaksızın itiraz şeklinde veya dava yolu ile ileri sürülebilir. Yokluğun tespiti davasında husumet, kararı veren yönetim kurulu üyelerine değil, şirket tüzel kişiliğine yönetilmelidir (....17. Yönetim kurulu toplantısına çağrıda, herhangi bir yöntem yasa ve ana sözleşme ile belirlenmemiş ise de; bu durum yönetim kurulu üyesinin toplantıya çağrılmayacağı sonucunu doğurmaz. Tüm yönetim kurulu üyelerine çağrı yapılması zorunludur. Çünkü yönetim kurulu toplantısına katılmak bütün üyeler için hem bir hak hem de bir görevdir. Kabul edilebilir bir hata olmadığı sürece yönetim kurulu üyelerinin bazılarına çağrı yapılmadan toplantı yapılıp karar alınması halinde bu kararın geçersizliği söz konusu olur (....18. Yönetim kurulunu toplantıya çağırmak başkanın görevidir. Bu sonuç, TTK m. 392/7'de yer alan "Her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunun toplantıya çağırılmasım yazılı olarak talep edebilir" hükmünden çıkarılmaktadır. TTK m. 366/1 uyarınca başkanın bulunmadığı zamanlarda ona vekalet etmek üzere bir başkan vekili de seçileceğinden, başkanın bulunmadığı zamanlarda, başkan vekili de yönetim kurulunu toplantıya çağırabilir (....19. Bu anlamda TTK'nın 366/1. maddesinde seçilecek yönetim kurulu başkan vekilinin yönetim kurulunun başkanının bulunmadığı zamanlarda ona vekalet etmek üzere seçileceği düzenlenmiştir. Yönetim kurulu başkanının görevde bulunduğu zamanda başkan vekilinin vekalet görevi de söz konusu olmayacaktır. 20. Diğer yandan, TTK m. 392/7 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun yazılı istemi üzerine, yönetim kurulu başkanı yönetim kurulunu istemin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağırmak zorundadır. Bu süre içinde yönetim kurulu toplantıya çağrılmadığı veya yönetim kurulu başkanı ya da başkan vekiline ulaşılamadığı hâllerde, çağrı doğrudan istem sahiplerince yapılabilir. 21. Yokluğunun tespiti talep edilen 09.05.2025 tarihli 2025/03 sayılı yönetim kurulu ile ilgili olarak sözkonusu toplantıda davacı ...'ın yönetim kurulu başkanlığı görevinin sona erdiği, yerine ...'nın seçildiği, ayrıca sözkonusu toplantıda ...'ın şirketi münferiden temsil yetkisinin de sona erdirildiği anlaşılmaktadır.22. 09.05.2025 tarihli yönetim kurulu kararından önce 10.03.2025 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında davacı ..., ..., ... ve ...'nın seçildiği, aynı tarihte 2025/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile de yönetim kurulu başkanlığına ... seçilmiş ve yine şirketi tek başına temsil ve ilzam etmesine karar verilmiştir. 23. 09.05.2025 tarihli ve 2025/3 sayılı yönetim kurulu toplantısına davet ile ilgili olarak davalı şirket tarafından çağrının 10.03.2025 tarihli ve 2025/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu başkanı seçilen davacı ... tarafından yapıldığı ispat edilemediği gibi yönetim kurulu başkanının bulunmadığı da ispat edilememiştir. Yine TTK m. 397/2 hükmünün üçüncü cümlesinde düzenlenen yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu tarafından yönetim kurulu başkanından yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını davete yönelik de herhangi bir belge sunulmadığı, sunulan e-postada ise yönetim kurulu başkanından yönetim kurulunu toplantıya davetten ziyade yönetim kurulu başkanını toplantıya davete ilişkin olduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan davalı yanca yönetim kurulu başkanına bilgi verildiğine ilişkin olarak 08.05.2025 tarihinde e-posta ile yönetim kurulunun 09.05.2025 tarihinde toplantı yapılacağı yönetim kurulu başkanı ...'a iletilmiş olup TTK m. 397/2 hükmünde düzenlenen 30 günlük süreye de uyun değildir.24. Bu anlamda dosya kapsamında yer alan delillerden ve davacı yanın iddia ve davalı yanın savunmalarından davalı şirketin yönetim kurul başkanı olan davacının dava konusu edilen 09.05.2025 tarihli ve 2025/3 sayılı yönetim kurulu karar tarihinde görevinin başında olduğu, yani TTK m. 366/1 hükmünde yer verilen anlamda "bulunmama" halinin sözkonusu olmadığı, aksinin ortaya konulan delillerle ispat edilemediği, ayrıca TTK m. 397/2 hükmünde düzenlenen şekilde yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu tarafından yönetim kurulunu toplantıya davet etmesine ilişkin her hangi bir delil ortaya konulamadığının anlaşılması karşısında yönetim kurulu üyelerince yönetim kurulunun toplantıya çağrısı sonucu alınan yönetim kurulu kararının kurucu unsurlarında eksiklik bulunduğunun ve yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinin kabulü gerekmektedir (.... Karar). 25. Öte yandan 8. 