12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, acentelik/distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan alacak, tazminat ve haksız fesih iddialarını içeren karmaşık ticari uyuşmazlık hakkında nihai kararı.
Özet: Bu dava, taraflar arasında 2013ten beri süregelen distribütörlük ve tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat taleplerini konu almaktadır; asıl davacı, davalının biriken borçlarını ve ek sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ederek yaklaşık 370.000 Euro alacak talep ederken, davalı ise sözleşmenin otomatik yenilendiğini, muaccel bir borcun olmadığını, asıl davacının haksız yere başka bir distribütör arayışına girerek sözleşmeyi fiilen sona erdirdiğini ve bu durumun kendisinde ticari itibar kaybı ve satışlarda düşüşe yol açtığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C....ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİK A R A RESAS NO : 2022/558 KARAR NO : 2025/508BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : Dr. ... ...KATİP : ... ... ASIL DOSYADA;DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 13/10/2022KARAR TARİHİ : 11/07/2025G. KARAR YAZIM TARİHİ : 24/07/2025Mahkememizde açılan asıl davada, alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) ve karşı davada, Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) ve birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: 1-)Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 2013 tarihinde dispritörlük/ tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, devam eden süreçte davalının borçlarının birikmesi üzerine 13.11.2020 tarihli ek sözleşme imzalandığını. Bu sözleşmeyle davalı borçlarının, teminat altına alınması ve sözleşmenin 31.12.2021 tarihine kadar devamının amaçlandığını. Sözleşme kapsamında borçların teminatı için 200.000,00 Euro luk ipotek, 50.000,00 Euroluk Nisan 2021 tarihinde nakit ödeme yapılması ve şirket yetkilisi... ve Ayşin Arıkanın 176.000,00 TL bedelinde senet verilmesinin kararlaştırıldığını. Ancak davalı şirketin edimlerini yerine getirmediğini. Bu nedenle Kadıköy 19. Noterliği'nin 18.02.2022 tarih 4052 yemiye nolu ihtarnamesi ile; sözleşmenin 31.12.2021 tarihinde sona ermiş olduğu ve artık davalının tek satıcı/distirübütör olmadığı vede borçlarının tümünün ödenmesinin istendiğinin bildirildiğini. Ancak davalı tarafında ödeme yapılmadığı belirtilerek, toplam 319.174.72 Euoru bakiye borcun 13.11.2020 tarihinde itibaren kamu bankalarının Euro cinsinde mevduata ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak, müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.2-) Birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/592 esas sayılı dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... şirketi ile mevcut dispirotörlük/ tek satıcılık sözleşmesi kapsamında, adı geçin şirket ile organik bağı bulunan davalı şirkete çeşitli mallar gönderildiğini ve bu mal satışları sonunda, müvekkilinin 53.489,93 Euro 'luk alacağının ödenmediğini belirterek, bu alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.3-)Mahkememizin 2023/677 esas sayılı dosyasında açılan karşı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan distiribitörlük / tek satıcılık sözleşmesinden sonra 13.11.2020 tarihli imzalanan sözleşmenin 7.1. ve 7.3. maddeleri hükmü gereği sözleşmenin ikişer yıllık dönemlerde yenileceğinin ön görüldüğünden 31.12.2021 tarihinde sözleşmenin kendiliğinden yenilendiğini ve bu yenilenen dönemin sonunun 31.12.2023 olduğu ve sözleşme süresinin henüz dolmadığını. Taraflar arasındaki 9 yıllık sözleşme süre içinde "Marburg" markasını başarı ile temsil edilerek sektörde tanıtımının sağlandığın. Markaya müvekkili tarafından büyük ekonomik katkı kazandırıldığını. Ayrıca vergi ile ilgili düzenlemeler gereği, vergiden muaf olabilmek için 15.07.2015 - 08.08.2015 tarihleri arasında " Konsinye toplu mal " alınması yoluna gidildiğini ve bu yolla gönderilen malın satılması halinde, satış bedelinin ödenmesi şeklinde sürecin işlediğini. 2019 yılının sonunda Covid salgını nedeni ile davacının müvekkiline mal tesliminde vede taraflarıncada malın satımında zorluklar yaşandığını. Bu nedenle taraflar arasında 13.11.2020 tarihli belgede, müvekkilinin 2015 yılında Konsinye mal alımı teminatı için ipotek istendiğini, ancak ipotek işlemleri için karşı tarafın hazır olmaması nedeni ile ipoteğin kurulamadığını. Yine iş bu sözleşmede belirtilen teminat senetlerini karşı tarafça şirket adına değil bay Ulrich Eitel verilmesinin talep edildiği, ancak müvekkili tarafından şirkete verilmesi için hazırlık yapıldığını. Ayrıca 13.11.2020 tarihli belgenin borç kabulü ve borç miktarı ile ödeme zamanını içermediğini. Taraflar arasında cari ticari ilişki nedeni ile ... de sürekli mal alımı olduğundan, açık hesap ve 2015 alımında Konsinye çalışıldığından, müvekkilinin bir miktar borcunun bulunmasının ilişkinin genel akışına uygun olduğunu ve bu nedenle muaccel bir borcun bulunmadığını. Karşı tarafın ticari ilişkideki riskin teminatı olarak bir kısım senet ve ipotek almak istemesinin normal olduğu ve müvekkilinin bunu vermeye hazır olduğunu belirttiği halde, asıl davada davacının, aynı dönemde Türkiye de başka bir distirübütör arayışı ve görüşmesi ile müvekkili açısından piyasada güven ve itibar kaybına neden olduğunu vede satışlarını ciddi oranda etkilediğini. Bu nedenle karşı tarafı uyardıklarını. Ancak rakip firma olan ... Oğlu firması ile görüşmelerini sürdürdüğünü ve bu firmaya tek satıcılık yetkisinin verdiğini belirterek, davalının sözleşmeyi feshinin sözleşme hükümlerine göre usulsüz ve haksız olduğunu. Müvekkiline, sözleşmenin feshine dair 30.06.2021 tarihinde önce noter kanalı ile bir bildirim yapılmadığı gibi, feshi iradesine dair bir davranışta da bulunulmadığını. Aksine 17.01.2022 tarihinde müvekkili şirkete, mal sevk edildiği ve fabrikada çıkan yangından sonrada talep edilen malların gönderilmediği ve 09.02.2022 tarihinde yazılan e- mail ile, sözleşmenin 31.12.2021 sona erdiğinin bildirildiğini. Sözleşmede belirtilen 6 aylık fesih önel süresi tanınmadığından TTK' nun 122. maddesi gereğince sözleşme feshinin haksız olduğunu. Davacı markasının 9 yıl süre ile tanıtıldığı ve pazardaki konumunu güçlendirdiklerini ve bunun için ciddi yatırımlar yaptıklarını, gerek iş yeri ofis ve depolar ile personel istihdamı yanında manevi emek harcandıklarını. Bu marka ürünün Türkiye'de müvekkili bayiağı ile dağıtımının yapıldığını. Sözleşmenin haksız feshi nedeni ile müvekkilinin tüm ticaretinin sona erdiği ve müvekkilinin anlaşma yaptığı bir çok projenin gerçekleştirememesine, yarım kalmasına neden olunduğundan zarara uğradıklarını. Yine oluşturulan müşteri portföyü nedeni ile potansiyel müşterilerinin tamamının karşı tarafın anlaştığı, yeni diğer firmaya devredildiği ve müvekkilinin emek ve parası ile oluşturduğu pazarı, davacının, yeni bir tek satıcı ile kolaylıkla ve çabucak mal satmaya devam ettiğini. Müvekkilinin bu nedenle geçmiş ve sözleşme süresi sonu olan 31.12.2023 tarihine kadar oluşacak zararının tazmin edilmesi gerektiğini. Tüm bu nedenlerle davalı şirketten portföy ( denkleştirme) tazminatı ve süresinden önce haksız feshi nedeni ile uğradığı ve uğrayacağı zararların tazmininin gerektiğini belirterek ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik; 90.000,00 TL denkleştirme tazminatını ve 10.000,00 TL maddi zararının olmak üzere toplam 100.000,00 TL nin sözleşmenin haksız feshi tarihi olan 18.02.2022 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP: 1-) Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşmeden sonra 13.11.2020 tarihli imzalanan sözleşmenin 7.1. maddesi ve 7.3. maddesi hükmü gereği sözleşmenin 2 şer yıllık dönemlerde yenileceği ön görüldüğünden 31.12.2021 tarihinde sözleşme kendiliğinden yenilendiğini ve bu yenilenen dönemin sonunda 31.12.2023 olduğunu, sözleşme henüz sonlanmadığını, taraflar arasındaki 9 yıllık sözleşme süre içinde "Marburg" markası başarı ile temsil edilerek sektörde tanıtımı sağlandığını, markaya müvekkili tarafından büyük ekonomi katkı kazandırıldığını, vergi ile ilgili düzenlemeler gereği vergiden muaf olabilmek için 15.07.2015 tarihi ile 08.08.2015 tarihleri arasında " Konsinye toplu mal " alınması yoluna gidildiğini, bu yolla gönderilen malın satılması halinde satış bedelinin ödenmesi şeklinde sürecin işlediğini, 2019 yılının sonunda Covid salgını nedeni ile; davacının müvekkiline mal tesliminde, müvekkilinin ise malı satımında zorluklar yaşadığını. Bu nedenle taraflar arasında 13.11.2020 tarihli protokol ile müvekkilinin 2015 yılında Konsinye mal alımı teminatı için ipotek istendiği, ancak ipotek işlemleri için karşı tarafın hazır olmaması nedeni ile ipoteğin kurulamadığını, yine sözleşmede belirtilen teminat senetlerinin, karşı tarafça şirket adına değil bay Ulrich Eitel verilmesi talep edildiğini, ancak müvekkilinin şirket verilmesi için hazırlık yaptığını, yine 13.11.2020 tarihli protokolde borç kabulü ve borç miktarı ile ödeme zamanı içermemediğini, taraflar arasında cari ticari ilişki nedeni ile sürekli mal alımı olduğundan açık hesap ve 2015 alımında Konsinye çalışıldığından müvekkilinin bir miktar borcunun bulunmasının genel akışa uygun olduğunu ve muaccel bir borcun bulunmadığını. Karşı tarafın ticari ilişkideki riskin teminatı olarak bir kısım senet ve ipotek almak istemesinin normal olduğu ve müvekkilinin bunu vermeye hazır olduğunu. Ancak davacının aynı dönemde Türkiye de başka bir distirübütör arayışı ve görüşmesi ile müvekkili açısından piyasada güven ve itibar kaybına neden olduğunu, satışları ciddi oranda etkilediğini. Yapılan uyarılara buna rağmen, rakip firma olan dava dışı ... Oğlu firması ile görüşmelerini sürdürdüğünü ve bu firmaya tek satıcılık verdiğini. Davalının sözleşmeyi feshinin, sözleşme hükümlerine göre usulsüz olduğunu, müvekkiline sözleşmenin fesih edildiğinin, 30.06.2021 tarihinde önce noter kanalı ile bildirilmediğini. Ayrıca feshi iradesine dair bir davranış bulunulmadığı gibi, aksine 17.01.2022 tarihinde müvekkili şirkete mal sevk edildiğini ve fabrikada çıkan yangından sonrada talep edilen malların gönderilmediğini. Bilahare 09.02.2022 tarihili e-mail ile sözleşmenin 31.12.2021de sona erdiğinin bildirildiğini, oysaki sözleşmede belirtilen 6 aylık feshi önel süresi tanınmadığını, bu nedenle TTK'nın 122. Maddesi gereğince sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, davacı markasının 9 yıl süre ile tanıtılmış ve pazardaki konumu güçlendirildiğini ve müşteri portföy oluşturulduğunu, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile müvekkilinin tüm ticareti sona erdiği ve anlaşma yaptığı bir çok projenin gerçekleştirememesi yarım kalması nedeni ile zarara uğradığını. Müvekkilinin potansiyel müşterilerinin tamamının, davacının anlaştığı diğer firmaya devredildiğini. Müvekkilinin emek ve parası ile oluşturduğu pazarı, davacının, yeni bir tek satıcı ile kolaylıkla ve çabucak kullanarak, mal satmaya devam ettiğini belirterek, davanın reddini talep ve cevap etmiştir.2- Birleşen ... 13. ATM'nin 2022/592 esas sayılı dosyasında davalı Kumra vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yabancılık teminatı şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine, aksi halde ise müvekkiline satışlar konsinye satışlar olduğunu, satış yapılmasından sonra bedeli ödenmek üzere müvekkiline gönderilen bir kısım mallar olduğunu. 2019 yılındaki Covid salgını nedeni ile satışların etkilendiğini, yine davacının ... le ticari ilişkisini sonlandıracağına dair beyanlarının, müvekkilinin ticaretini de ciddi şekilde olumsuz etkilediğini. Borçların ödendiğini, davacıya vadesi gelmiş muaccel herhangi bir borcununda bulunmadığını, davacının iddasını dayandırdığı fatura içerisindeki malları, müvekkiline tesliminin ispatının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.3- Mahkememizin 2023/677 esas sayılı karşı dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı davanın öncelikle belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağından usulden reddine, sözleşmenin feshi haklı olduğundan ve TTK nın 122. Maddesinde belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden tazminat isteme şartlarının oluşmadığını belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.DELİLLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl ve birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyalarında; Satıcının, taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesinde kaynaklanan bakiye alacaklarını tahsili, birleşen mahkememiz dosyasında karşı davada ise; tek satıcının, sözleşmesini haksız olarak feshedildiğinden kaynaklı zarar ve denkleştirme tazminatı istemine, ilişkindir.Davacı MARBU... Vekili delil olarak;. 2013 tarihli tek satıcılık sözleşmesine, 13.11.2020 tarihli Ek Sözleşme protokole ihtarnameye, fatura, bilirkişi incelemesi ... Baneres ve Kumar vekili ise; aynı sözleşme ve ek protokole, gümrük kayıtlarına, müşteri portföyündeki şirketler kayıtlarına... dayanmıştır.6102 saylı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirildiği ve anlaşamamaya dair son tutanağın sunulduğu, görülmüştür.Davacı Alman devletine tabi tüzel kişi olduğundan MÖHUK 48.madde kapsamında yabancılık teminatı hususunda; Alman devleti ile ülkemizin tarafı olduğu 1954 tarihli Lahey Sözleşmesi ve ikili sözleşmeler ile fiili uygulama gözetilerek, yabancılık teminatında muaf tutulmuştur.Taraflar arasında imzalanan 2013 tarihli tek