Konya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülen, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasında imza inkarı, ticari defter kaydı ve ispat yüküne dair gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıdan ticari hizmet sözleşmesine dayalı 39.468,47 TL alacak talebiyle açtığı davayı özetler; davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etse de grafoloji uzman raporu imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu doğrulamıştır, ancak davalının ticari defterlerinde ilgili faturanın kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ve mahkeme, davalı hizmeti almadığını savunduğu için hizmetin davalıya verildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğuna hükmetmiş olup, dava hizmetin verilip verilmediğine dair yeni bir bilirkişi raporunun değerlendirilmesi aşamasında devam etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacı müvekkili şirketten almış olduğu hizmet bedelini, aralarındaki sözleşme ilişkisine uygun olarak ifa etmediğini, davacı müvekkilinin anılan hizmet ilişkisi ve davalının yüklendiği hizmet bedeli ödeme yükümlülüğü kapsamında davalı adına faturalar düzenlediğini, ancak davacı müvekkilin üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı borçlu fatura bedellerini davacı müvekkiline ödemediğini, davalının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında adına düzenlenen faturaları tebliğ aldığını, ancak fatura veya içeriklerine herhangi bir itirazda bulunmadığını, gelinen aşamada, davalı borçlunun söz konusu hizmeti almış olduğu ve bu hususu kabul ettiğinin tartışmasız olduğundan bahisle, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 39.468,47 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete tebliğ olunan işbu davada davacı, müvekkili şirketten sözleşmeye dayanan fatura kaynaklı 39.468,47-TL alacağın ödenmesi talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan, dava konusu alacak talebine konu edilen abonelik sözleşmesi ve ekli protokol müvekkil şirket tarafından imzalanmadığını, dava konusu sözleşme tarihinde davalı müvekkili şirketin münferiden yetkilisi ekte sunulan Ticaret Sicil Gazetesinden de anlaşılacağı üzere, ... olduğunu, davacı tarafından dava konusu alacağa dayanak yapılan sözleşmede müvekkil şirket yetkilisinin imzası bulunmadığını, dava konusu sözleşmenin müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından imzalanıp imzalanmadığı ile ilgili imza incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle huzurdaki davanın husumet yönünden reddine, bu mümkün olmadığı takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; ... nolu abonelik sözleşmesi kapsamında 39.468,47 TL tutarlı fatura borcunun ödenmediği iddiasıyla davacı tarafından açılan alacak davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; ... nolu abonelik sözleşmesi altında bulunan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, davalı şirket yetkilisine ait ise bu fatura dolayısıyla davalının davacıya herhangi bir borcu olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) İMZA İNKARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalı şirket yetkilisi tarafından davaya dayanak taraflar arasında akdedilen ... nolu abonelik sözleşmesi altında bulunan imzanın inkarı sebebiyle mahkememizce grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, 04/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda sözleşme altında bulunan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğu rapor edilmiştir.
04/05/2025 tarihli Grafoloji alanında uzman akademisyen bilirkişi heyetinin raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle yeniden/ek rapor aldırılmasına yer olmadığına karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(2) DAVALININ TİCARİ DEFTER VE BELGELERİ ÜZERİNDE YAPILAN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce tacir olan davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup 06/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmadığı rapor edilmiştir.
(3) İSPAT YÜKÜ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar sözleşme altında yer alan imza davalı şirket yetkilisine ait ise de dava konusu faturaya konu hizmetin davalı tarafından alınmadığı yönünde savunmada bulunulması karşısında faturaya konu hizmetin davalıya verilip verilmediği hususunda ispat külfetinin davacı üzerinde olduğuna kanaat edilmiştir.
(4) DAVACI TARAFINDAN DAVALIYA HİZMET VERİLİP VERİLMEDİĞİ AÇISINDAN ALDIRILAN BİLİRKİŞİ RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesini içerir raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla dosyanın "Web, İnternet, Telekomünikasyon, Büyük Ağlar Ve Kablosuz Ağlar" alanında uzman bilirkişiye tevdi ile bilirkişiye davacı şirketin sistem verileri üzerinde 6100 Sayılı Kanunun 218. Maddesi gereğince yerinde inceleme yetkisi verilerek(bu zaptın ve ara kararın yerinde inceleme yetki belgesi yerine geçmesine) davacı şirketin veri kayıtları da incelenerek taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davaya konu edilen 12/2022 dönemine ait 16/01/2023 son ödeme tarihli fatura dolayısıyla davalıya fiili olarak hizmet sağlanıp sağlanmadığı, davalı tarafından herhangi bir kullanım olup olmadığı(rapora esas alınan bilgi ve belgelerin sureti eklenmek kaydıyla) hususlarında rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir.
01/06/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkemece; dosyanın "Web, İnternet, Telekomünikasyon, Büyük Ağlar Ve Kablosuz Ağlar" alanında uzman bilirkişiye tevdi ile bilirkişiye davacı şirketin sistem verileri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek, davacı şirketin veri kayıtları da incelenerek taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davaya konu edilen 12/2022 dönemine ait 16/01/2023 son ödeme tarihli fatura dolayısıyla davalıya fiili olarak hizmet sağlanıp sağlanmadığı, davalı tarafından herhangi bir kullanım olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ise de bu kapsamda davacı şirket vekili (... nolu telefon) görüşülerek, incelemenin hangi adreste yapılacağı ve inceleme için gerekli irtibat bilgilerinin tarafıma iletilmesinin talep edildiği, davacı vekiliyle yapılan görüşmelerde davacı şirket tarafından kendisine bir dönüş yapılmadığı beyan edildiği, davacı şirketin operasyonlarını birçok farklı birimde yürütmüş olması sebebi ile inceleme yapılacak olan adres ve incelemeye katılacak kişilere ilişkin bilgilerin tarafıma iletilmesi için davacı şirket vekili ile irtibata geçilmiş olmasına rağmen henüz tarafıma bilgi verilmediği hususlarına değinilmiş olup, bu tarihe kadar davacı yanca bilirkişiye dönüş yapılmadığı, bahse konu verilerin sadece davacı şirket bünyesinde saklanması sebebiyle davalıya fiili olarak hizmet sunulup sunulmadığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, kurumsal aboneliklerde sözleşmenin kurulması aşamasında, yetkili kişinin kimlik doğrulamasının uygun bir şekilde yapılmadığı, sözleşme evraklarının hatalı şekilde düzenlendiği, sunulacak olan hizmetler açısından sözleşmelerde karışıklıklar bulunduğu tespit edilmiş olup, sözleşmelerin usulüne uygun kurulmadığı davacı şirket tarafından, Davalıya fiili olarak hizmet sağlandığına ilişkin bilgi-belge sunulmadığı rapor edilmiştir.
Davacı vekili ile davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde raporda eksik gördükleri, açıklığa kavuşturulmasını istedikleri veya tamamlattırılması istedikleri hususlarda teknik ve bilimsel bir itirazda bulunmadığı, Mahkememizce yapılan ihtara rağmen davacı şirket tarafından davalıya hizmet verildiğine ilişkin verilerin incelenmesi hususunda bilirkişi taleplerinin yerine getirilmediği ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle yeniden/ek rapor aldırılması yönündeki itirazların reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(5) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından ... nolu abonelik sözleşmesi kapsamında davaya konu edilen 12/2022 dönemine ait 16/01/2023 son ödeme tarihli fatura bedelin ödenmediği iddiasıyla eldeki dava açılmış ise de dava konusu faturanın davalının defter ve belgelerinde yer almadığı, davalının fatura konusu hizmetin kendisine verilmediği hususunda savunmada bulunduğu, bu noktada hizmetin verildiği ve fatura konusu ücrete hak kazanıldığı hususunda ispat yükünün davacıda olduğu, 01/06/2026 Tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere kurumsal aboneliklerde sözleşmenin kurulması aşamasında, yetkili kişinin kimlik doğrulamasının uygun bir şekilde yapılmadığı, sözleşme evraklarının hatalı şekilde düzenlendiği, sunulacak olan hizmetler açısından sözleşmelerde karışıklıklar bulunduğu tespit edilmiş olup, sözleşmelerin usulüne uygun kurulmadığı gibi davacı şirket tarafından hizmetin verildiği iddiasına dayanak teknik verilerin bilirkişiye incelemesi için ibraz edilmediği, bir başka ifade ile davacı tarafından davalıya fiili olarak hizmet sağlandığına ilişkin bilgi-belge sunulmadığı anlaşılmakla davacının ispat edemediği davasının reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,40TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 674,03TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 58,37TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 39.468,47TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından karşılanan 60,80TL vekalet suret harcı, 5.000,00TL bilirkişi ücreti yargılama gideri toplam 5.060,80TL 'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2026
Katip Hakim