Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan alacak ve kur farkı uyuşmazlığına ilişkin itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasıyla açılan bu itirazın iptali davasında, davacı icra takibine yapılan haksız itirazın iptaliyle takibin faiziyle devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken, davalı ise davacıya borcu olmadığını, aksine kendisinin alacaklı olduğunu, davacının kendi tarafından düzenlenen kur farkı faturasına yasal sürede itiraz etmeyerek bunu kabul ettiğini savunmuş ve kötüniyet tazminatı istemiştir; yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ise, taraflar arasındaki hesap farkının davalının düzenlediği kur farkı faturasının davacı defterlerine işlenmemesinden ve davacının bu faturaya süresi dışında itiraz etmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/01/2026
KARAR TARİHİ : 16/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Mobilya Dekorasyon İnş. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... İnşaat Ve Yatırımcılık San. Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, yapılan işler ve faturalardan kaynaklı alacakların mevcut olduğunu, cari hesap ve muavin defter kayıtlarına göre kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye alacak için ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin muavin defter kayıtlarına itiraz etmemesine rağmen borcunu ödemeyerek icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, 01/01/2019 tarihi itibarıyla ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletildiğini ve görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile duran takibin devamının sağlanması amacıyla işbu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle devamına, haksız itiraz sebebiyle davalının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, aksine müvekkil şirketin davacıdan cari hesaba dayalı alacaklı olduğunu ve bu hususta dava açma haklarını saklı tuttuklarını ifade ettiğini, mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, müvekkil şirket tarafından kesilen kur farkı faturasına davacı tarafça Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal sürede itiraz edilmediğini, ... 10. Noterliği'nin 02.05.2025 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yapılan itirazın süresinde olmadığını ve bu nedenle faturanın kabul edilmiş sayıldığını vurguladığını, faturanın kabul edildiğinin ... yazışmaları ile de sabit olduğunu belirttiğini, taraflar arasındaki sürekli ticari ilişkide fiyat tekliflerinin USD cinsinden verildiğini ve ödemelerin ödeme anındaki kur üzerinden TL karşılığı olarak yapıldığını, ancak davacının fatura düzenlerken farklı kur uyguladığını, bu sebeple oluşan fark için kur farkı faturası tanzim edildiğini açıkladığını, davacının faiz talebinin, faiz türünün ve faiz başlangıç tarihinin haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ettiğini, davacının ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istediğini, ayrıca davacının dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını savunduğunu, sonuç olarak davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER:
... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyasının ... üzerinden celp edildiği, ... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davalı tarafın 2024 yılına ait BA&BS formlarının celp edildiği, ... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davacı tarafın 2024 yılına ait BA&BS formlarının celp edildiği, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi adına defter inceleme günü verilmek suretiyle SMM bilirkişi marifetiyle rapor aldırıldığı görüldü.Mali müşavir bilirkişinin 23/06/2026 tarihli raporunda özetle: "taraflar arasındaki bakiye farklılığının davalı tarafından düzenlenen 09.04.2025 tarihli ve .... numaralı kur farkı faturasının davalı defterlerinde yer almasına karşın davacı defterlerine işlenmemiş olmasından kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların USD cinsinden olduğu ve davalı tarafından kabul edildiği, davalı tarafından düzenlenen kur farkı faturasına davacı tarafından yasal süresi geçtikten sonra itiraz edildiği, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve beratlarının süresinde yüklendiği, defter kayıtlarının kendi içinde tutarlı olduğu ancak kur farkı hesabına esas teşkil eden değerleme kayıtlarının defterlerde izlenemediği, taraflar arasında kur farkı uygulanacağına dair yazılı bir sözleşme veya mutabakat bulunmadığı, ödemelerin TL olarak yapıldığı ve ... Bankası döviz alış kurunun esas alındığı, takibe konu alacağın cari hesap ilişkisinden doğduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki ... satış kuru üzerinden hesaplanmadığı ve bu nedenle toplam 22.949,49-TL tutarında bir eksiklik oluştuğu, kur farkı faturasının belirli bir faturadan ziyade cari hesap bakiyesi üzerinden hesaplandığı, dosyada bulunan ihtarnamenin temerrüt oluşturacak nitelikte olmadığı, davalı kayıtlarında davacı lehine 1.854.847,33-TL bakiye bulunduğu ve davacının takibi bu tutar üzerinden başlattığı, uyuşmazlığın kur farkı faturasının alacağa etkisinden kaynaklandığı" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından ... 3. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyasında, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ekstresi, cari hesap hareketleri ve faturalara dayalı 1.854.847,33 TL asıl alacağın, takip tarihinden itibaren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi uyarınca değişen oranlarda temerrüt faizi ile birlikte tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, bunun üzerine davacı tarafından 1.854.847,33 TL asıl alacak üzerinden harçlandırma yapılarak İİK'nın 67. maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların yargılama sırasındaki açıklamaları ve dosyaya sunulan proforma faturalar birlikte değerlendirildiğinde; üretilecek kapıların ölçü, model, nitelik ve niceliğinin davalı tarafından belirlendiği, davacı tarafından ise bu belirlemeler doğrultusunda davalıya has üretim gerçekleştirildiği görüldüğünden taraflar arasındaki hukuki ilişki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup davacı yüklenici, davalı ise iş sahibi konumundadır.Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirerek iş sahibine teslim etmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde yüklenici, eseri sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak meydana getirip teslim ettiğini; iş sahibi ise iş bedelini ödediğini veya borcu sona erdiren başka bir nedenin gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür.Eldeki davada, davalı tarafça eser sözleşmesine konu ürünlerin teslim edilmediği, eksik teslim edildiği veya ayıplı olduğu yönünde herhangi bir savunmada bulunulmamış, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından sonradan düzenlenen kur farkı faturasının açık hesap borcunu sona erdirip erdirmeyeceği noktasında toplanmıştır. Bu nedenle davacının alacağının varlığı ve miktarının, taraflar arasındaki temel sözleşme ile açık hesaba kaydedilen faturalar, ödemeler ve ticari defter kayıtları birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerekmektedir.Mahkememizce tarafların 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte taraf ticari defterlerinin birebir örtüşmediği, defter kayıtları arasındaki farklılığın davalı tarafından 09/04/2025 tarihinde tek taraflı olarak düzenlenen kur farkı faturasından kaynaklandığı belirlenmiştir. Bilirkişi incelemesinde, davalı şirketin kendi ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davacıya 1.854.847,33 TL borçlu olduğu, bu tutarın davaya konu icra takibindeki asıl alacak miktarı ile birebir örtüştüğü, davalı tarafından söz konusu borcun yalnızca tek taraflı olarak düzenlenen kur farkı faturası işlenmek suretiyle kapatıldığı tespit edilmiştir.Her ne kadar dosya kapsamındaki proforma faturalarda ürün bedellerinin yabancı para cinsinden gösterildiği görülmekte ise de, davalı tarafından gerçekleştirilen ödemelerin Türk Lirası olarak yapıldığı ve bu ödemelerin gerek davacı gerekse davalı ticari defterlerine Türk Lirası tutarları üzerinden kaydedildiği, tarafların borç ilişkisini Türk Lirası üzerinden sona erdirmeyi benimsedikleri ve bu suretle muhasebeleştirilmesi uygulama haline geldiği görülmüştür. Davalı taraf kur farkı uygulanacağı hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğunu, bu nedenle de söz konusu borcun 09/04/2025 tarihli kur farkı faturası ile cari hesap bakiyesini mahsup ettiğini savunarak davanın reddini istemişse de, dosyada kur farkı uygulanacağına ilişkin herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı gibi bilirkişi incelemesinde de taraflar arasında bu yönde süreklilik arz eden yerleşik bir ticari uygulama veya teamülün varlığının tespit edilemediği görülmüştür. Bununla birlikte, davalı tarafından dosyaya sunulan tek bir kur farkı faturası, tek başına taraflar arasında kur farkı uygulanmasının mutad hale geldiğini veya bu konuda ticari teamül oluştuğunun kabulüne de yeterli değildir.Davalı taraf, ... yazışmalarına dayanmış olmakla birlikte, söz konusu yazışmaları süresinde sunmamış, bilirkişi incelemesi tamamlandıktan sonra rapora itiraz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz etmiş olup, süresinde sunulmadığından dikkate alınmamıştır. Kaldı ki yazışmaların içeriği incelendiğinde de davalının savunmalarına yönelik açık bir irade açıklaması ya da mutabakata rastlanılmamıştır.Davalı, 09/04/2025 tarihli kur farkı faturasına TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmediğini ve bu nedenle fatura içeriğinin davacı tarafından kabul edilmiş sayılması gerektiğini savunmuştur. Ancak faturaya itiraz edilmemesi, faturanın dayanağı olan bir sözleşme ilişkisi yoksa tek başına yeni bir borç doğurmaya yeterli değildir.Yine, ... 