Danıştay, acil tıp uzmanının özel sağlık kuruluşunda çalışmasına izin verilmemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu, 2577 sayılı Kanun 46. maddesine göre ticari faaliyeti engellemediği gerekçesiyle reddetti.
Özet: Danıştay, Sağlık Bakanlığının, acil tıp uzmanı olarak görev yapan davacının (A) tipi poliklinikte genel tababet kadrosuyla çalışmasına izin verilmemesine ilişkin işlemin iptali yönündeki idare mahkemesi kararını onayan bölge idare mahkemesi kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunu, uyuşmazlığın ticari faaliyetin engellenmesi sonucunu doğurmadığı ve 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilir davalar arasında yer almadığı gerekçesiyle, bölge idare mahkemesi kararının temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmadığını belirterek reddetmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/1563 E.  ,  2025/2433 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/1563
Karar No : 2025/2433
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müş. Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_ÖZETİ : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
Dava, acil tıp uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, (A) tipi poliklinik olarak faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşu bünyesinde genel tababet (pratisyenlik) kadrosu aynı kalmak üzere bu kadroda acil tıp uzmanı olarak çalışmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği; davalı idare tarafından Danıştaya sunulmak üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine verilen 18/03/2025 kayıt tarihli dilekçe ile anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun'la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, anılan Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştayda temyiz isteminde bulunulabileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, acil tıp uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, (A) tipi poliklinik olarak faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşu bünyesinde genel tababet (pratisyenlik) kadrosu aynı kalmak üzere bu kadroda acil tıp uzmanı olarak çalışmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemden kaynaklanmakta olup, dava konusu işlem tarihi itibarıyla anılan kuruluşun sağlık hizmeti sunmaya devam ettiği hususunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin, davacı şirketin ticari faaliyetinin engellenmesi sonucunu doğuran bir yönünün bulunmadığı ve belirtilen konu itibarıyla da 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı sonucuna varıldığından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmişse de, kesin olup temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2024 tarih ve E:2024/618, K:2024/2585 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, temyiz aşamasında yatırılan posta ücretinden artan kısmın davalı idareye iadesine, 07/05/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştayda temyiz isteminde bulunulabileceği, aynı maddenin 1. fıkrasının (e) bendinde, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalarında bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararların temyizen incelenebileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, acil tıp uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, (A) tipi poliklinik olarak faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşu bünyesinde genel tababet (pratisyenlik) kadrosu aynı kalmak üzere bu kadroda acil tıp uzmanı olarak çalışmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un ''Temyiz'' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında davacı şirketin, davaya konu ek kadro yönünden ticari faaliyetin icrasının süresiz engellenmesi niteliğinde olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin reddi yolundaki Daire kararına katılmıyoruz.