Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari ilişkiden kaynaklandığı iddia edilen borcun olmadığını tespit etmeye yönelik menfi tespit davası ve kötü niyet tazminatı talepleri.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalı tarafından başlatılan icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasına ilişkin olup, davacı, davalıya borcu olmadığını, takibin hukuki dayanaktan yoksun ve usulsüz olduğunu iddia ederek icra takibinin durdurulmasını, borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatı talebinde bulunmaktadır. Davalı ise davacının borçlu olduğunu, takibin haklı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımına uğradığını ve müvekkilinin davacıya ödünç para verdiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemektedir. Mahkeme, uyuşmazlığın ticari defter kayıtlarına dayalı borç tespiti ve kötü niyet tazminatı olduğunu belirleyerek, davalının ticari defterlerini bilirkişiye inceletmiş ve bilirkişi raporu, davalı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına göre usulüne uygun tutulduğunu belirtmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Öncelikle davaya konu icra takip dosyasında telafisi imkansız zararlara sebebiyet vermemesi açısından dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili aleyhine davalı tarafından Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile TL muavin defter alacak nedeniyle icra takibi başlatıldığını, yapılan takip açıkça usule aykırı olduğu gibi müvekkilinin aleyhine başlatılan bu takip hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, böyle bir borcu bulunmadığı gibi böyle bir borcu da doğmadığını, müvekkilinin davalı ile takibe dayanak herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığından ve davalı tarafa hiçbir borcu bulunmadığından menfi tespit isteminde bulunma gereği doğduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığı halde geçersiz ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile kötüniyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, davalının davacı müvekkiline karşı hukuki dayanaktan yoksun takibe girişerek müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, tüm bu nedenlerle telafisi imkansız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması diğer dava ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, öncelikle takibe dayanak senet açıkça zorunlu unsurları taşımadığından öncelikle ve ivedilikle teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının celbine, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, reddi gerektiğini, davaya dayanak alacak miktarı tam ve kesin olarak belli olmasına rağmen davacı tarafından dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. HMK m. 107’e göre hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı süresi dolduğunu, Konya Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya No'lu, ... Başvuru No'lu arabuluculuk dosyası ile davacı 26.12.2022 tarihinde davacı ile arabuluculuk süreci başlatılmış arabuluculuktan sonuç alınmaması üzerine Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 171.997,36 TL. Asıl alacak talebi ile davacı aleyhine 30.01.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davacıya ait taşınmazın başka bir icra dosyasından davacıya ait taşınmazın satışı istendiğini, icra dosyasında davacıya ait taşınmaz, araç ve banka kayıtlarına haciz uygulandığını, davacının işbu menfi tespit davasını 28/04/2025 tarihinde açtığını, davaya konu İcra dosyasında görüldüğü üzere davacı-borçluya ödeme emri 06.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık süre geçmiş olup zaman aşımı süresi dolduğunu, müvekkilinin davacıdan alacağı olduğunu, müvekkilinin ekteki ödünç verilen ödeme dekontlarından görüleceği üzere davacıya 28/04/2025 tarihinde 160.000,00 TL. ,20.11.2020 tarihinde 160.000,00 TL. ödünç olarak para verdiğini, icra takibinin haklı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın muavin defter kayıtlarına dayalı başlatılan icra takibinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davalının ticari defterlerinin incelenmek üzere dosya SMMM bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişinin 07/07/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; a) Davalı şirket 2020 yılı ticari defterlerinin, muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2020 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, | Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2020 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, Davalı ... Ticaret Limited Şirketi 2020 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturanın ve davalı emanet sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, para ödemelerinin Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara ilişkin BA ve BS formu olmadığı, iade faturası olmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, dava konusu faturaların bedeli ve davalının gönderdiği emanet paralardan dolayı, davacı car hesabının 31.12.2020 tarihi itibariyle 171.997,36 TL Borç Bakiyesi verdiği davalı Ticari Defterlerine göre, 31.12.2020 tarihi itibariyle Davalının Davacıdan 171.997,36 TL Alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya SMMM bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişinin 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı firma tacir sıfatına ilişkin ticari defterleri tarafımızca