6102 sayılı TTK'nın "Görev ve Yetkileri" başlıklı 408/1. maddesinde, genel kurulun, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülmüş bulunan hâllerde karar alınacağı düzenlenmiştir. 408/2. maddesinde ise; çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı kalmak üzere, genel kurula ait aşağıdaki görevler ve yetkilerin devredilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu haller; "a) Esas sözleşmenin değiştirilmesi,b) Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları,c) (Değişik:... md.) Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin seçimi ile görevden alınması,d) Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması,e) Kanunda öngörülen istisnalar dışında şirketin feshi,f) Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı şeklinde belirlenmiştir." şeklinde düzenlenmiştir. 26. Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmalarına yönelik olarak TTK m. 364/I hükmü "Yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. Yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir." şeklinde düz enlenmiş olup görüldüğü gibi yönetim kurulu üyesinin görevden alınması hususundaki yetki az yukarıda yer verilen yönetim kurulu üyelerinin seçimi hususunda Genel Kurulun devredilemez yetkilerine paralel olarak (TTK m. 408/2-b) şirketin Genel Kuruluna aittir. 27. Yönetim kurulu üyeliğinin boşalması hali ise TTK'nın 363. maddesinde düzenlenmiş olup sözkonusu maddede belirtildiği üzere herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa 334. madde hükmü saklı kalmak üzere Yönetim Kurulu kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar. 28. Görüldüğü gibi ancak TTK m. 363 hükmünde sınırlı olarak sayılmamış nedenlerle yönetim kurulu üyeliğinin boşalması halinde yönetim kurulu boşalan üyelik için bir yönetim kurulu üye seçilmesi yoluna gidebilecektir. 29. Dosyada mevcut .... gelen belgelerin incelenmesinde; davalı şirketin 10.03.2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine ..., ..., ... ve ...'nın seçildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu kişiler tarafından 10.03.2025 tarihinde yapılan 2025/02 sayılı yönetim kurulu toplantısında ...'ın yönetim kurulu başkanı olmasına ve şirketin temsilinin de yine aynı kişi tarafından münferiden yerine getirilmesine karar verilmiştir. Bu husus 14.03.2025 tarih ve 11292 sayılı TTSG'de ilan edilmiştir.30. Davalı şirketin 09.05.2025 tarihli 2025/03 sayılı yönetim kurulu toplantısında ise; ...'ın yönetim kurulu başkanlığı görevinin sona erdiği, yerine yönetim kurulu başkanı olarak ...'nın seçildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu toplantıda ...'ın şirketi münferiden temsil yetkisi sona erdirilmiştir. Söz konusu kararda şirketin ..., ... ve ...'dan herhangi birinin imzasıyla temsil edileceği kararlaştırılmıştır.31. 09.05.2025 tarihli 2025/03 sayılı karar 12.05.2025 tarihinde ... tescil edilmiştir. Sözkonusu tescil belgesinde de açıkça görüleceği üzere görev dağılımındaki değişiklik olarak daha önceden yönetim kurulu başkanı ve yine temsile yetkili görevi olan ...'ın önceki bu görevinin sona erdiği tescil edilmiştir. Yeni atanan temsilciler olarak da ..., ... ve ... tescil edilmiştir. Sözkonusu tescil belgesi ve yokluğu talep edilen yönetim kurulu kararından açıkça ...'ın yönetim kurulu üyeliği görevinin de sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. 32. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere şirket genel kurulunca seçilen bir yönetim kurulu üyesi ancak genel kurul tarafından görevine son verilebilecek olup bu anlamda 09.05.2025 tarihli 2025/03 sayılı yönetim kurulu bu konuda yetkisi bulunmadığından kurucu unsurlarından yoksun olan bu kararın açıklanan bu nedenle de yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 33. Açıklanan nedenlerle dava konusu edilmiş olan davalı.....’nin 09.05.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararının yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. VI-HÜKÜM 1. Davalı ....’nin 09.05.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararının YOKLUĞUNUN TESPİTİNE, Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı3-Davacı tarafından yapılan; 770,00.-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri, 40.000,00.-TL kayyım ücreti toplamı 40.770,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, tedbir talebi harcı, vekalet harcı toplamı 2.332,20.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,Vekalet Ücreti6-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin, davalı vekilinin, feri müdahiller vekili, kayyım ...'nin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025 ....BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"