satıcılık sözleşmesinin; 7.1maddesinde; “sözleşme 3 yıl için bağıtlanmıştır ve 31.12.2015 tarihinde sona erer. Sözleşme bitiş tarihinden altı ay önce feshedilmez ise her seferinde iki yıl için uzar”, 7.2 maddesinde; “taraflardan herhangi biri sözleşme yükümlülüklerini ihlal eder ise, diğer taraf ihlalin ortadan kaldırılmasını yazılı olarak talep ettikten sonra ve bu ihlal 30 gün içinde ortadan kaldırılmadığı takdirde, ihlali yapan tarafın herhangi bir zarar tazmin talep hakkı olmadan diğer tarafın sözleşmeyi süre tanımadan feshedebilir. Bu durum tarafların herhangi birinin ödeme aczine girmesi, iflas davası açılması, iflas etmesi veya tarafların ticari işletmesinin kısmen veya tamamen üçüncü taraflara devredilmesi halinde de geçerlidir” , 7.3.maddesinde; “fesihler noter tasdikli evrak ile yapılır”, 8.maddesinde;“bu sözleşme hükümlerinin ihlali halinde, sözleşme ihlali yapan taraf, diğer tarafa, ilk müracaatı üzerine hemen ihlal ile neden olunan maddi, gayri maddi, pozitif zararları ve güven zararını karşılamakla yükümlüdür”, hükümlerini içermektedir.Yine, taraflar arasında imzalanan 13.11.2020 tarihli EK Sözleşme/protokol incelendiğinde; tek satıcılık sözleşmesinin 31.12.2021 tarihinde feshini önleyebilmek ve böylece sözleşmenin 31.12.2023 tarihine kadar uzayabilmesini sağlamak için davalı ...’in 30.06.2021 tarihine kadar iki hususu taahhüt ettiği. Birincisinin; vadesi geçmiş (existing due) borçlarını ödemesi, ikincisinin; protokolde yazılı olan modellerin satışının sağlaması olup, davacının ise buna karşılık; ... firması ile başlattığı müzakerelerini sonlandırmak ve davalı dışında herhangi bir şirkete tek satıcılık yetkisi vermemek, üretim fazlası ürünleri İran pazarında satabilmesi için davalıyı desteklemek ve etkili yeni bir dağıtım ağı kurmak için, masrafı davacıya ait olmak üzere, görevlendirme yapmak hususlarında olduğu. Yine davalının, davacıya 13.11.2020 ek protokol tarihindeki muaccel borç tutarı toplam olarak belirtilmemiş ise de, davalının vadesi geçmiş borçlarını belirlenen ödeme planında; 200.000,00 EUR değerinde gayrimenkul ipoteği, Nisan 2021’de 50.000,00 EUR nakit ödeme ve Lehdarı Ulrich Eitel, keşidecileri Aysin ve... olan 176.000,00 EUR tutarlı bir kambiyo senedi verilmesi olarak kararlaştırıldığı, bu kapsamda davalının, davacıya vadesi geçmiş borçlarını tasfiye amacıyla 426.000,00 EUR tutarında bir taahhütte bulunduğu, anlaşılmıştır. ... tarafından, tek satıcı ...'e keşide edilen Kadıköy 19.Noterliğinin 18.02. 2022 tarih ve 4052 yevmiye nolu ihtarnamesiyle; taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 31. 12.2021 tarihi itibariyle sona erdiği, sözleşmeden doğan ve ödenmeyen 372.664,65 Euro borç tutarı ile verilen zararlara ilişkin 106.000,00Euro tazminatın ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının bildirildiği, ihtarnamenin 21.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık; tek satıcılık sözleşmesinin, sözleşmesinin 7.1.maddesi gereğince 6 ay öncesinde fesih ihbarı yapılmadığından 31.12.2021 tarihinde itibaren yeniden iki yıllık süreyle, yani 31.12.2023e kadar uzayıp uzamadığı, yine 13.11.2020 tarihli protokol şartları yerine getirilmediği için artık 6 aylık önele gerek kalmadan 31.12.2021 tarihinde sonlanıp sonlanmadığı, bu kapsamda, ... tarafından sözleşmenin fesih edilip edilmediği ve haksız fesih olup olmadığı, bu kapsamda tek satıcı ... in portföy/ denkleştirme tazminatı ile haksız fesih tazminatı isteme şartların oluşup oluşmadığı, oluşması halinde tazminat miktarına ile ...' in, sözleşme kapsamında asıl ve birleşen dosyada istenen bakiye fatura alacağının bulunup bulunmadığı, hususlarında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 121/1.maddesinde; belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesinin taraflarından her birinin 3 ay önceden ihbarda bulunmak şartı ile feshedebileceği, yine haklı bir sebep olmadan veya 3 aylık ihbar süresine uyulmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın karşı tarafın başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebi ile uğradığı zararın, karşı taraftan tazminini isteyebileceği, yine aynı yasanın 122. Maddesinde; sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde şartların oluşması halinde denkleştirme tazminatı isteminde bulunabileceği, belirtilmiştir. Taraf delileri toplanarak, ticari defter ve kayıtlar ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak rapor hazırlanması için mali müşavir Melek Bolat ile nitelikli hesap uzmanı Şükriye Altınbaşak Kirkil den oluşan heyette dosyanın tevdiyle alınan 09.07.2024 tarihli raporda; Asıl davada; taraflar arasında 01.01.2013- 17.01.2022 tarihleri arasında mevcut ticari ilişkide, 2013-2014 dönem sonunda hesabın kapatıldığı ve taraflar arasında alacak/borç bakiyesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı. Uyuşmazlığın 2015 döneminde başladığı, Merkez adresi Almanya olan davacı tarafça dosyaya sunulan apostillerde; cari hesap takibi yapılamadığını, sadece dava konusu 21 adet faturadan kaynaklanan bakiye 319.174,72 Euro alacak kaydı olduğunu. Davalı ... vekili tarafından “sözleşme hükümlerine aykırı olarak 31.12.2021 tarihinde sözleşmenin sona erdirildiğini, oysaki 17.01.2022 tarihli faturayla davacının mal tedarikine devam ettiği” belirtilmiş isede; dosyaya sunulan 17.01.2022 tarih/512490 nolu 83,52 Euro bedelli fatura kaydına davacı kayıtlarından rastlanmadığını, ayrıca dava konusu 21 adet fatura toplamı 403.538,65 Euro olmasına rağmen, davacı tarafça 319.174,72 Euro alacak talep edildiğinden davacının apostil kayıtlarında işbu faturalara dayanarak 319.174,72 Euro alacak bakiyesinin mevcut olduğunu, birleşen dava davalısı Kumra yönünden ise; 2019 döneminde düzenlenen toplam 4 adet faturadan kaynaklanan bakiye 53.489,93 Euro alacak kaydı olduğu , davalı ... defterlerin de; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, 01.01.2013- 17.02.2022 tarihleri arasında geçen dönemde, dava konusu 21 adet fatura ile birlikte toplam 21.765.882,10 TL bedelli 310 adet fatura kaydının olduğu, son faturanın 17.01.2022 tarihli olduğu, davalı tarafça yapılan toplam 20.922.828,35 TL’lik ödeme kaydının bulunduğunu, Vergi Usul Kanunu ilgili hükümleri gereği, döviz cinsinden yapılan işlemlere ilişkin kur farkı tahakkuk kayıtlarının olduğu ve bu kapsamda, davacı hesabına toplam 2.329.716,49 TL alacak ve 322.415,62 TL borç tahakkuku kaydı olduğu, 2021 ve 2022 dönem sonlarında davalı bakiye (21.765.882,10-20.922.828,85+2.329.716,49-322.415,62)=2.850.354,12TL borç kaydının olduğu. Davacı tarafça asıl davalı ... AŞ. adına 24.07.2015-17.01.2022 tarihleri arasında düzenlenen ve dosyada mevcut olan toplam 403.622,17 Euro bedelli 22 adet fatura olduğu, ancak birleşen davalı Kumra İnş.AŞ. adına düzenlenmiş fatura örneğine rastlanmadığı, dava konusu 21 adet faturanın toplam bedeli 403.538,65 Euro olmasına rağmen, davacı tarafça işbu faturalara dayanarak bakiye 319.174,72 Euro talep edilmekle, aradaki farkın 84.363,93 Euro olduğu, toplam 403.538,65 Euro bedelli 21 adet faturanın davalı defterlerinde ilgili dönem kurları karşılığı toplam 2.076.626,71 TL olarak kayıtlı olduğu, dava konusu 21 adet faturanın toplam bedeliyle talep edilen bedel arasındaki 84.363,93 Euro farkın yıllara göre ortalama kur değeri alınarak TL karşılığı 1.233.573,46 TL’nin düşülmesi gerektiği, ilgili dönemlerde, davacı hesabına alacak ve borç olarak kaydedilen kur farkı tahakkuklarının (+2.329.716,49 – 322.415,62) = +2.007.300,87 TL olduğu, 2021 sonunda davalı borç bakiyesinin (2.076.626,71 -1.233.573,46 + 2.007.300,87) = 2.850. 354,12TL olduğu. Bu durumda davalının mevcut borç bakiyesinin davacı tarafça talep edilen toplam 319.174,72 Euro bedelli 21 adet faturadan kaynaklandığını. Ayrıca birleşen dosyada Kumra şirketinde talep edilen alacak yönünden; Taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu ve 02.06.2017 - 03.06.2020 tarihleri arasında mevcut ticari ilişkide 2017 ve 2018 dönem sonlarında hesap kapatılmış olup taraflar arasında alacak/borç bakiyesi hususunda uyuşmazlık bulunmadığını ancak 2019 dönemine ilişkin uyuşmazlı olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan apostillerde ; cari hesap takibi yapılamadığı sadece dava konusu 4 adet faturadan kaynaklanan toplam 53.489,93 Euro alacak kaydının olduğu, davalı Kumar defterlerinde ise; dava konusu 4 adet fatura ile birlikte toplam 1.508.631,77 TL bedelli 10 adet fatura kaydının bulunduğu, davalı tarafça yapılan toplam 1.162.031,27TL’lik ödeme kaydı ile Vergi Usul Kanunu ilgili hükümleri gereği döviz cinsinden yapılan işlemlere ilişkin kur farkı tahakkuk kayıtları nedeniyle, davacı hesabına toplam 352.749,59TL alacak ve 31.979,64TL borç tahakkuku kaydı nedeniyle 2021 ve 2022 dönem sonlarında, bu davalının bakiye (1.508.631,77– 1.162.031,27 + 352.749,59 – 31.979,64) = 667.370,45 TL borç kaydının bulunduğu, netice olarak 2019-2020-2021 dönemlerinde davacı hesabına alacak ve borç olarak kaydedilen kur farkı