talep edildiği, davacı firmanın defterlerini fiziki ortamda tuttuğu, V.U.K’a göre tutmakla yükümlü olduğu yevmiye defterinin yasal üresinde ve usulüne uygun olarak tasdik edildiği, ayrıca usulüne uygun olarak kapanış onayının yapıldığı, Vergi Usul Kanununca tutmak zorunda olduğu bir diğer defter olan Envanter Defterinin de usule uygun bir şekilde tasdik edildiği, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre davacı firmanın tutmak zorunda olduğu Defter-i Kebirin de yasal süresinde ve usule uygun olarak tutulduğu, davacı taraf ile davalı taraf arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacı firma tarafından davalı firma adına 100.002,64TL tutarında fatura düzenlediği, düzenlene fatura ilişkin ödemenin nakit olarak tahsil edildiği, davacı defter ve belgelerinde başkaca ticari bir işlemin olmadığı, davacı firma yılsonu cari hesap bakiyesinin sıfırlandığı, borç ve alacak ilişkisinin kalmadığı, ayrıca ve özellikle davalı tarafından davacı firmaya çeşitli tarihlerde gönderilen ve davaya konu olan emanet ödemelerinin davacı firma defter ve kayıtlarında yer almadığı tespit edildiği rapor edilmiştir. "Davalıdan bir araç kiralama hizmeti almadığı" hususunda 6100 Sayılı Kanunun 225 ve devamı maddeleri gereğince davacıya karşı yemin deliline dayanıp dayanmayacakları hususunda beyanda bulunmak üzere davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş, davalı vekili verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunmuş, Davacı asilin yeminli beyanı alınmak üzere Ilgın . Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, davacı şirket yetkilisi Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/05/2026 tarihli celsesine bizzat katılarak;" Yetkilisi olduğum ... Tic. Ltd. Şti.'nin, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nden bir araç kiralama hizmeti almadığına, borcu olmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim" şeklinde yeminli beyanda bulunmuştur. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, takip dayanağının hukuki ilişkiye dayanmadığını, davacının davalıya borçlu olmadığını ileri sürmüştür.Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, 112.000 TL'nin araç kiralama hizmetine ilişkin olduğunu, 20.000 TL ile 160.000 TL'nin ise davacıya emanet olarak gönderilen paralar olduğunu, davacının bu bedelleri iade etmediğini savunmuştur.Davalı ticari defterlerinde bu savunmaları kapsamındaki işlerin kayıtlı olduğu ve davacıdan 171.997,36 TL alacaklı olduğu görülmüştür.Davacı defterlerinde 10/12/2020 tarihli 100.002,64 TL bedelli faturanın ve bu faturaya ilişkin tahsilatın bulunduğu, bunun dışında 20.000 TL ve 160.000 TL tutarlı banka ödemeleri ile emanet para ilişkisini doğrulayan bir kayıt ve belge olmadığı, yıl sonu itibariyle herhangi bir alacak borç ilişkisinin kalmadığı görülmüştür.Davalı 112.000 TL'nin araç kiralama hizmet bedeli olduğunu ileri sürmüş ise de bu iddiasını doğrulayacak yazılı araç kiralama sözleşmesi, araç teslim ve iade tutanakları, hizmetin fiilen yerine getirildiğini gösteren sevk veya teslim belgeleri, araç kullanım kayıtları gibi objektif delilleri dosyaya sunmamıştır. Davacı da bu hizmeti almadıklarına dair yemin etmiştir. Bu nedenle davalının bu alacağını ispatlayamadığı değerlendirilmiştir.Buna karşılık bakiye 59.997,36 TL yönünden dosyadaki banka dekontları, para transferleri ve taraf ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davalının bu miktar yönünden alacak iddiasının ispatlandığı, nitekim davacı tarafından da bu miktarların banka hesabına geçtiğinin inkar edilmediği, genel ispat kuralları çerçevesinde banka havalesi tek başına her zaman borcun hukuki sebebini göstermese de paranın karşı taraf malvarlığına geçtiğini ispat eden güçlü bir delil olduğu değerlendirilmiştir. Davacı taraf, bu tutarın iade edildiğini, başka bir hukuki ilişki kapsamına tasfiye edildiğini veya davalıya karşı herhangi bir sebeple borç doğurmadığını ispatlayacak nitelikte yazılı bir belge, muhasebe kaydı gibi bir delil sunamamıştır.Tarafların kötüniyet olgusu ispatlanamadığından bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir.Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı doyasında davacının davalıya 112.000,00 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin 59.997,36 TL yönünden istemin REDDİNE, 2-Her iki tarafın tazminat taleplerinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.650,72 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harç, 2.321,88-TL tamamlama harcı, 2.921,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.792,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (112.000,00/171.997,36) hesaplanan 2.995,39-TL'sinin davalıdan alınarak, 1.604,61-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 2.321,88-TL tamamlama harcı, 2.921,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 6.473,68 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından karşılanan 545,40-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.632,90TL nin haklılık oranına göre (112.000,00/171.997,36) 4.970,34-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından karşılanan 87,50-TL vekalet ücreti giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (59.997,36/171.997,36) 30,52-TL'sinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine, 10-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.16/07/2026Katip Hakim