Danıştay 5. Daire, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY iltisakı sebebiyle göreve iade talebinin reddi kararını onarken HAGBnin idari değerlendirmeyi bağlamayacağını vurguladı.
Özet: OHAL kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun reddi üzerine açtığı davada, temyiz incelemesini yapan mahkeme, davacının ceza yargılamasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin masumiyet karinesi kapsamında bağımsız olarak değerlendirilmesi sonucunda davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunduğunu tespit ederek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğuna ve istinaf mahkemesinin ret kararının yerinde olduğuna karar vererek temyiz istemini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/9374Karar No : 2025/7828 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, görev süresi boyunca hiçbir yasa dışı yapıdan emir ve talimat almadığı, örgüt adına herhangi bir iş ve eyleminin olmadığı, sadece öğrencilik döneminde sohbetlere katıldığı ve evde kaldığı, örgütle ilişkisinin sempati ve ibadet boyutunun ötesine geçmediği, 17/25 Aralık sürecinden sonra örgütle bağlantısını kestiğinin göz ardı edildiği, ceza yargılaması sonucunda hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.