tahakkuklarının (+ 352.749,59 - 31.979,64) = +320.769, 95TL olduğu, 2021 dönem sonunda davalı borç bakiyesinin (347.040,66 +320.769,95) = 667.810,61TL olduğu, 2022 döneminde davacı hesabına kur farkı tahakkuku yapılmadığı, bu nedenle, davalının mevcut borç bakiyesinin davacı tarafça talep edilen toplam 53.489,993 Euro bedelli 4 adet faturadan kaynaklandığını, Karşı dava yönünden ise; Karşı davada davacının talep edebileceği denkleştirme tazminatı ve maddi tazminat kalemlerinin hesaplanabilmesi için öncelikle feshin haksız olup olmadığı konusunda takdir ve değerlendirmesi Mahkemeye ait olmak üzere, karşı davacının bu iddialarını somutlaması ve dosyaya hesaplamaya elverişli delillerini sunması, yine Yargıtay içtihatlarda formüle edilen şekilde denkleştirme tazminatı hesabı yapabilmek için davalı- karşı davacının, davacı- karşı davalı tarafın müşteri portföyüne kattığı müşterilerle, davacı- karşı davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra da ticari ilişkisini devam ettirip ettirmediği, ettirdi ise hangi firmalarla, hangi süre ve oranda devam ettirdiğinin tespiti gerektiğini. Ancak dosyada bunlara ilişkin bir bilgi olmadığı, bu nedenle, davacı-karşı davalının tek satıcılık dönemindeki satışlarının, pazarda elde ettiği payın, müşteri ağının incelenmesi, kendi katkı ve çabaları ile bunları arttırıp arttırmadığı ve kendi çabası ile oluşturduğu müşteri ağından ve pazar payından fesihten sonra da davacı-karşı davalının yararlanıp yararlanmadığı hususlarının tespitinin gerektiği , yine duvar kağıdı konusunda sektör bilgisi olan bilirkişinin heyete eklenmesi gerektiği belirtilerek; asıl davada, davacının, davalıdan dava tarihi itibariyle 319.174,72 Euro, yine birleşen davada; davacının, davalıdan dava tarihi itibariyle 53.489,93 Euro alacaklı olduğu belirtilmiştir. ... vekilince rapora karşı, öncelikle faturaların tek başına mal satım ve teslimini ispata yeterli olmadığı, gümrük kayıtlarıyla karşılaştırma yapılması gerektiğini, yine 2015 yılında " 15.07. 2015 - 08.08.2015 " tarihleri arasında " Konsinye/ toplu mal " alınması yoluna gidildiğini, bu nedenle 2015 deki alınan malların satılıp satılmadığının tespit edilmediği ve envanter hesaplarının bu alımlar bakımından incelenmediğini, Konsinye alım satım nedeni ile borcunun muaccel hale gelmediği, hususların nazara alınmadığı belirtilerek, itiraz edilmiştir. Ayrıca karşı dava yönünde; denkleştirme ve haksız fesih tazminatı talepleri somutlaştırılmış, tek satıcılık döneminde oluşturulan müşteri portföyü yönünde ilgili şirketlerin isim ve yazışma bilgileri dosyaya sunulmuştur.... vekilince bildirilen müşterileri ... Holding iştiraklerinden ... Uluslararası İnş. Yat. San. Tic. A.Ş., ...Hazır Beton … Şti., Sergen Yapı , Tuna İnşaat ve Safe Park .. şirketlere yazılarak; ... ile ticari ilişkilerinin olup olmadığı, sözleşmenin feshi sonrasında da, aynı marka ürünlerin, yeni tek satıcı ile alımı konusunda ticari ilişkilerinin devam edip etmediği sorulmuş, verilen cevaplar dosyaya kazandırılmıştır.İş bu dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile rapora karşı beyan ve itirazların değerlendirilmesi için mevcut heyete duvar kağıtları konusunda uzman bir iç mimar bilirkişi eklenerek alınan 03.06.2025 tarihli ek raporda; öncelikle takip konusu 21 adet fatura tutarı toplamı nın 405.602,89 EURO olduğu halde sehven 403.538,65 EURO olarak hesaplandığını, yine davacının Apostil ekinde mevcut gerek 2015 tarihli işbu iki adet fatura ve gerekse diğer faturalar üzerinde Türkçe "vergiden muaf satış, ihracaat teslimat USTG madde 6 ile bağl.madde 4 parag. 1a ' ya göre fatura bedeli tamamen ödenmediği sürece mülkiyet bize aittir" şerhi mevcut olup, KONSİNYE alım/satıma ilişkin açıkça bir şerhe rastlanmadığı, kök raporun 6.sayfasındaki tabloda görüleceği üzere; davalı Benaras AŞ. ile davacı arasındaki ticari ilişkide 2014 dönem sonunda hesabın kapatılarak taraflar arasında alacak/borç bakiyesi bulunmadığı, davalı borç bakiyesinin 2015 dönem sonunda oluştuğu ve 1.442.864,93 TL borçlu olduğu, 2015 dönem sonunda oluşan borç bakiyesinin pandeminin başladığı 2019 dönem sonunda 2.604.307,86 TL'ye ulaştığı, Pandeminin başladığı 2019 döneminden sonra 2020-2021 yıllarında da taraflar arasındaki mal alış/ödemelerin devam ettiği ve 15.08.2022 esas dava tarihi itibariyle davalı ... AŞ'nin bakiye borç kaydının 2.850.354,12 TL olduğunun tespit edilmiştir. Asıl dosya ve birleşen 13.