Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar tazminatı davasında davacının feragati ve davalının yargılama gideri talebinden vazgeçmesi.
Özet: Trafik kazası sonucu bedensel bütünlüğü ihlal edilen davacının, kusurlu sürücünün sigorta şirketinden maluliyet ve geçici bakıcı giderleri kaynaklı maddi tazminat talebiyle açtığı belirsiz alacak davasında, davalının başvuru aşamasında maluliyet raporu eksikliği, kusur oranı ve sigorta teminatı dışı talepler nedeniyle davanın reddini istemesine karşılık; yargılama sürecinde davacının davasından feragat etmesi ve davalının da vekalet ücreti ile yargılama gideri talebinden vazgeçmesi üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca davanın feragatle sonuçlandığı hukuki bir süreci anlatmaktadır.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/58 Esas - 2025/675
T. C.A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2025/58 KARAR NO : 2025/675DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 21/01/2025KARAR TARİHİ : 13/10/2025GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/06/2024 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Bayır Caddesini takiben sola dönüş yaparak Devlet Hastanesi istikametine gitmek istediği esnada kendi aracının sol ön çamurluk kısımları ile ... .... .... Caddesini kullanarak karşıya geçmekte olan müvekkil ... .... .... 'e çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plaka sayılı aracın davalı tarafından sigortalandığını, kaza sonrası kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ... asli ve tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza ile ilgili olarak ... .... .... Esas sayılı dosya ile kamu davasının devam ettiğini, kaza sonrasında beden bütünlüğü ihlale uğrayan müvekkilin bir daha eski sağlığına kavuşma ihtimali bulunmadığını, çalışma gücünü yitirdiğini, dava öncesi davalıya başvuru yapılsa da ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkilin maluliyetinden kaynaklı zararı sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada 250,00-TL sürekli işgöremezlik, 250,00-TL geçici bakıcı gideri, 500,00-TL sürekli işgöremezlik olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkil şirkete başvuru yaptığını, ancak davacı tarafından başvuru aşamasında usulüne uygun maluliyet raporu sunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının maluliyeti tespit edilmediğinden müvekkil şirketin temerrüde düşürüldüğünün söylenmesinin mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin belirlenmesi için rapor düzenlenmesi gerekmekte olup raporun etkin iyileşme süresi ve 1 yıllık stabilizasyon süresi geçtikten sonra düzenlenmesi gerektiğini, kaza tarihi dikkate alındığında maluliyetin dava açılış tarihi ile tespitinin mümkün olmadığını, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerekmekte olup kazanın meydana geldiği yerde herhangi bir ışıklandırma yada yaya geçidi olmadığı dikkate alındığında kontrolsüz şekilde araç yolundan geçiş yapan davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, iş bu nedenle ceza evraklarının istenilmesi ile kusur tespiti yapılması gerektiğini, davalının geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden kaynaklı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, davalı temerrüde düşürülmediğinden faiz isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Malatya Hekimhan Devlet Hastanesine Malatya İl Sağlık Müdürlüğü, Hekimhan İlçe Emniyet Müdürlüğü, Malatya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Doğa Sigorta A.Ş. Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesi, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görülmüştür.Dava, meydana gelen kaza nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekilinin 02/10/2025 tarihli davadan feragat ettiklerine dair beyan dilekçesini sunduğu, buna mukabil davalı vekilinin 13/10/2025 tarihli sunduğu dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunmadıklarını bildirdiği görülmüştür.6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 21/01/2025 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, feragat yetkisi bulunan vekaletname gereği davacı vekilinin 02/10/2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği, tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri anlaşılmakla, HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı bu sebeple feragat dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunluluğu bulunmadığı, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (Bkz. Halil Kılıç- 6100 Sayılı HMK 2. Cilt S. 2472 3. Paragraf), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-Alınması gerekli 615,40-TL harç başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-Talep olmadığından tarafların leh ya da aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davadan feragat nedeniyle davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verildi.14/10/2025