İşçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatı talebi, feshin ispatı ve giydirilmiş ücret hesaplama hatalarına dair Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının forklift operatörü olarak çalıştığı işyerinde iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla açılan kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı talepli davayı incelemektedir. Hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri, işverenin fesih nedenlerini ve disiplin süreçlerine uygunluğunu ispatlayamaması nedeniyle feshin haksız olduğuna karar vererek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini kabul etmiştir. Davacının yıllık izin alacağı ise kullanılan izin süreleri nedeniyle reddedilmiştir. Davalı işveren, temyiz başvurusunda, feshin haklı olduğunu, davacı sağlık raporlarının bilirkişi incelemesi talebinin karşılanmadığını ve tazminat hesaplamalarında hatalar bulunduğunu ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2030 E., 2025/2451 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. İş MahkemesiSAYISI : 2023/276 E., 2024/303 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.01.2012- 03.08.2023 tarihleri arasında forklift operatörü olarak çalıştığını, son ücretinin 15.152,00 TL olduğunu, davalı işyerinde yol ve yemek yardımı yapıldığını, müvekkilinin sendika üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hakları da olduğunu, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın 03.08.2023 tarihinde davalı tarafça feshedildiğini, yazılı fesih bildirimi yapılmadığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin sonlandırılma nedenini bilmediğini, yıllık ücretli izin hakkının kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin Disiplin Kurulu kararı neticesinde haklı nedenle feshedildiğini, davacının bordrolardaki meblağ dışında bir yan hakkı bulunmadığını kendisine elden ek bir ücret ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin tazminata hak kazanmayacak şekilde sonlandırıldığı veya iş sözleşmesinin feshi tarihinde veya sonraki tarihlerde, işçiye tazminatının ödendiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı tarafça davacının iş sözleşmesinin mazeretsiz işe geç kalma, gerçeğe aykırı rapor alma ve fazla çalışmalara kalmama gibi nedenlerle Disiplin Kurulu kararı ile feshedildiği iddia edilmiş ise de dava dosyasında davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin herhangi bir tutanak, fesih bildirimi, savunma alma yazısı, ihtar vb. belgenin olmadığı, dolayısıyla davalı tarafın ispat külfetini yerine getirmediği, yine toplu iş sözleşmesinde yer alan düzenlemeye rağmen fesih konusu olaylarla ilgili olarak davacının savunmasının alınmadığı, böylelikle feshin şekli koşullarının da yerine getirilmediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği, dosya kapsamındaki kayıtlardan davacının 11 yıllık çalışmasının bulunduğu, davacının 222 günlük yıllık ücretli izine hak kazandığı, dosya kapsamındaki kayıtlardan ise davacıya çalıştığı dönemde 224 günlük yıllık ücretli izin kullandırıldığı tespit edildiğinden, davacının yıllık ücretli izin alacağına ilişkin talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işveren tarafından fesih yapılan hususlara ilişkin tutanak bilgi ve belge dosyaya sunulmadığı, feshe konu eylemlere ilişkin tanıkların somut bilgilerinin olmadığı, işverenin davacının gerçeğe aykırı rapor aldığı yönünde hakem hastaneye başvurusunun olmadığı, bu doğrultuda verilen raporların gerçeğe aykırılığından söz edilemeyeceği, ayrıca işverenin fesih nedenlerini somut olarak ortaya koyup bu yöndeki ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, işveren feshinin haklı olmadığı yönündeki kararın usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından Disiplin Kurulu kararı ile haklı nedenle feshedildiğini,2. Taraflarınca yargılama esnasında ... Kurumu ve ilgili sağlık kuruluşlarına müzekkere yazılarak davacının bu raporlarının istenmesini ve raporların uygunluk yönünden denetlenmesi amacıyla bilirkişi raporu alınması yönünde talepte bulunulduğunu, ancak bu talepleri hakkında karar verilmediğini, 3. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda ikramiye, yakacak yardımı, erzak yardımı ve yemek yardımı, özel sağlık yardımı ile diğer yardımların giydirilmiş ücret hesaplamalarına dâhil edilmiş olmasının hatalı olduğunu,4. Yemek hizmeti alan şirketlerin sözleşme bedelleri ve dolayısıyla işçi başına düşen yemek yardımının şirketteki çalışan sayısıyla değiştiğini, çalışan sayısı çok olan şirketler için toptan ve uzun süreli hizmet sebebiyle daha düşük fiyatlarda hizmet alımı yapıldığını,5. Davacının kıdem süresinin hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, giydirilmiş ücret miktarı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hesaplanması ile hizmet süresi istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, davacı son ücretinin 15.152,00 TL olduğunu, davalı işyerinde yol ve yemek yardımı yapıldığını, sendika üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hakları da olduğunu ileri sürmüş, davalı davacının bordrodaki meblağ dışında bir hakkı olmadığını, elden ek bir ücret ödenmediğini savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının giydirilmiş ücreti tespit edilirken toplu iş sözleşmesinin 50. maddesi uyarınca yemek yardımı, 51. maddesi uyarınca vasıta yardımının eklendiği ancak bilirkişi tarafından hesaplamaya esas alınan toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin "işbu toplu iş sözleşmesi sona eren toplu iş sözleşmesini takip eden günde yürürlüğe girer ve 31.08.2025 günü sonuna kadar geçerlidir" şeklinde kararlaştırıldığı, bir önceki toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin "işbu toplu iş sözleşmesi sona eren toplu iş sözleşmesini takip eden günde yürürlüğe girer ve 31.08.2023 günü sonuna kadar geçerlidir" şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesinin 03.08.2023 tarihinde sona ermiş olduğu göz önüne alındığında giydirilmiş ücret tespitinde yemek yardımı ve yol yardımı miktarının 31.08.2023 tarihine kadar yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken 31.08.2025 tarihine kadar yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre tespit edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.