11. Hukuk Dairesinin 19/12/2018 tarihli, 2017/ Esas ve 2018/ Karar sayılı ilamında; "Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. " şeklinde gerekçeye yer verilmiş olup, faturaya süresinde itiraz edilmemesi, faturayı tek başına borç doğuran veya dayanağındaki hukuki ilişkinin varlığını kesin olarak ispatlayan bir belge hâline getirmez. Eldeki davada, davalının düzenlediği kur farkı faturasının davacı ticari defterlerine kaydedilmediği gibi taraflar arasında faturaya dayanak oluşturabilecek kur farkı sözleşmesi veya ticari teamül de ispatlanamamıştır. Bu nedenle faturaya sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi, dayanağı bulunmayan kur farkı alacağını kendiliğinden doğurmayacağı gibi tek bir kur farkı faturası, tek başına taraflar arasında kur farkı uygulanmasının bir teamül oluştuğunun kabulüne yeterli delil kabul edilemeyecektir. Davalı taraf ticari defterinde kur farkı faturasını takip konusu alacakla mahsup etmişse de, TBK'nın 139. maddesi uyarınca takasın gerçekleşebilmesi için tarafların birbirlerinden karşılıklı, aynı türden, muaccel ve dava edilebilir alacaklarının bulunması gerekir. Takas beyanına konu edilen karşı alacağın hukuken mevcut olduğunun, miktarının ve muacceliyetinin takas savunmasında bulunan tarafça ispatlanması zorunludur. Eldeki davada ise, davalının ileri sürdüğü kur farkı alacağı ispatlanmadığından mevcut olmayan bir alacağın takip konusu açık hesap alacağı ile takas veya mahsup edilmesi mümkün değildir.Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesi gereğince tacir, ticaretine ilişkin bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür. Tarafların uzun süre boyunca faturaları ve ödemeleri Türk Lirası üzerinden düzenleyip ticari defterlerine bu şekilde kaydetmelerine rağmen, davalının kur farkı ödenmesine ilişkin sözleşme veya ticari teamül bulunmaksızın yalnızca kendi düzenlediği kur farkı faturasını defterlerine kaydederek mevcut borcunu sona erdirdiğini ileri sürmesi basiretli tacir davranışıyla da bağdaşmamaktadır.O hâlde, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca, tarafların açık hesap kayıtları ve gerçekleştirilen ödemeler sonucunda takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.854.847,33-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından ödeme olgusunu ispata elverişli herhangi bir yazılı delil sunulamadığı, yine borcu söndürdüğü iddia edilen kur farkı alacağının dayanağını oluşturan sözleşme veya ticari teamülün de varlığı ispatlanamadığından davalının icra takibine yönelik itirazının haksız olduğu sonucuna varılarak davanın kabulü ile takibin 1.854.847,33 TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.Bununla birlikte, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve alacağın likit olması nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı yararına asıl alacağın %20'si olan 370.969,47 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Son olarak, davacı takip sonrası için 6102 sayılı Kanun'un 1530/7. maddesi uyarınca faiz talep etmiş ise de; anılan faizin talep edilebilmesi için tedarik sözleşmesi, yani ana üreticiye belli bir süre mal veya hizmet temininin sağlanması ve bu hususta taraflar arasında bir sözleşmenin bulunması gerekmektedir. Eldeki dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap bakiye alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan, TTK'nın 1530. maddesi mal tedarik sözleşmelerine ilişkin olup somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle takip tarihinden sonra avans faizine hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının ... 3. Genel İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 1.854.847,33-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faiz uygulanmasına,
2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile; takip konusu asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 370.969,47-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 126.704,62-TL harçtan başlangıçta alınan 22.401,92-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 104.302,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 22.401,92-TL peşin harç, 732,00-TL başvurma harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 120,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama gideri toplamı olan 31.253,92-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 277.678,63-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 16/07/2026
Katip
✍E-Imzalıdır
Hakim
✍E-Imzalıdır