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyalarında Marburgen'in, tek satıcılık sözleşmesi kapsamında bakiye fatura alacağı isteminin; tüm dosya kapsamı, dava , cevapları ile taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol, bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu birlikte değerlendiril- diğinde; taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesinin bulunduğu ve bu kapsamda davalı ve davacı kayıtlarına göre bilirkişice tespit edilen ve ödenmeyen fatura bakiye alacağının asıl dosyada 319.174,72 Euro, birleşen dosyada ise 53.489,93Euro olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca davalı tek satıcı ... in 15.07.2015 - 08.08.2015 tarihleri arasında " Konsinye toplu mal " alınması iddiası yönünde, taraflarca itiraz edilmeyen 13.11.2020 tarihli protokol ile davacı ve davalılar arasındaki ticari ilişki yönünden borç miktarında anlaştıkları ve ödeme planına bağladıkları görülmekle, artık bu yönde bir alım- satım olduğu ve bu alıma ilişkin muaccel olmamış bir borcun bulunduğu iddiası kabul görmemiştir. Birleşen Mahkememizi dosyasında, ...'in denkleştirme ve haksız fesih tazminatı istemleri yönündeki karşı davada ise; Taraflar arasında 2013 tarihli tek satıcılık sözleşmesi ile ticari ilişkinin başladığı ve üç yılık süre bitimi olan 31.12 2015 den, önce 6 ay öncesinde fesih ihbarında bulunulmadığı için sürenin bu tarihten itibaren ikişer yıllık dönem olarak yenilendiği, buna göre son iki yıllık dönemin 31.12.2021 de biteceği, ancak taraflarca bu dönem bitmeden imzalanan 13.11.2020 tarihli protokol ile; sözleşmenin 31.12.2021 tarihinde feshinin önlenmesi vede 31.12.2023 tarihine kadar uzaması için, ...’in 30.06.2021 tarihine kadar, taraflarca belirlenen 426.000,00 EUR borcun, senet ve nakit olarak ödenmesi ile teminat altına alınması için ipotek vermesi edimini yerine getirilmesi gerektiği halde, yerine getirmediği. Bu nedenle sözleşmenin 31.12.2021 de kendiliğinden sonlandığı. ... tarafından Kadıköy 19.Noterliği aracılığıyla tek satıcı ...'e keşide edilen 18.02.2022 tarih ve 4052 yevmiye nolu ihtarnameyle; sözlemenin 31.12.2021 tarihinde sona erdiği belirtilerek, bakiye borcun ödenmesinin ihtarı edildiği görülmekle, sözleşme sürenin 31.12.2021 tarihinde sona erdiği bu nedenle haksız feshin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Yine tek satıcı ... in, sözleşmenin 31.12.2021 den önceki 6 aylık sürede fesih ihbarının noterce yapılmadığı gibi 31.12.2021 den sonrada 17.01.2022 tarihli fatura ile satım yapıldığı ve sözleşmenin yeniden iki yıllık süreyle, yani 31.12.2023 e kadar uzadığı iddiasının, bilirkişi raporunda bu faturanın ... kayıtlarında yer almadığı gibi faturanın tek başına iddiayı ispata yeterli olamadığı, yine 13.11.2020 tarihli protokol ile sözleşme süresinin iki yıl daha uzatılması için ... in, borçları ödemesi ve teminat altına alması edimini yerine getirmediği, protokol ve tarafların beyanları nazara alındığından, sözleşmenin uzatılmadığı ve 31.12.2021 de sona erdiği ve ... in haksız sözleşme fesih durumunun sözkonusu olmadığı anlaşılmıştır. İş bu sözleşmenin, ...'e münhasır acentelik yetkisi tanıyan nitelikte tek satıcılık sözleşmesi olduğu ve Yargıtay 19 HD nin içtihatlarında da belirtildiği gibi, acentelik sözleşmeleri için düzenlene 6102 sayılı TTK' nun 121 ve122.vd maddelerinin, tek satıcılık sözleşmelerinde de uygulama yeri bulduğu, görülmüştür. Bu durumda, tek satıcının portföy tazminatı talep edebilmesi için söz konusu yasal düzenlemede ve içtihtlarda belirlenen koşulların bulunması gerekeceği ve bu koşulların, 1- Acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edecek şekilde sona ermiş olması, 2-Acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra müvekkilin, acentenin çabasıyla oluşturulan yeni müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi, 3-Sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin, müvekkiline devrettiği yeni müşteri çevresinden gelir elde etme imkanını kaybetmiş olması, 4-Acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasına yönelik olduğu, anlaşılmıştır.Bu kapsamda, dosyamızda öncelikle sözleşmenin denkleştirme talep edilecek şekilde sona ermiş olması ,yani Satıcı tarafından haksız feshi edilmiş olması gerekmektedir. Dosyamızda taraflar arasındaki sözleşme hüküm gereğince 2015 yılından sonra önceden bildirilmemesi halinde ikişer yıllık dönemler halinde yenileneceği ve buna göre 31.12.2021 tarihinde yenilen iki yıllık süre dolumu bitmeden tarafların bir araya gelerek imzaladıkları 13.11.2020 protokol ile, tek satıcının borçların ödemesi vs edimlerini yerine getirmesi şartıyla, sözleşmenin 31.12.2021de bitiminin engellenerek, sözleşme süresini 31.12.2023tarihine kadar uzamasının kararlaştırıldığı. Ancak tek satıcının edimlerini yerine getirmediği, yani protokolde kararlaştırılan ödeme ve teminat borcunu yerine getirmediğinden, sözleşmenin 31.12.2021 tarihinde sona ediği anlaşılmıştır. Bu durumda, satıcının sözleşmeyi haksız feshinin söz konusu olmadığı gibi, tek satıcının belirtiği müşteri portföyündeki şirketlerle yaptığı ticari ilişkinin, yani davacı portföyü ile sağladığını belirttiği müşterileriyle, ... in, yeni tek satıcısı üzerinde, ticari ilişkiyi devam ettirilerek kazanç elde ettiği iddiasının da ispat edemediğinden, haksız fesih vede denkleştirme tazminatı istem şartlarının oluşmadığı, görülmüştür.Yukarıda açıklana nedenlerle asıl ve birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyalarında ... in, bakiye fatura alacağı talebine ilişin davalarının kabulü ile, asıl dosyada talep konusu alacağın ödenmesi için noter ihtarıyla bildirimde bulunulduğundan, ... i temerrüte düşürüldüğü nazara alınarak, bu tarihten itibarene, birleşen davada temerrüt ihtarı bulunmadığı gibi dava tarihinden itibaren talepte bulunulduğundan, yabancı para alacağına ilişkin yasal düzenlemeye göre faiziyle birlikte tahsiline, birleşen mahkememizde açılan karşı davada ise; tek satıcı ... in haksız fesih tazminat ile denkleştirme tazminatı istemlerinin, sözleşmenin kendiliğinden süre sonunda bittiği ve haksız fesih bulunmadığından şartları oluşmayan iş bu talebin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dosyada, davacının davasının kabulü ile; 319.174,72EURO' nun 22/02/2022 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıllık Euro üzerinde açılan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,A) Alınması gereken 392.361,46 TL karar ve ilam harcından 89.936,46 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 302.425,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B) Davacı tarafından yatırılan 80,70TL başvuru harcı, 89.936,46 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 90.028,66 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C) Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, D) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tutar üzerinden takdir edilen 563.191,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Birleşen ... 13.ATM'nin 2022/592 esas sayılı dosyasında, davacının davasının kabulü ile; 53.489,93Euro'nun dava tarihi olan 05/09/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıllık Euro üzerinde açılan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, A) Alınması gereken 66.724,18 TL karar ve ilam harcından 13.389,36 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 53.334,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B) Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 13.389,36 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 13.481,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C) Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, D) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tutar üzerinden takdir edilen 148.749,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Birleşen Mahkememizin 2023/677 esas sayılı dosyasında, davacının davasının reddine, A) Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 1.707,75 TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.092,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, B) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tutar üzerinden takdir ve hesap edilen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, C)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4- Asıl ve birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/592 esas sayılı dosyasında;A) Davacı ... Tapetenfabrik JB Schaefer GMBH CO KG'nun karşıladığı 944,00 TL yazışma gideri, 10.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.444,00 TL yargılama giderinin, kabul oranlarına göre 9.781,19 TL'sinin davalı ...'nden, 1.662,81 TL'sinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, B)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul oranlarına göre 1.333,33 TL'sinin davalı ...'nden, 226,67 TL'sinin davalı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2025Başkan ... ✍e-imzalıdır Üye ...✍e-imzalıdır Üye ...✍e-imzalıdır Katip ...✍e-imzalıdır u Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."