Antalya Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davasında bono üzerindeki tahrifat iddiaları ve yeni düzenlemeler kapsamında dava şartı arabuluculuk zorunluluğunun değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının, eski şirket yetkilisi tarafından sadece imzalanan ve lehtar tarafından hileli bir şekilde içeriği değiştirilip borç miktarının artırıldığı iddia edilen bir bono nedeniyle başlatılan icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasıyla ilgilidir; davacı, geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespiti, ihtiyati tedbir ve icra takibinin iptalini talep ederken, mahkeme, 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren ve menfi tespit davalarını da kapsayan 7445 sayılı Kanun değişikliği uyarınca ticari davalarda zorunlu hale gelen arabuluculuk şartına davacının uymaması üzerine usulden değerlendirme yapmaktadır.

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/743 Esas
KARAR NO : 2026/691
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2026
KARAR TARİHİ : 06/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla takip başlatıldığını, ... tarihli ... TL bedelli bono üzerinden hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirildiğini, Senet takibi olması nedeniyle bu takibin iptali için başvuruda bulunulamadığını, ... tarihli ... TL bedelli bonoda müvekkil şirketin eski yetkilisi tarafından sadece imza atıldığını, diğer zorunlu unsurların ise lehtar ... ... tarafından sonradan doldurulduğunu, , ... tarihli ... TL bedelli bonoda yer alan borç miktarının, daha sonra ... ... tarafından yapılan tahrifat sonucunda değiştirildiğinin tespit edildiğini İbarelere eklenen “2” rakamı ve yazıyla eklenen “iki milyon” ifadesi ile ... TL olan borç miktarı ... TL’ye çıkarıldığını, davaya konu bono el yazısı ile düzenlendiğini, ancak bu yazılar kesinlikle davacı müvekkile ait olmadığını, müvekkilinin borçlu olduğu kısmını dosya alacaklısının vekili hesabına ödeme yapılmış ancak dosyaya beyan edilmemiş ve dosyanın kapatılmadığını belirterek; davalı şahıs ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitine, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, Neticeten  Antalya Genel İcra Dairesi ... /...  Esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına ve akabinde iptaline, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalıdan alınarak müvvekile verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe ;
06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi " İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın ... tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur.
Öte yandan, 6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.
Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.
Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır." denilmiştir. (Benzer olaylara ilişkin olarak aynı yönce Antalya BAM 11. H.D'nin 2021/1600 E. 2021/1469 K. Sayılı içtihatı bulunmaktadır. )
Tüm dosya kapsamına göre değerlendirildiğinde; Eldeki davanın görevsiz mahkemede açılması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... /... Esas - ... /... Karar sayılı kararı ile görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, ... tarihinde kesin olarak karar verilmiştir.
Dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi üzerine dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı görülmekle 6325 sayılı kanun madde 18A gereği davacıya kesin süre verilerek tutanağın aslını yahut arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması istenmiş, bunun üzerine davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçe ekinde arabuluculuk tutanağın sunulduğu görülmüştür. Tutanağın incelenmesinde, arabuluculuk başvuru tarihinin ... tarihi olduğu, bu haliyle Mahkememizdeki dava tarihi olan ... tarihinden önce arabuluculuk faaliyetlerinin sonuçlanmadığı anlaşılmakla, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/5766 Esas, 2024/2202 Karar sayılı kararı da gözetilerek, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 28/03/2023 Tarihli 7445 sayılı yasanın 31. Maddesi ile değişik TTK. 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN-USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dair, TARAFLARIN YOKLUĞUNDA kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/08/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır