Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin hak ihlali sonrası yeniden yargılamada, tanık sorgulama hakkı ve eksik soruşturma nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Anayasa Mahkemesinin adil yargılanma hakkı kapsamında tanık sorgulama hakkının ihlali kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyet hükmü, Yargıtay tarafından bozulmuştur; bozma gerekçeleri arasında, hükme esas alınan gizli tanığın beyanlarının Yargıtay denetimine elverişli şekilde celp edilip sanığa sorgulama hakkı tanınmaması, tanığın bahsettiği önemli bir şahsın kimliğinin ve beyanlarının araştırılmaması, diğer tanıklar hakkında ilgili soruşturmaların ve ifadelerin incelenmemesi ile yaşı küçük tanığın algılama yeteneğine dair sağlık raporlarının celp edilmemesi gibi eksik inceleme ve usul ihlalleri yer almaktadır.
3. Ceza Dairesi         2025/6494 E.  ,  2026/6592 K.
"İçtihat Metni"

İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/487 E., 2025/122 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı nedeniyle yapılan yeniden yargılama sonucunda sanık hakkında TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarih ve 2019/549 esas, 2019/1617 sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarih ve 2020/1792 esas, 2021/3845 karar sayılı ilamı ile onararak kesinleşen mahkumiyet hükmüne yönelik hükümlü/sanığın haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna başvurduğu, başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin, 2021/50983 Başvuru numaralı 24.10.2024 tarihli kararı ile, tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, yargılamanın yenilenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2025 tarihli kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün, sanık müdafii tarafından temyiz edildiği görülmekle,
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilip duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda verilen mahkumiyet hükmünün temyiz edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
1. Sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağ ile katılarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delillerden olup, tanık koruma kararının kaldırılması sebebiyle duruşmada dinlenemediği belirtilen gizli tanık ...'nın, aşamalardaki tüm ifade tutanaklarının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneklerinin celp edilmesi ile 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, anılan gizli tanığın, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Gizli tanık ...'nın beyanları itibarıyla, sanığın ... Mahallesi'nde operasyonların yürütüldüğü dönemde içinde bulunduğu timin başı olduğu iddia olunan ... G.'nin açık kimlik bilgileri tespit edilip, anılan şahıs hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatlı faaliyetlerine ilişkin soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa bu şahsın aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi ve tanık sıfatıyla usulüne uygun şekilde mahkeme huzurunda yahut SEGBİS kullanılarak sanığa soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Dosya kapsamında göre, tanıklar ... I., ... ... T., ... İ. ve ... A. hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma yahut devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından yürütülen herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise söz konusu dosyaların akıbetinin güncel olarak araştırılması, var ise tanıkların işbu dosyada mevcut olmayan tüm ifade ve teşhis tutanaklarının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneklerinin celp edilerek dosyaya eklenmesi ve incelenmesi, ilaveten sanığı fotoğraftan teşhis ettiği tarih itibarıyla yaşı küçük olan tanık ... Şerif İ. hakkında suça sürüklenen çocuk sıfatıyla yürütülen dava dosyası kapsamında, anılan tanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair tüm sağlık raporlarının ve Adli Tıp Kurumu raporlarının da celp edilerek incelenmesi suretiyle beyanlarının denetlenmesine olanak tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 104/3. maddesi uyarınca sanık müdafiinin tahliye isteminin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.