Danıştay 4. Daire, Boğaziçi Kanunu kapsamında imara aykırı ruhsatsız yapıların yıkımına ve tescilli eserin projeye uygun hale getirilmesine dair encümen kararının iptal istemini reddeden istinaf kararını onadı.
Özet: Davacı şirketin, Boğaziçi Kanunu kapsamında tescilli eski eser yapıda tespit edilen imara aykırı faaliyetler nedeniyle ruhsata bağlanamayacak imalatların yıktırılmasına ve ruhsata bağlanabilecek aykırılıkların ise yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine yönelik belediye encümeni kararının iptali talebiyle açtığı davada, bilirkişi raporuyla yapı tatil tutanağındaki aykırılıkların mevcut duruma uygun olduğunun ve izinsiz müdahalelerin yapının özgün haline zarar vereceğinin tespiti üzerine, ilk derece ve bölge idare mahkemelerince verilen davanın reddi yönündeki kararların, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi sebebiyle onanmasına karar verilmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/688 E.  ,  2025/3429 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/688
Karar No : 2025/3429
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsellerde yer alan yapıda imara aykırı faaliyetlerin tespitine ilişkin ... tarih ve ... sayılı 1 nolu yapı tatil tutanağı dayanak alınarak, ruhsata bağlanamayacak olan imalatların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 maddesinin (a) bendi uyarınca yıktırılmasına, ruhsata bağlanabilecek aykırılıkların ise aynı Kanun maddesinin (b) bendi uyarınca yıktırılarak tescilli eski eser yapının projesine uygun hale getirilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Büyükşehir Belediye Encümeni Kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak; yapı tatil tutanağında belirtilen hususların mevcut durum ile uygunluk gösterdiği, yapılan inşai faaliyetlerin yapı ruhsatı gerektirdiği; 25 sayılı parselde tescilli eserin bulunduğu dolayısıyla izinsiz yapılan her türlü müdahalenin yapının özgün haline zarar vereceğinden mer'i imar planı ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı, büyük bir bölümü 44 sayılı parselde bulunan tek katlı yapının ve kadastral boşlukta bulunan açılır-kapanır sistemli eklentinin ruhsata bağlanmadığı dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, ... sayılı parselde yer alan yapının, tescilli ana yapı olduğu, ... sayılı parseldeki kısmın ise ana yapının parçası mahiyetinde olduğu, önceki kayıtlarda her iki yapının tek parsel üzerine oturduğu ve 1969 yılında rölövesinin onaylandığı, Bilirkişi Raporunda, bu durumun gözden kaçırıldığı, dava konusu yıkım kararının dayanağı olan yapı tatil tutanağının hatalı olduğu, belirsizlikler içerdiği ve yapı tatil tutanağında onaylı rölövedeki hemen hemen her kısmın izinsizmiş gibi değerlendirildiği, Encümen Kararının da bu hatalı yapı tatil tutanağı esas alınarak oluşturulduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin usul ve hukuka aykırı tesis edildiği hususları belirtilerek, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının üye ...'nin usulde oyçokluğuyla esasta oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." aynı Kanun'un maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesince bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir". kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrasında "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." kuralı yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişiklikle, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinde "itiraz usulü" kaldırılarak, "istinaf" kanun yolu getirilmiştir. İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemelerinin kesinleşmemiş nihai kararlarının maddi ve hukukî yönlerden denetlenerek, hukuka aykırılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenmiştir.
Yukarıda yazılı mevzuatın değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemelerince, ilk derece mahkemelerinin ilk inceleme üzerine verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının haklı bulunması durumunda ya da davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın ilgili mahkemesine gönderebileceği, belirtilenlerin dışındaki sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmadığı durumlarda istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilip, karardaki maddi veya hukuki eksiklikler giderilmek suretiyle işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda da, ilk derece Mahkemesi tarafından ilk inceleme üzerine verilmiş bir karar olmadığından veya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış bir dava bulunmadığından, bölge idare mahkemesince dava konusu işlemin hukuka uygunluğu yönünden bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, Mahkeme kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla usul yönünden Daire kararına katılmıyorum.