Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz yolu açık olduğundan temyiz talebinin reddi ile avukatlık kanunundaki istisnanın mesleki olmayan suçlarda uygulanmayacağı kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının itiraz kanun yoluna tabi olduğu, Avukatlık Kanununda yapılan ve avukatların mesleki görevlerinden kaynaklanan suçlara ilişkin temyiz imkanı getiren düzenlemelerin HAGB kararlarını temyiz edilebilir kılmadığı ve sanığın suçunun mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı yerinde görülerek, bu ek karara yönelik temyiz istemi reddedilip kararın onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1693 E., 2019/18 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/4 E., 2018/193 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 62, 53, 63, 51/1, 58/9, 221/5. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 62, 221/5, 53, 58/9, 63, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanığın duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Bölge adliye mahkemesince verilen, 09.01.2019 tarih ve 2018/1693 E., 2019/18 K. sayılı kararla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, söz konusu karara karşı itiraz kanun yolunun açık olduğu ve verilen kararın itiraz edilmeden 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.11.07.2020 tarih ve 7249 sayılı Kanun'un 10 md. ile Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesine eklenen 5. fıkrasında; "Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." hükmüne yer verdiği, yine 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile Avukatlık Kanunu'na eklenen geçici madde 24'te; "59 uncu maddenin beşinci fıkrası, bu maddeyi ihdas eden Kanun'un yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır. Bu maddenin uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100 üncü maddesi uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir." hükmüne yer verildiği anlaşılmış ise de;Sanık hakkında, bölge adliye mahkemesince 09.01.2019 tarih ve 2018/1693 E., 2019/18 K. sayılı karar ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve bu kararın 5271 sayılı CMK'nın 231/12 maddesi gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu, Avukatlık Kanunundaki düzenlemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı temyiz edilebilebilir karar kılmayı amaçlamadığı, söz konusu düzenlemenin amacının avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı CMK'nın 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması dolayısıyla bu kararların temyiz kanun yoluna tabi olmasının sağlanması olduğu anlaşılmakla; işlediği sabit görülen suçun niteliği ve işlenişi yönüyle, meslekî faaliyetleri kapsamında işlenmediği anlaşılan sanığın temyiz talebi bu kapsamda değerlendirilemeyeceğinden, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, ek karara yönelik sanığın temyiz isteminin reddi ile ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.