Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde kambiyo senetleri kaynaklı menfi tespit davasında imza incelemesi, usulsüz tebligat ve kötü niyet iddialarına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı şirket, kendisine karşı başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu çeklerin kendi yetkilisi tarafından imzalanmadığını, daha önce kaybettiğini ve alacaklıya borcu olmadığını iddia ederek takibin durdurulmasını ve tazminat ödenmesini talep etmiştir. Davalı ise, çekleri ciro yoluyla yasal hamil olarak devraldığını, bankaya süresinde ibraz etmesine rağmen karşılıksız çıktığını, davacının çek kaybı iddialarının kötü niyetli olduğunu ve kendisinin imzayı inceleme imkanı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın esasını oluşturan imza itirazının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/151 Esas
KARAR NO : 2025/886
...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
KARAR Y.TARİHİ : 30/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin adresinin ...olduğunu kambiyo senedi alacaklısının kendi yerleşim yerinde takip yapamayacağını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını , davacıya yapılan tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, tebliğin yapılan ... isimli kişinin şirket tarafından tanınmadığını, usulsüz olduğunu, şikayete konu çekin davacı şirket ve yetkili tarafından imzalanmadığını, çekin 3 ay önce kaybedildiğini ve buna ilişkin şikayetin de bulunduğunu çek üzerindeki imza ve yazıların davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, davacı şirketin alacaklıya her hangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davacı şirketin borcu olmadığının tespitine, .... Esas sayılı haksız icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile uğradıkları zararların yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyetli davalıdan alınmasına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yine alacağın % 10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
II-SAVUNMALAR
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan ....esas numarası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibi dosyasına, müvekkiline ciro edilen 2 adet çek olduğunu, çeklerin ciro yolu ile müvekkiline teslim edildiğini , yetkili hamil olarak müvekkili şirket tarafından yasal süresi içerisinde ilgili bankaya ibraz edildiğini, fakat çeklerin banka nezdinde karşılığının olmaması nedeniyle çekin arkası şerhli olarak banka tarafından yazıldığını, bankaya ibraz edilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle .... esas sayılı dosyası ile 31.03.2022 tarihinde davacı şirket yetkilisi ... hakkında.... suçundan şikayette bulunulduğunu ve dava açıldığını, ....esas sayılı dosyasında görülmeye başlanan dava halen derdest olduğunu, davacının iddiasının aksine usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine davacı tarafından İcra Mahkemesi'ne itiraz edilmemiş olması nedeniyle takibin kesinleştiğini, davacı şirket yetkilisinin çek koçanlarının yaklaşık 5-6 ay önce kaybolduğunu belirterek, hakkında icra ceza şikayetlerinin başlamasıyla şikayette bulunduğunu belirtmesi hayatın olağan akışına ve basiretli tacir olma yükümlülüğüne açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirket yetkilisinin çek yapraklarının iradesi dışında elinden çıkmasına rağmen, mahkemeye başvurmayarak, kaybolan çek yapraklarının iptalini istememesi, tarafımızca yapılan icra takibi ve şikayetten sonra dahi hiç bir eylemde bulunmamasının kötü niyetli olduğunu, çek örneklerinin mahkeme tarafından incelenmesi neticesinde, davacı vekilinin iddia ettiği .... isimli şirket ne lehtar olarak ne de çekteki ciro silsilesinde yer almadığını, davacı vekili dilekçesinde ayrıca müvekkili ile davalının arasında ticari ve hukuki bir ilişki olmadığını iddia ettiğini, dolayısıyla davacı vekilinin, müvekkilinin davalı ile herhangi bir hukuki ve ticari ilişkisi olmadığı beyanı mesnetsiz olup aralarında hukuki ve ticari bir ilişki olmasını gerektirmeyeceğini, müvekkilimiz ile davacı şirket arasında doğrudan ticari ilişkinin bulunmaması ve dava konusu çekleri ciro yolu ile teslim aldığı için, imza incelemesi yapma imkanı da bulunmadığını, bu nedenle de müvekkilimizin herhangi bir kötü niyeti söz konusu olmadığından davacının talep ettiği tazminatların yasal şartları da oluşmadığını savunmuş davanın reddini istemiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2.... Aleyhine 31.01.2022 günlü 86.000,00 TL bedelli, 28/02/2022 günlü 86.000,00 TL bedelli iki adet çeke dayalı olarak 82.400,00 TL çek, 82.400,00 TL çek, 2.133,37 TL işlemiş faiz, 247,20 TL komisyon, 8.240,00 TL çek tazminatı, 1.137,80 TL işlemiş faiz, 247.20 TL komisyon, 8.240,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 185.045,57 TL'nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlatıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Davaya konu çeklerin incelenmesinde; .... Esas sayılı dosyasının uyap evrakları.
4. Davacı şirket yetkilisi.... talimat mahkemesi kanalı ile huzurda imza örnekleri aldırılmış, davacının imzasının bulunduğu kurumlara müzekkere yazılarak imza örnekleri celp edilmiştir.
5. Bilirkişi raporu. İmza incelemesi yapak üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi 03/02/2025 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; ... sayılı raporunda özetle; İnceleme konusu çeklerde keşideci imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava,... Esas sayılı takip dosyasına dayanak çekler nedeniyle davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davalarında ispat yükü, davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişkenlik gösterir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
.... raporu ve bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır.
Somut olayda; davacı, davalı yanı tanımadığını, dava konusu çeklerin imzalamadığını, böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, çekler altındaki imzayı inkar etmiş ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu halde, hukuki ilişkinin varlığını, çekler üzerindeki borçlu imzasının davacıya ait olduğunu ispat etmek davalı alacaklıya düşmektedir.
Toplanan deliller, icra dosyası, imza örnekleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; bilirkişi raporu ile .... ait, 28.02.2022 keşide tarihli,86.000- TL bedelli, .... çek nolu 31/01/2022 keşide tarihli 86.000 TL bedelli çek, ... çek nolu 28/02/2022 keşide tarihli 86.000 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalının takibe girişmesinde haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın kabulü ile
-Davacının, ...Esas sayılı icra takibine konu edilen.... nolu 28/02/2022 keşide tarihli 86.000 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
- Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Karar ve İlam Harcı
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.749,32 TL harçtan peşin alınan 2.937,33- TL, yargılamanın devamı aşamasında yatırılan 500,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.437,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.311,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 859,50-TL, bilirkişi ücreti olarak 3.000,00-TL olarak yapılan toplam 3.859,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 3.642,83 ‬-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
6. Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere 15/12/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır