İzmir Bölge Adliye Mahkemesinden kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasında, boş bırakılan senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu gerekçesiyle ilk derece kararını onayan istinaf kararı.
Özet: Davacı, hayvan satışına ilişkin sözlü anlaşma gereği davalıdan aldığı 3.000 TLyi ve davalının masrafı olan 2.000 TLyi içeren toplam 5.000 TLlik borcunu ödeme teklifinin reddedilmesi üzerine, davalı tarafından zorla boş senet imzalatıldığını ve senedin haksız yere 250.000 TL olarak doldurularak icra takibi başlatıldığını belirterek menfi tespit davası açmış; ilk derece mahkemesi davacının 245.000 TLlik borçtan sorumlu olmadığına ve kötüniyet tazminatına karar vermiş, davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esasa aykırılık bulunmadığını, ceza mahkemesi kararının da bononun boş imzalanıp davalı tarafından doldurulduğunu teyit ettiğini tespit ederek kararı onamıştır.

T.C.İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2023/1937 KARAR NO : 2026/998T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 06/07/2023 NUMARASI : 2023/271 Esas - 2023/422 KararDAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ : 03/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih ve 2023/271 Esas - 2023/422 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile kendisi tarafından açıkta otlayan büyükbaş hayvanların satışına yönelik sözlü olarak anlaştıklarını, davalıdan bu nedenle 3000 TL para aldığını ancak sözleşmenin gereğinin açıkta otlayan ve bu nedenle yabanileşen hayvanların yakalanamaması nedeniyle yerine getirilemediğini, hayvan teslimini sağlayamadığını, bunun üzerine aldığı parayı iade etmeyi teklif ettiğini ancak davalının bunu kabul etmeyerek kendisine zorla ve ölüm tehdidi altında boş senet imzalattığını, davalıdan yalnızca 3.000,00 TL aldığı halde senet üzerine 250.000,00 TL yazılarak ve diğer unsurları da sonradan doldurularak bononun Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3774 esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın kabul edilmesi üzerine takibin Çine İcra Müdürlüğü'nün 2015/1322 esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, söz konusu bonoya dayalı olarak Çine İcra Müdürlüğü'nün 2015/1322 esas sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı asil 06.07.2023 tarihli ön inceleme duruşmasındaki imzalı beyanında, davalıdan 3.000,00 TL elden aldığını, davalının 2.000,00 TL masraf yaptığını, davalıya toplam 5.000,00 TL borcu bulunduğunu, 5.000,00 TL'yi ödemek istemesine rağmen davalının kabul etmeyerek kendisine zorla senet imzalattırdığını ifade etmiştir.Davalı asile usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmaya da katılmadığı görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:Mahkemece; "...davacının gerek mahkememizin 06.07.2023 nolu imzası ile teyit ettiği celsesindeki beyanı gerekse de Aydın 2. Ağır ceza mahkemesinin bozma öncesi beyanından davalının aslında 5000 alacaklı olduğunu bildirmesi dikkate alındığında takibe konu edilen 250.000 TL bedelli senedin davalı tarafından anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu, davacının gerçek borcunun 5.000TL olduğu..." gerekçesiyle "...1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; davacının Çine İcra Müdürlüğü'nün 2015/1322 esas sayılı dosyasında takibi konu senedin 245.000,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, 2-245.000,00 TL'nin %20'sine isabet eden kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine...." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın herhangi bir araştırma yapılmadan verildiğini, yargılamanın tüm aşamalarında borcu olmadığını, senetteki imzaların alacaklı davacıya ait olduğunu beyan ettiğini, sadece senedin boş kısımlarını kendisinin doldurduğunu, davacının mal kaçırma tarihi ile senet vade tarihinin eşleştirilmesinin talep ettiğini, ancak mahkemece bu talebinin yerine getirilmediğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan ve kesinleşen icra takibi nedeniyle menfi tespit ve takibin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalı asil tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davalı lehtar tarafından, davacı keşideci aleyhine icra takibine konu edilen bono ile ilgili olarak Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/38 esas, 2022167 karar sayılı mahkumiyet hükmü ile dava konusu bononun davalı keşideci tarafından boş olarak imzalandığı, bononun diğer unsurlarının davalı lehtar tarafından sonradan doldurulduğu, davalının açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu işlediği sabit görülerek 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın İzmir Bölge Adliye mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesindeki hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararının, kusur ve derecesinin, zarar tutarının, temyiz gücünün ve yükletilme yeterliğinin, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda bir ihtilaf bulunmamakla birlikte Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edildiği, yani, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacağı, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağı, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması söz konusu olmayacağı dikkate alındığında, dava konusu bononun sonradan davalı tarafından anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu ceza mahkemesinin kesinleşen mahkumiyet kararı ile sabit olduğundan ilk derece mahkemesince davacı keşidecinin kabulünde olan 5.000,00 TL'lik borç dışında kalan senet bedeli yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı asilin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı asilin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/271 Esas ve 2023/422 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 16.735,95-TL istinaf karar harcından peşin alınan ve sonradan tamamlanan toplam 4.184,00-TL mahsubu ile eksik kalan 12.551,95-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası ve HMK’nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde,Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026