Danıştay 8. Daireden Maden Ruhsatı Hisse Devri Talebinin Reddi İşleminin İptali Davasında Madenlerin Taşınmaz Niteliği Gereği Yetkili Mahkemenin Belirlenmesine Dair Karar.
Özet: Afyonkarahisarda bulunan bir maden ruhsatının hisse devri talebinin idarece somut gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesi üzerine açılan iptal davasında, ilk derece ve bölge idare mahkemelerince ret işleminin iptaline karar verilmiş; ancak temyiz incelemesinde, madenlerin taşınmaz mal niteliğinde olması ve ilgili mevzuat uyarınca bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu ilkesi doğrultusunda, alt mahkeme kararlarının yetki yönünden bozulması gerektiği değerlendirilmektedir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/1479 E.  ,  2025/10645 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1479
Karar No : 2025/10645
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR): 1- ...... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ...... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Maden A.Ş
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...4 gün ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Afyonkarahisar ili, Çay ilçesi sınırları dahilinde bulunan Sicil:... sayılı IV.grup maden ruhsatının hisse devri talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ...... tarih ve ... sayılı kararıyla uygun bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin (dava dilekçesinde sehven ... olarak belirtilmiştir) iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerden taşınmaz komisyonu tarafından yapılan değerlendirmede, başvurunun neden reddedildiğine dair somut bilgi ve belge sunulmadığı gibi savunma dilekçelerinde takdir yetkisi dışında herhangi bir açıklama da yapılmadığı, bu durumda, IV. grup maden arama ruhsatı sahibi davacı şirket bünyesinde yapılacak hisse devrinin onaylanması talebinin mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir işlem tesis edilmesi gerekirken, anılan başvurunun herhangi bir somut ve hukuken kabul edilebilir bir gerekçe gösterilmeksizin yalnızca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonunca uygun bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, madenlerin taşınmaz mal niteliğinde olduğu, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Taşınmaz Komisyonunun dava konusu işlemi tesis etme yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Afyonkarahisar ili, Çay ilçesi sınırları dahilinde bulunan Sicil: ... sayılı IV.grup maden ruhsatının hisse devri talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla uygun bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek, dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği; "Taşınmaz mallara ve kamu idarelerine ilişkin davalarda yetki" başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu; ''Davalarda Genel Yetki'' başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında ise, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dairemizin istikrarlı şekilde verilen çok sayıda kararında (Dairemizin E:2024/3978, E:2023/341, E:2022/4859 sayılı dosyaları) madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmayıp, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Bununla birlikte, uyuşmazlığın taşınmaz mallarla ilgili 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde 1. fıkrasında sayılan tahsis, ruhsat ve benzeri mevzuatın uygulanmasından doğan bir işlemden kaynaklanmaması, dolayısıyla özel yetki kuralının uygulanamayacak olması hallerinde ise (Dairemizin E:2021/1592, E:2021/1935 sayılı dosyaları) uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Bu halde, Dairemizce, yetkili yargı yerinin belirlenmesinde söz konusu uyuşmazlığın madenle/taşınmazla olan bağının gözetildiği açıktır.
Dava konusu olayda, her ne kadar hisse payı değişikliği ile Afyonkarahisar ilinde bulunan maden ruhsatını işletmek isteyen davacı şirketin hisse payı devrine ilişkin uyuşmazlığın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan ... İdare Mahkemesince karara bağlandığı görülmekte ise de, uyuşmazlığın özelliği gereği, hisse devrinin taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından, dolayısıyla madenin kendisinden kaynaklanmadığı, şirketin ortaklık yapısındaki değişikliğe ilişkin olduğu, hisse devrinin de Maden Kanunu uyarınca Bakanlık iznine bağlandığı ve yapılacak değerlendirmenin doğrudan madene ilişkin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, hisse devrini gerçekleştirecek şirketin birden fazla ilde maden ruhsatı sahibi olmasının da ihtimal dahilinde olduğu gözetildiğinde, bu hallerde uyuşmazlığın hangi madenin bulunduğu yerdeki mahkemece çözümleneceği sorununun ortaya çıkacağı tabiidir.
Bu durumda, uyuşmazlıkta, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde 1. fıkrasında uygulanma imkanı bulunmadığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, genel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrasına göre, dava konusu olan idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan ... İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla davanın yetki yönünden reddine karar verilerek dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 30/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.