Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde kasko poliçesi kapsamında, maden işletmesinde tek taraflı kaza yapan kamyonun hasar tazminatı talebi ve sigorta şirketinin istiap haddi aşımı savunması davası.
Özet: Bir şirkete ait kamyonun maden ocağında dekapaj taşıdığı sırada tek taraflı devrilmesi sonucu büyük maddi hasar meydana gelmiş, davacı taraf bu zararın kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmasını talep ederken, davalı sigorta şirketi zararın aracın aşırı yük taşımasından kaynaklandığını ve bu durumun poliçe teminatı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... Tic. A.Ş.'ne ait ... plakalı araç, müvekkilinin çalışanı ... sevk ve idaresinde iken 16.09.2024 tarihinde, Konya İli Ilgın İlçesi ... Mahallesi ... Maden ve Kömür İşletmesinde dekapaj taşıması yaparken tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, Kaza tespit tutanağına göre "...Olay yerinde yapılan incelemelerde ... plakalı ... şase numaralı ... marka ... model beyaz renkli çekicinin arkasında bulunan damperin yan yattığını ve içindeki toprak ve taşların yere serildiği, çekicinin sağ lastiklerinin yere temas etmediği, sol lastiklerinin yere temas ettiği ve çekicinin zarar gördüğü, ruhsat kontrol edildiğinde çekici ve damperin uyumlu olduğu..." tespit edildiğini, ekli Sigorta Eksperi ... (... ) tarafından düzenlenen 26.12.2024 tarihli Hasar Ekspertiz Raporunda "... plakalı aracın devrilmesi neticesi, damper daban şase, terazi kolu, arka çapraz, damper lifti, yağ tankı, arka mil ve boru, yan merdiven, lift braketleri ile bu aksamlara bağlı birtakım tali ve tamamlayıcı ekipmanların değişmesi gerekecek şekilde hasarlandığı, yağ tankı, damper çamurlukları, yan çamurlukların ise onarılabilir nitelikte hasar gördüğü görülmektedir. Hasar tespiti tamirci firmaların ekli listelerine dayandırılmış ve hasarın parasal değerin içeren ayrıntılı raporum tanzimle ilgili kurum ve kuruluşların bilgilerine sunulmuştur." tespiti yapılmış ve onarım + işçilik hasar bedeli KDV dahil 960.000,00 TL olarak belirlendiğini, ilgili poliçede; sigortacının, sigortalının poliçede belirtilen ve kara yolunda kullanma izni olan motorlu kara araçlarından, gerek hareket halindeyken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazaların kasko sigortası kapsamında olduğunun belirtildiğini, yine poliçede sigorta şirketinin, aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına aldığı belirtilmiştir, poliçede rayiç bedel koruma klozu mevcut olduğunu, 16.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın hasar alması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak ve belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın (KDV dahil hasar bedeli) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tazmine, taraf mütalaası niteliğinde dosyaya kazandırılan ve TOBB'nce yayımlanan tarifeye uygun Hasar Ekspertiz Raporu ücreti dahil yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, 16.09.2024 tarihinde meydana hasarda aracında oluşan maddi zararlarının tazmini amacı ile şirketimiz aleyhine dava yoluna başvuru yaptığını, davacının talebi haksız olup, işbu başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu hasarın meydana geldiği ... plakalı araca ilişkin olarak, müvekkil şirket nezdinde 15.04.2024-2025 başlangıç ve bitiş tarihli ... -0 no’ lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limit ve teminatları ile sınırlı olduğunu, dava konusu hasar sonrası yapılan araştırma çerçevesinde sigortalı aracın Kömür ocağı şantiyesi içerisinde olması gereken azami yükün çok üzerinden hafriyat yükü taşıdığı ve yükün boşaltılması esnasında aşırı yüklemeden kaynaklı olarak zararın meydana geldiği tespit edildiğini, dosyadaki istiap haddi aşımı hususunun son derece net olduğunu, bu durum dosyaya sundukları olay yeri ve hasar resimlerinden de sabit olduğunu, dava konusu aracın fiziksel nitelikleri dikkate alındığında araçtaki yükün aracı kendi soluna doğru yatıracak kadar yüksek olduğunun görüldüğünü, dava konusu zararın istiap haddi aşımından kaynaklı olduğu dikkate alınarak haksız davanın reddine, hasar dosyası, araştırma raporu ve Sigorta Genel şartları dikkate alınarak davanın reddine, poliçedeki %50 lik ve %25 lik muafiyet klozlarının sayın Mahkeme tarafından dikkate alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin 25/09/2025 tarihli ön inceleme duruşma zaptıyla dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Sigorta hasar bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişisinin mahkememize sunulan 18/12/2025 tarihli bilirkişi HEYET raporunda özetle; ... plaka sayılı kamyonda meydana gelen hasarın pistonun kırılmasından kaynaklandığını, pistonun istiap haddinin aşılmasından kırılabileceği gibi zeminden, aracın zemine tam oturmamasından, malzemenin bir tarafa doğru orantısız yüklenmesinden kaynaklanabileceğini, aracın azami yük ağırlığının 32.000 kg net ağırlığının 17.440 kg olduğu, yapılan istiap maddi hesaplamasında; 32.000 kg — 17.440 = 14.560 kg yük taşıyabileceğinin tespit edildiğini, ancak araçta ne kadar yük olduğuna dair herhangi bir kantar ölçümü, irsaliye vb bilgi belge olmadığından istiap haddinin aşılıp aşılmadığının bilinemeyeceği, ancak araç sürücüsü ... beyanında ''...... Madencilikte iş başı yaptım yalnız başıma yükleme alanından harfiyat yükleyerek 40 ton hafriyatı maden sahası içerisinde yaklaşık 5 km uzaklıktaki Döküm Sahasına hafriyatı getirdim. Kazadan önce 4 sefer daha yaptım saat 11.30 sıralarında döküm alanında damper kaldırma esnasında ilk pistonda ikinci pistonu açarken piston kırılarak damperi sol tarafa malzeme yüklü şekilde yan yattı kupanın sağ tarafı lastikler yerden kesildi...” şeklinde belirttiğini, araçta 40 tonluk malzeme yüklenip yüklenmediği hususundaki takdirinin mahkemenin olduğunu, araçtaki toplam hasar miktarının 16.09.2024 olay tarihi itibariyle 700.000,00 TL olduğunu, davaya konu araç sürücüsü ...'nun araçtaki yükün 40 ton olduğuna dair beyanı hükme esas alınırsa araçta istiap haddinin aşılmış olacağını, bu durumda istiap haddinin aşılmış olmasından dolayı poliçe teminatları gereğince davaya konu hasarın teminat kapsamı dışında kalacağını, davaya konu araç sürücüsü ...'nun araçtaki yükün 40 ton olduğuna dair beyanı hükme esas alınamaz ise; istiap haddinin aşıldığına dair herhangi bir somut bilgi ve belge olmadığından dava dosyasında yer alan görsellerden istiap haddinin aşılıp aşılmadığının bilinmesinin kesinlikle mümkün olmamasından dolayı bu durumda dava konu hasarın poliçe teminat şartları gereğince poliçe kapsamı dahilinde olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 29/01/2026 tarihli duruşma zaptıyla 18/12/2025 tarihinde mahkememize sunulan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı anlaşılmış, mahkememiz bir önceki ara kararında yazılan tüm hususların ayrı ayrı değerlendirilmesi, hasar bedeli yönünden farklılığın neden kaynaklandığının açıklanması ve tarafların olayın gerçekleştiği andan itibaren üzerlerine düşen poliçe kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirip getirmediklerinin belirlenmesi için ek rapor aldırılması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Sigorta hasar bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişisinin mahkememize sunulan 12/05/2026 tarihli bilirkişi HEYET EK raporunda özetle; Tarafların olayın gerçekleştiği andan itibaren üzerlerine düşen poliçe kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirip getirmediklerinin belirlenmesi, zararın poliçe kapsamında olup olmadığı, poliçede bulunan damperli kamyon özel şartı ve taş ve maden ocağı klozlarının da dikkate alınarak değerlendirme yapılması, dava dosyasına sunulan evraklar incelendiğinde dava konusu kazanın meydana gelmesi neticesinde kaza yerine bakmakla görevli kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunularak kazanın tutanak altına alındığı, taşınan malzemenin toprak ve taş olması ve olayın işletme sahasında gerçekleşmesi, karayoluna çıkmaması sebebiyle kantar fişi zorunluluğu olmadığı da göz önüne alındığında tarafların üzerlerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği kanaatine varıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araç için tanzim edilen kasko sigortası poliçesi incelenmiş olup poliçenin 7. Sayfasında “Taş ve Maden Ocağı Klozu” olduğu görülmüş olup klozda yer alan ibareler şu şekildedir; Aracın taş ve maden ocağı sahası içerisinde uğrayacağı zararlar neticesinde oluşan hasarlarda tespit edilen tazminat miktarı üzerinden %25 tenzili muafiyet uygulanacağını, maden ve taş ocaklarının, araç park alanları ve şantiye sahasına giden yollarda (direkt ocağın dışındaki yollarda) oluşan hasarlar için muafiyet uygulanmaz.” Bu itibarla söz konusu kloz ve kazanın meydana geldiği yer göz önüne alındığında tarafımızca kök raporda tespit edilen 700.000,00 TL'lik hasar miktarından %25 tenzili muafiyet uygulanması gerekmekte olup ödenmesi gereken miktarın hasar bedeli 700.000,00 TL, Tenzili Muafiyet (%25): 175.000,00 TL, ödenebilirin miktarın ise 525.000,00 TL, ayrıca davalı vekili tarafından kök rapora itiraz dilekçesinde belirtilen bir diğer husus olan söz konusu kasko poliçesinin 8. Sayfasında yer alan “Dampersiz Kamyon Klozu” altında ise şu ibarenin yer aldığı görülmüştür; “Not; İş bu poliçe, yukarıda detayları kayıtlı kamyonun Damperli olmadığı beyanı üzerine tanzim edilmiştir. Hasar halinde, aracın Damperli Kamyon olduğunun tespit edilmesi durumunda Genel Şartların C.2 maddesi uyarınca yapılan indirim oranı nispetinde (%50) tazminat eksik ödenecektir.” Söz konusu işbu klozda yapılan indirim oranının parantez içinde %50 olduğu beyan edilmiş olup söz konusu poliçenin KDV dahil toplam priminin 73.590,05 TL olduğu göz önüne alındığında poliçenin normal şartlarda prim bedelinin 147.180,10 TL olduğu ve %50 indirimle 73.590,05 TL olarak poliçenin tanzim edildiğini, dava dosyasına sunulan fotoğraflar incelendiğinde davacıya ait aracın damperli olduğu görülmüş olup bu durumda kloz kapsamında uygulanan 73.590,05 TL'lik indirimin de tespit edilen hasar miktarından düşülmesinin gerekeceğini, bu durumda ise son miktar ödenebilir miktar :525.000,00 TL'lik miktar): 73.590,05 TL, uygulanan poliçe indirimi (%50'lik miktar), net miktarın 451.409,95 TL olduğu şeklinde ek rapor sunmuşlardır.
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş 06/01/2026 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesi uyarınca sunulan talep artırım dilekçemizin miktar ve usul yönünden kabulüne, devamla 16.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın hasar alması nedeniyle 630.000,00 TL maddi tazminatın (KDV dahil hasar bedeli) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tazminine, taraf mütalaası niteliğinde dosyaya kazandırılan ve TOBB'nce yayımlanan tarifeye uygun Hasar Ekspertiz Raporu ücreti dahil yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacıya ait ve davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile teminat altına alınan aracın tek taraflı trafik kazası sonucu uğradığı hasar nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 16/09/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi kapsamında tazmin edilip edilemeyeceği, istiap haddinin aşılıp aşılmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça ileri sürülen istiap haddinin aşıldığı ve hasarın bu nedenle teminat dışında kaldığı savunması yönünden; dosyada yük miktarını kesin olarak ortaya koyan kantar fişi, sevk irsaliyesi veya benzeri objektif deliller bulunmadığı, bilirkişi ek raporunda da hasarın yalnızca istiap haddinin aşılmasından kaynaklandığının kesin olarak belirlenemediği, yükün dengesiz yerleştirilmesi veya zemin şartları gibi farklı nedenlerin de hasarın meydana gelmesinde etkili olabileceği ifade edilmiştir. Rizikonun teminat dışında kaldığını TTK 1409. Maddesi uyarınca ispat yükü sigortacıya ait olup, somut olayda sigorta şirketince bu husus kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden bu savunmaya itibar edilmemiştir.
%50 dampersiz kamyon indirimi yönünden; dava konusu aracın ruhsat kayıtları ve dosya kapsamındaki teknik belgeler incelendiğinde aracın Mercedes arocs 4148 K 8X8 damperli kamyon niteliğinde olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçeyi düzenlerken aracın teknik özelliklerini bilmesine (ya da bilmesi gerekmesine rağmen) sonradan dampersiz kamyon klozuna dayanarak tazminattan indirim yapmasının poliçe hükümleri ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı değerlendirilmiştir.
Buna karşılık dava konusu kazanın poliçede düzenlenen Taş ve Maden Ocağı Klozu kapsamında kalan çalışma sahasında meydana geldiği dosya kapsamından sabit olduğundan poliçede açıkça kararlaştırılan %25 oranındaki muafiyet hükmünün uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Sigortacı, sözleşmeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorunda olduğundan KDV dahil hesaplama yapılmıştır.
Mahkememizce benimsenen bilirkişi raporuna göre KDV dahil hasar tutarı 840.000 TL olup, bu tutardan poliçedeki %25 muafiyet indirildiğinde davacının talep edebileceği sigorta tazminatı 630.000 TL olarak hesaplanmıştır.
Hasarın 03/01/2025 tarihinde meydana geldiği, gerekli belgelerin sigortacıya ibraz edildiği ancak sigorta şirketince 45 günlük yasal sürede ödeme yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davalının 17/02/2025 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
-630.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 17/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 43.035,30 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40 TL peşin harç ve 10.757,12 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 31.662,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç ve 10.757,12 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 11.987,92-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından karşılanan 157,50-TL posta ve tebligat gideri, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 9.245,00-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 100.500,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 02/07/2026
Katip Hakim