Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, zincirleme trafik kazası kaynaklı haksız fiil sonucu araç hasarı ve değer kaybı tazminat talepli davanın gerekçeli kararı.
Özet: Yurtdışında meydana gelen çoklu trafik kazasında davacının aracına zincirleme şekilde çarparak hasarın artmasına neden olan davalıların kusurlu olduğu iddiasıyla açılan tazminat davasında, bilirkişi raporları, ilk çarpan davalı sürücüsünün gerekli dikkati göstermeyip takip mesafesini ihlal ederek yüzde yüz kusurlu olduğunu, diğer davalı araçların ise kaza zincirine pasif olarak karıştığını ve davacı aracında oluşan hasar ile değer kaybının bu kusurlu fiilden kaynaklandığını ortaya koymuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 4-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 5-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:6-
7-
8-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/06/2019
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Yurtdışında yaşayan müvekkiline ait araçla ... iken 12/08/2017 tarihinde birden fazla aracın karıştığı trafik kazasına karıştığını, arkadaki davalı araçlarının zincirleme bir şekilde davacı aracına çarparak itme gücü nedeniyle oluşan zararın artmasına neden olduklarını, davalıların kazanın oluşumunda kusurlu olduklarını, bu sebeple davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnşaat Turizm Enerji Sanayi Ve Ticaret A.ş. Vekilinin cevap dilekçesinde; davalı adına kayıtlı ... plakalı bir araç bulunmadığını, bu sebeple davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir.
Davalı ... Vekilinin Cevabında; kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, yine araçtaki hasar ve değer kaybı bedeli olarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, temerrüdün kaza tarihinde oluşamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir.
Davalı ... Cevabında; davanın sigorta şirketine yönetlilmesi gerektiğini, sigorta şirketine başvuru zorunluğunun yerine getirilmesi gerektiği, kazanın birden fazla aracın karıştığı bir kaza olduğunu, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yine aracın ... İnş. A.Ş.'de değil daha önce sahibi olduğu ... Gıda İnş. San. TİC. A.Ş.'ye ait olduğunu, kaza tespit tutanağında hatalı olarak diğer davalının adının yazılmış olduğunu, aracın sigorta şirketinin aynı şekilde ... Genel Sigorta A.Ş. olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. ... İl Emniyet Müdürlüğünden, ... ... Bankası A.Ş 'den müzekkere cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Makine Mühendisi ve Trafik Bilirkişisinden rapor talebinde bulunduğu, bilirkişilerin 28/01/2020 tarihli raporunda; Sürücü ...; Dava konusu trafik kazasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücülere ait asli kusurlardan 84/d “ Arkadan Yapma ” maddesini ihlal ettiği ve %100 (Yüzde Yüz) oranı kusurlu olduğu, Sürücü ...” in; Dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından Atfı Kabil Kusuru olmadığına, Şürücü ...” nın; Dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından Atfı Kabil Kusuru olmadığına, Sürücü ...' ın; Dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından Atfı Kabil Kusuru olmadığına,... plaka sayılı araç ta oluşan hasarın vergisiz 6.224,41 EURO ve vergili 7.344,80 (418 KDV ile) EURO olduğu kanaatim hasıl olmuştur.Bu değerler teyit amaçlı olarak uluslararası “...” sistemi temelinde hesaplanmış. ... tüm araçları kapsayan, üreticiden bağımsız bir sistemdir ve uluslararası düzeyde sigortalar tarafından kabul görmektedir. Hesaplamalarımız ... online üzerinde yapılmıştır.'' şeklinde görüş bildirmiştir. Bilirkişi heyetinden 21/09/2024 tarihli raporda özetle; '' sürücüler araçları ile seyirleri esnasında bütün dikkatlerini, konsantrelerini ve yoğunluklarını yola ve araçlarına vererek diğer araçlar ve yayalar için risk oluşturmayacak ve diğer araç ve yayalardan gelebilecek riskleri bertaraf edebilecek şekilde azami dikkat göstererek araç kullanırlar. Dosya kapsamındaki bilgilerden anlaşıldığı üzere, önündeki aracı yakın takip eden ve önündeki ... plakalı araca duramayarak aracın arkasından çarpan ... plakalı araç sürücüsü ... aracını kullanırken gerekli özeni ve dikkati göstererek önündeki araçla arasındaki mesafeyi koruyarak aracını kullanmış olsaydı bu kaza hiç gerçekleşmezdi. Sürücü ...’ in, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyri esnasında, kaza yapan araçları görerek yavaşladığı anda, arkasından gelen ... plakalı aracın aracına çarpması sonucu kazaya karıştığı, kazayı önlemeye yönelik yapması gereken bir şey olmadığı açıktır. Sürücü ...’ nın, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile kazaya yaparak durduğu esnada arkasından gelen ... plakalı araca arkasından gelen ... plakalı aracın çarpması sonucu ime kazanarak aracına çarpması sonucu kazaya karıştığı, kazayı önlemeye yönelik yapması gereken bir şey olmadığı açıktır. Sürücü ...’ nın, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile kazaya yaparak durduğu esnada arkadan gelen ... plakalı aracın çarpması ile ime kazanan ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması ile ... plakalı aracın tekrar aracına çarpması sonucu kazaya karıştığı, kazayı önlemeye yönelik yapması gereken bir şey olmadığı açıktır. Bu tespitlerimiz ve mütalaamız ışığında, kazanın oluşumunda;... plakalı araç sürücüsü ...’in; Yukarıda etraflıca bilgisi verilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 84.d) arkadan çarpma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar. Yine aynı kanun Madde 56.c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.Şeklinde tarif edilen kuralları ihlal ettiğinden kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği; Bu sonucu önlemek için hukuken bir hareket yapabilme ve neticeye engel olabilme kudret ve imkânına sahip iken, bunları yapmaması sonucu, illiyet bağı somut olarak tanımlandığından % 100 oranında ASLİ Kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. ... plakalı araç sürücüsü ...’ in; Aracına arkadan ... plakalı aracın çarpması sonucu herhangi bir kural ihlali yapmamış olmasına rağmen kazaya karışmasında, kusurunun bulunmadığı;
... plakalı araç sürücüsü ...’ nın; Aracına arkadan ... plakalı aracın çarpması sonucu herhangi bir kural ihlali yapmamış olmasına rağmen kazaya karışmasında, kusurunun bulunmadığı; ... plakalı araç sürücüsü ...’ nın; Aracına arkadan ... plakalı aracın çarpması sonucu herhangi bir kural ihlali yapmamış olmasına rağmen kazaya karışmasında, kusurunun bulunmadığı; Davacıya ait araçta meydana gelen hasar ile her bir davalı araç sürücüsünün kusuru arasında illiyet bağı olup olmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi Dosya içeriği incelendiğinde birden fazla defa çarpma olduğu, 1. Kazanın seyir halindeyken gerçekleştiği hemen ardından gerçekleşen 2. çarpışmada dava konusu ... plakalı araca tekrar çarpan ... plakalı sürücü ... nın artık hareket etmediği arkasından gelen araçların vurmasıyla tekrar ivme kazanarak vurduğu göz önününe alındığında, 50km/sa hız limiti olan bir yolda 1.Kazada, ... plakalı araç yaklaşık 950 kg'dır, şehir içi trafiğinde yakın takiple ... plakalı araçla aynı yöne giderlerken, çarptığında yaklaşık tahmini olarak 1,3ton'luk bir kuvvetle çarpar. Kaza da ise, çarpmadan hemen sonra durabilmiş ... plakalı araca, arkadan gelen araçların çarpması ile tekrar ivmelenerek ... plakalı araca 2. kez çarpar ancak bu defa 1. Kazada frende beklediği için (aksi takdirde ilk çarpmadan sonra geriye doğru giderken 2.kaza gerçekleşirdi, tanık ifadelerin aracın geriye kendi üzerlerine geldiklerine dair ifade görülememiştir. Diğer taraftan yolun rampa olması sebebiyle aracın ikinci kazadan önce frende beklediği kanaati oluşmuştur.) ivmelenme çok daha düşük dolayısıyla çarpma şiddeti öyle olacaktır. Dosyaya sunulan 23/11/2017 tarihli ... faturasından ve yine dosyaya sunulan kaza fotoğraflarından aracın aracın arka tamponu ve bagaj kapağına bağlı parçalarda bir tamirat gördüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu hasarın çok büyük bir kısmının 1. Kazadan sonra meydana geldiği kanaatine ulaşılmıştır. Kazayı meydana getiren araçların kaza öncesi hızları, takip mesafeleri, hangi aracın ne kadar fren izi olduğu, önce hangi aracın diğerine çarptığı ( çarpma sıralaması), kaza esnasında ki yükleriyle beraber her bir aracın ağırlığı, vs gibi parametreler bilinmediği için hasarın ne kadarının 1. Kazadan, ne kadarının 2. kazadan kaynaklandığı konusunda daha hassas bir oranlama verilememektedir.'' şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir.Davacı vekili; 12/08/2017 tarihinde meydana gelen zincirleme kazada müvekkiline ait ... tescilli ... plakalı aracın hasar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 42.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı ... vekili, kusur ve zarar miktarına itiraz ederek davanın reddini; davalı ... İnşaat A.Ş. vekili, kazaya karışan araçla şirketin ilgisi bulunmadığından husumet yönünden davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar ise kazada kusurlarının bulunmadığını ve sorumluluk koşullarının oluşmadığını savunmuştur.Uyuşmazlık; zincirleme kazanın oluş biçimi, sürücülerin kusur durumları, davacı aracındaki hasar ile davalıların fiilleri arasındaki illiyet bağı ve tazminat miktarı noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizin 27/05/2021 tarihli, 2019/ E. ve 2021/ K. sayılı kararı, ... BAM 13. HD’nin 15/02/2023 tarihli, 2021/ E. ve 2023/ K. sayılı ilamıyla kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında; kazaya birden fazla aracın karıştığı, her çarpışmanın trafik ve fizik kuralları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi, sürücülerin kusurları ile davacı aracındaki zarar arasındaki illiyet bağının belirlenmesi ve mahallinde keşif yapılarak rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.Kaldırma sonrasında mahallinde keşif yapılmış; 21/06/2024 tarihli raporda davacı aracına iki ayrı çarpma gerçekleştiği, ilk çarpışmada ...’nın, ikinci çarpışmada ise ...’in kusurlu olduğu bildirilmiştir. Tarafların itirazları üzerine alınan 25/09/2024 tarihli ek raporda aynı görüş korunmuştur. Bununla birlikte, bu raporlar ile kaldırma öncesinde alınan 28/01/2021 tarihli rapor arasında kazanın oluş biçimi ve kusur dağılımı yönünden çelişki bulunduğundan dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiştir.ATK Trafik İhtisas Dairesinin 28/02/2025 tarihli raporunda; kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi, taraf beyanları, keşif bulguları ve araçların kaza sonrasındaki fotoğrafları birlikte değerlendirilmiştir. Raporda, araçların aynı şerit üzerinde art arda bulundukları, en arkadaki ... idaresindeki ... plakalı aracın önünde duraklayan ... idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarptığı, bu aracın çarpmanın etkisiyle öne savrularak ... idaresindeki ... plakalı araca, onun da davacıya ait ... plakalı araca çarptığı kabul edilmiştir.Kazanın geometrik oluşumu yönünden; araçların aynı seyir doğrultusunda ve aynı şerit üzerinde arka arkaya sıralandıkları, davacı aracının en önde, ...’in kullandığı aracın ise en arkada bulunduğu anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağı ve olay yeri krokisi, ...’nın ...’in sebep olduğu çarpışmadan önce bağımsız olarak davacı aracına çarptığını gösteren herhangi bir iz veya tespit içermemektedir. ...’in, önündeki araca çarpmadan durduğunu ve arkasından gelen aracın çarpmasıyla öne savrulduğunu belirten anlatımı da kazanın arkadan başlayan tek bir zincirleme çarpışma biçiminde gerçekleştiğini desteklemektedir.Kazanın fiziksel oluşumu ve hasar yoğunluğu yönünden; en ağır hasarın zincirin en arkasında bulunan ... idaresindeki aracın ön kısmında meydana geldiği, araçlardaki hasarın öndeki araçlara doğru gidildikçe azaldığı görülmüştür. Bu hasar dağılımı, ilk çarpışmanın ...’in aracı ile önündeki araç arasında gerçekleştiğini ve arkadan uygulanan kuvvetin araçlar boyunca öne doğru aktarıldığını göstermektedir. ...’nın önce kendi hareketiyle davacı aracına çarptığı ve daha sonra arkadan gelen araçların etkisiyle ikinci kez çarptığı kabul edildiğinde, ...’nın aracı ile davacı aracında daha yoğun ve iki ayrı çarpmayı gösterecek nitelikte hasar oluşması beklenmesine rağmen fotoğraflarda bu durumu doğrulayan bir hasar görünümü bulunmamaktadır.Momentum aktarımı yönünden ise en arkadaki aracın çarpmasıyla oluşan hareket enerjisinin önce ...’in aracına, ardından ...’nın aracına ve son olarak davacı aracına aktarıldığı; her temas sırasında enerjinin bir bölümünün çarpılan araç tarafından soğurulması nedeniyle öne doğru aktarılan momentumun ve hasar şiddetinin azaldığı değerlendirilmiştir. Araçların fotoğraflarında hasarın arkadan öne doğru kademeli biçimde azalması da bu fiziksel oluşumla uyumludur. Bu nedenle davacı aracındaki hasarın, ...’nın bağımsız ve kusurlu bir hareketinden değil, ...’in başlattığı zincirleme çarpışmanın devam eden etkisinden kaynaklandığı kabul edilmiştir.ATK raporu, istinaf ilamında işaret edilen her bir çarpışmanın ayrı ayrı incelenmesi ve zarar ile sürücülerin davranışları arasındaki illiyet bağının fizik kurallarıyla açıklanması gereğini karşılamıştır. Kazanın geometrik yerleşimi, araçlardaki hasarın yoğunluğu ve dağılımı ile momentumun araçlar arasında azalarak aktarılması birlikte değerlendirilerek kazanın oluş biçimi somut ve bilimsel verilerle açıklanmıştır. Bu nedenle 21/06/2024 tarihli keşif raporundaki iki ayrı kusurlu çarpışma kabulüne itibar edilmemiş; çelişkiyi gideren, gerekçeli ve denetime elverişli ATK raporu hükme esas alınmıştır.
Buna göre ...’in, önündeki aracı güvenli takip mesafesinden izlemeyip arkadan çarparak zincirleme kazayı başlattığı ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu; davacı ... ile ... ve ...’in ise kendilerinden kaynaklanan bir trafik kuralı ihlali bulunmadığından kusursuz oldukları sonucuna varılmıştır.ATK raporu; kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi, taraf beyanları, araç fotoğrafları ve keşif bulgularını birlikte değerlendirmiş, çarpışmanın oluş biçimini araçlardaki hasar yoğunluğu ve momentum aktarımıyla açıklamıştır. Kaldırma ilamında belirtilen hususları karşılayan, gerekçeli ve denetime elverişli rapora yönelik itirazlar yerinde görülmemiş ve rapor hükme esas alınmıştır.28/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasarın KDV hariç 6.224,41 Euro, %18 KDV dâhil 7.344,80 Euro olduğu belirlenmiştir. Hasar hesabına ilişkin bu tespit dosyadaki onarım faturası ve araç fotoğraflarıyla uyumlu bulunduğundan benimsenmiştir.2918 sayılı KTK’nin 84. maddesi uyarınca arkadan çarpma asli kusur hâllerindendir. Aynı Kanun’un 85. maddesi uyarınca aracın işletilmesinden doğan zarardan işleten, 6098 sayılı TBK’nin 49. maddesi uyarınca kusurlu sürücü sorumludur. Buna göre kazaya tam kusuruyla sebebiyet veren sürücü ... ile ... plakalı aracın işleteni ..., davacı aracında oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacının gerçek zararı 7.344,80 Euro olarak belirlenmiş ise de 6100 sayılı HMK’nin 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak 42.000,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Haksız fiilden doğan alacak olay tarihinde muaccel olduğundan tazminata 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır.Kazada kusuru bulunmayan ... ile ... ve bunların işleteni veya sigortacısı sıfatıyla davalı gösterilen ... Restorasyon Ltd. Şti., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta Şirketi yönünden sorumluluk koşulları oluşmamıştır. ... İnşaat A.Ş.’nin ise kazaya karışan araçla işletenlik veya mülkiyet ilişkisi bulunduğu kanıtlanamamıştır. Bu nedenle anılan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüyle 42.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline; diğer davalılar yönünden ise davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Kabule göre yargılama giderlerine HMK m.326 hükmü gereği sorumluluğu bulunan taraflar bakımından talebin tam kabulü nedeniyle yargılama giderleri aleyhlerine hükmedilmiş, kazanın oluşumu nedeniyle sorumluluğu bulunmayan taraflar bakımından davacının davayı açmakta dava tarihi itibariyle husumet yöneltmekte kusuru bulunmadığından lehlerine yargılama giderine hükmedilmemiş, eldeki dava arabuluculuk dava şartına tabi olmamasına rağmen davacı tarafça arabulucuya başvurulduğundan ilgili gider davacı aleyhine yükletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; -Davanın KISMEN KABULÜ ile (hasar bedeli olan 6.224,41 EURO ve vergili 7.344,80 -EURO 'nun %18 KDV ile toplam 42.000,00-TL'nin (dava dilekçesindeki taleple bağlılık ilkesi gereği) kaza tarihi olan 12/08/2017'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -... İnşaat San. Tic. A.Ş., ..., ... Sigorta, ..., ... Restorasyon , ... Sigorta Şirketi yönünden açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 2.869,02‬-TL karar harcının, peşin olarak alınan 717,26-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.151,76-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
3-Davacı tarafça yapılan 14.443,90 TL yargılama gideri (4.200,00 TL bilirkişi ücreti 5.700,00 TL ATK gideri , 4.543,90 TL posta + tebligat gideri )yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 14.443,90 TL yargılama gideri ve davacı taraça yapılan 717,26 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 15.205,56 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 42.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
6- Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 1.320,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2026
Katip
e-imza
Hakim
e-imza