5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet kararında, tekerrürün sadece hapis cezasına uygulanması ve maktu vekalet ücreti düzeltilerek onandı.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet ve kaçak eşya müsaderesi kararı verilen sanık hakkında Yargıtay, ilk derece mahkemesinin hapis ve adli para cezalarına ayrım yapmaksızın tekerrür hükümleri uygulaması ve katılan idare lehine maktu vekalet ücretine hükmetmemesi şeklindeki iki temel hukuka aykırılığı tespit etmiş; ancak bu hataların yeniden yargılama gerektirmemesi nedeniyle, adli para cezalarına tekerrür uygulanmayacağını belirterek vekalet ücretini ekleyerek kararı düzeltmiş ve sanığın tekerrür hükümlerinin sadece hapis cezasına uygulanması, katılan kuruma ise maktu vekalet ücreti ödenmesi şeklinde düzeltilmiş hükmü oy birliğiyle onamıştır.
7. Ceza Dairesi         2024/3053 E.  ,  2026/3109 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/650 E., 2023/615 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın tekerrüre esas mahkûmiyet kararları suç tarihi itibarı ile 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlemesine dair Kanun kapsamında kaldığından Tebliğnamede ki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteminin münhasıran vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi gereği indirim yapılırken hapis cezasının yanında 1 gün adli para cezasına da hükmolunması gerektiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
2.Katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün tekerrüre ilişkin 7 numaralı fıkrasından "cezanın" ibaresi çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi, hükme vekalet ücretine ilişkin "Katılan ... İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 17.900,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.