İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 12.12.2023 tarihli ticari taksinin karıştığı haksız fiilden kaynaklanan maddi hasar, değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatı davası.
Özet: Bu dava, trafik kazası sonucu ticari taksisinde oluşan değer kaybı ve 21 günlük kazanç kaybı zararlarının tazmini için davacı tarafından, kazaya karışan diğer aracın sürücüsü ile sigorta şirketine karşı açılmış olup, davacı, davalı sürücünün kusurlu olduğunu ve zararlarının belirsiz alacak davası yoluyla karşılanmasını talep ederken; davalılar ise yetki, arabuluculuk ve sigortaya başvuru şartlarının eksikliği, belirsiz alacak davasında hukuki yarar yokluğu, sorumluluklarının kapsamı ve sigorta şirketinin zaten hasar bedelinin büyük kısmını ödemiş olması gibi hususlarda itirazlar yöneltmektedirler.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/828 EsasKARAR NO:2026/705DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:04/12/2024KARAR TARİHİ:07/08/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.12.2023 tarihinde davalı İsmail Kaçmaz'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait ve ... yönetimindeki ... plakalı ticari taksiye çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunu ancak bilirkişi incelemesiyle tam kusurlu olduğunun sabit olacağını, ... plakalı aracın ... Sigorta A. Ş. nezdinde Z. M. S. S. poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkiline ait aracın kaza sebebiyle ağır hasar alıp onarım gördüğünü ve bu durumun araçta değer kaybına yol açtığını, Yargıtay içtihatları uyarınca değer kaybının sigorta teminatı kapsamında olduğunu, ayrıca ticari taksi olan aracın 21 gün boyunca tamirde kalması nedeniyle müvekkilin kazanç kaybına uğradığını, kazanç kaybının Z. M. S. S. Genel Şartları gereği teminat dışı bırakıldığını ancak davalıların haksız fiil sorumluluğu kapsamında bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, ... Arabuluculuk Bürosu'nda yürütülen 2024/... numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminat, 1.000TL değer kaybı ve 1.000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 3.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 12.12.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın hasarlandığı iddiasıyla açılan davada, ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibarıyla araç başına maddi zarar teminat limitinin 120.000,00-TL olduğunu, davacıya 28/03/2024 tarihinde 101.610,66 TL tutarında hasar onarım bedeli ödendiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek: 6 uyarınca gerekli belgeleri sunmadan sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, değer kaybı talebi için SBM üzerinden eksper atatılmadığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, sigortacının sorumluluğu için sürücü kusurunun şart olduğunu, kaza tespit tutanaklarının bağlayıcı olmadığını, müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini ve bakiye borcu kalmadığını, hasar hesaplamasında kaza tarihindeki işçilik ve yedek parça değerlerinin esas alınması gerektiğini, eşdeğer parça kullanımının yasal olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede KDV dahil ibaresi bulunmadığını, aracın geçmiş hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, değer kaybı hesaplamasının 01.04.2020 tarihli Genel Şartlar uyarınca yapılması gerektiğini, hak mahrumiyeti bedelinden sigortacının sorumlu olmadığını, temerrüt tarihinden öncesi için faiz işletilemeyeceğini ve haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticari faiz uygulanamayacağını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın sürücüsü ... ile müvekkil ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 12.12.2023 tarihinde ... Mah. ... Caddesi adresinde meydana gelen kaza nedeniyle açılan davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede ikame edildiğini, müvekkilin ikametinin Büyükçekmece olması sebebiyle davanın yetki ve görev yönünden reddinin gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava şartı olan sigorta şirketine yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, ... Sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın araç değer kaybı ve kazanç kaybı gibi kalemleri hesaplayabilecek durumda olması nedeniyle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddinin icap ettiğini, kazaya ilişkin .... ... A. Ş. tarafından 28/03/2024 tarihinde 101.610,66 TL tutarında maddi hasar ödemesi yapıldığını ve bu ödemenin davacının tüm zararlarını karşıladığını, davanın konusuz kaldığını, kazada müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, davacı sürücünün KTK 52/1-a maddesini ihlal ettiğini, kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, değer kaybı talebinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, değer kaybı hesaplamasında aracın yaşı, modeli, kilometresi ve hasar durumu gibi kriterlerin Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde gözetilmesi gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli talebinin somut delillere dayanmadığını, davacının ikame araç kullandığına dair bir belge sunmadığını, 21 günlük sürenin makul olmadığını, Yargıtay uygulamalarına göre 7-10 günlük makul sürenin esas alınması gerektiğini, tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, aksi kanaatte ise kusur tayini için bilirkişi incelemesi yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, 12/12/2023 tarihli trafik kazası sonucunda davacının aracında meydana gelen değer kaybı, kazanç kaybı ve hasar bedeli ücretinin tahsiline ilişkindir.Davacı vekilinin 06/08/2026 tarihli dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...arasında akdedilen sulh protokolü uyarınca uyuşmazlığın anlaşma ile sona erdiğini, bu kapsamda müvekkilinin işbu davadan feragat ettiğini, taraflar arasında imzalanan protokol gereğince tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin bulunmadığını, beyanla müvekkilinin işbu davadan feragat ettiğinin kabulü ile feragat nedeniyle karar verilmesine, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekâlet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, karar verilmesini talep etmiştir.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307.md.) Feragat ve kabul, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. Md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311. Md.) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312.md.) Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir. (HMK 74/1.md.) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1.md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT 6.md.) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır.Feragat tek taraflı irade beyanı ile davayı sonlandıran işlemlerden olduğundan feragat tarihi itibariyle esasen dava sonuçlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın feragat nedeniyle reddine,2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 307,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,4-Tarafların karşılıklı vekalet ücreti talepleri bulunmadığı beyan edilmekle, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00 -TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 07/08/2026Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır