Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satımdan kaynaklı cari hesap alacağı için başlatılan takibe yapılan haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacının, ticari cari hesap alacağından kaynaklanan 47.797,65 TL tutarındaki ilamsız icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle açılmış olup, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması ve davalının davaya cevap vermemesi üzerine, bilirkişi raporuyla davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 47.797,65 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Davacı tarafça, davalı tarafından ödenmemiş bulunan 47.797,65-TL cari hesap alacağından kaynaklı asıl alacağın tahsili için Konya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 30.09.2025 tarihinde davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı borçlu tarafından 07.10.2025 tarihinde icra takibine itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk başvurusu kapsamında, itirazın iptali ve takibe konu alacağın tahsili için 09.10.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış olup müzarekeler, Konya Arabuluculuk Bürosu'nun ... başvuru numaralı - ... dosya numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, 03.11.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere süreç anlaşamama şeklinde sonuçlandırıldığını, yapılan itirazlar haksız ve kötü niyetli olduğundan ve zorunlu arabuluculuk süreci anlaşamama şeklinde sonuçlandırıldığından yasal süresi içerisinde işbu davayı açmamız hasıl olduğunu, şöyle ki; itirazlar haksız ve kötü niyetli olup itirazın iptaline, takibin devamına, takibe itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, bu nedenlerle davalı/borçlunun konya . icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalı/borçlunun haksız kötüniyetli itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/11/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı olarak başlatılan Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itiraza ilişkin itirazın iptâli ve icra inkar tazminatı olduğu anlaşılmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davalının yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne, tarafların yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak davalının kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığı sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davalının yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin Mahkememize sunmuş olduğu 17/04/2026 tarihli raporundan özetle; Davacı şirketin 2024 ve 2025 yılı ticari defter ve belgelerin incelenmesinde; İncelemesi yapılan ... Ticaret AŞ'nin 2024 ve 2025 yılları Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2024 ve 2025 yılları Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, | Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2024 ve 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, Davacı ... Ticaret AŞ'nin 2024 ve 2025 yılları ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğu, davacı ticari defterlerinde, davalı ... nolu hesapta izlendiği, taraflar arasındaki ticari ilişki 18.05.2024 tarihinde başladığı, davacının düzenlediği satış faturaları ve tahsilatlar sonucunda 31.12.2024 tarihi itibariyle davalı cari hesabının 8.464,79 TL borç bakiyesi verdiği ve 2025 yılına devrettiği, davalı cari hesabının 26.07.2025 tarihi itibariyle davalının İade Faturası olarak düzenlediği 04.08.2026 tarihli 8.019,80 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak dosyada yer alan cari hesap ekstresinde yer aldığı, iade tutarı düşüldükten sonra davalının borcunun 47.797,65 TL olacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 47.797,65 TL alacağının olduğu tespit edildiği rapor edilmiştir.
Dava, cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. 15. HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, ticari defter kayıtlarına göre dava konusu cari hesaptan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ile malın/hizmetin verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.
Kabul edilen miktardaki alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile;
-Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 47.797,65-TL asıl alacak üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 47.797,65 TL'nin %20'si olan 9.559,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.265,06-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harç, 238,99-TL icra harcının mahsubu ile bakiye 2.410,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 238,99-TL icra harcı, 142,50-TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 6.699,79- TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 02/07/2026
Katip Hakim