Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin, %100 kusurlu sigortalı aracın yol açtığı trafik kazasında oluşan araç değer kaybı tazminatı talepli sigorta davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bir trafik kazası sonucunda aracında maddi hasar ve değer kaybı oluşan davacı, kazada %100 kusurlu karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı şirketten zararının tazminini talep etmiş; davalı, davacının dava öncesi başvurusunun eksik olduğunu iddia ederek davanın reddini istemişse de, mahkeme davacının usulüne uygun başvuru yaptığını ve eksik belge olsa dahi bu durumun dava şartı eksikliğine neden olmayacağını belirterek davalının itirazını reddetmiş ve poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu gereğince tazminattan sorumlu olduğuna hükmetmiştir.

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 04/11/2025KARAR TARİHİ : 26/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araç ile davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan .....plakalı aracın .....tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı şirketin sigortalısı olan aracın %100 kusurlu bulunduğunu, kaza sonrası davalı şirkete yapılan başvurulara ve arabuluculuk sürecine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin ZMMS kapsamında poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta genel şartlarına göre müvekkil şirkete yapılacak başvurularda sunulması gereken evrakların maddi zararlar ve değer kaybı başlıkları altında açıkça düzenlendiğini, davacının başvuru aşamasında ödeme için gerekli banka bilgilerini bildirmeyerek sadece usulen başvuru yaptığını, bu durumun ödeme yapılmasını imkansız kıldığını, dolayısıyla dava şartı olan başvuru aşamasının usulüne uygun tamamlanmadığını belirterek başvurunun usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüdünün oluşmadığını, davacının araç hasarının kasko firması tarafından karşılandığını ve rücu sonrası 57.279,94 TL ödeme yapıldığını, kaza tarihli poliçe teminatının 300.000 TL ile sınırlı olduğunu, araç değer kaybının sigorta genel şartlarına uygun olarak ve aracın cinsi, modeli, kilometresi ile geçmiş kaza kayıtları göz önünde bulundurularak tespit edilmesi gerektiğini, bu kapsamda ilgili ekspertiz raporlarının ve kayıtların celbini talep ettiklerini, müvekkil şirketin sorumluluğunun ancak usulüne uygun bir temerrüt oluşmasıyla başlayacağını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.DELİLLER:Dava konusu kazaya karışan araçların UYAP tescil kayıtları çıktı alınmıştır.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden davacıya ait aracın kayıtları getirtilmiş, dava konusu kazadan önce geçmiş hasar kaydının olmadığı görülmüştür......Sigorta A.Ş.'den hasar dosyası celp edilmiştir.Zarar hususunda bilirkişi raporu alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, maddi tazminat davasıdır.Davacı vekili, müvekkiline ait .....plakalı aracın .....tarihinde karıştığı maddi hasarlı kaza nedeni ile uğramış olduğu değer kaybının tazmini için 1.000,00 TL belirsiz alacağın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, .....tarihli talep arttırım dilekçesi ile değer kaybı alacağını 60.000,00 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili ile cevap dilekçesinde davacının dava açmadan önce KTK'nun 97.maddesinde sayılan belgeleri tamamlamadan başvurduğu dolayısı ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddini talep etmiş ise de davalının cevap dilekçesi içeriğinden davacının dava açmadan önce davalıya KTK'nun 97.maddesi kapsamında başvurduğu anlaşıldığından davalı vekilinin dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2018/3847 Esas 2020/823 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere başvuruda eksik belge olması halinde dava, dava şartı yokluğundan red edilmemeli, bu hususun temerrüt tarihinin tespitinde nazara alınması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkindir. Bir aracın onarılmış durumdaki değeri; ne kadar iyi onarılmış olursa olsun (kural olarak) aynı nitelikte hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacağı bilinen bir gerçektir. Söz konusu zarar hesaplanırken, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Bu zarardan, kazada kusuru bulunan araç sahibi/sürücüsü ile aracı ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketi müteselsil olarak sorumludur.Davalı .....Sigorta A.Ş.'nin .....plakalı aracı, kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile teminat altına aldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, sigortaladığı aracın sürücüsünün kusuru oranında dava konusu zarardan sorumludur......Tarihinde, dava dışı sigortalı .....sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın seyir halinde iken aracının ön kısmıyla davacının sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın arka kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağındaki beyanların birbirini doğruladığı görülmüştür. Dava dışı sürücü .....takip mesafesini korumaması ve aracının hızını yolun durumuna göre ayarlamaması nedeni ile Mahkememizce dava konusu kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunmuştur.Mahkememizce zarar hususunda bilirkişi raporu alınmış, .....tarihli bilirkişi raporu ve .....tarihli ek bilirkişi raporunda sonuç olarak; araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, onarım bedelinin 49.814,00.-TLolduğu, araç rayiç değerinin 1.336.000,00.-TL olduğu, aracın pert olmadığı ve onarımının ekonomik olduğu, araçta oluşan değer kaybının 60.000,00.-TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Dolayısyla davacının bakiye değer kaybı alacağının 60.000,00.-TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili, talep edilen alacağa kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi, kaza tarihinde temerrüte düşmemekte olup, KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yapıldıktan 8 iş günü sonra temerrüte düşmektedir. Davalı vekili davacının başvuru yaparken tüm belgeleri sunmadığını, eksik belge ile başvurduğunu ileri sürmüştür. Davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapıldığını ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının dava dilekçesinin ekindeki belgede yalnız başvurusunun davalıya .....tarihinde mail ortamında ulaştığı görülmekte olup, başvuru ekinde hangi belgelerin olduğu görülmemektedir. Sigorta şirketinden celp edilen hasar dosyasından da davacının evraklarının tam olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Nitekim davalı taraf da eksik başvuru yapıldığını ileri sürmüştür. Davacı taraf, eksiksiz bir şekilde başvuru yaptığını ispat edemediğinden, eksik başvuru nedeni ile davalının başvuru ile temerrüte düşmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi, ara buluculuk başvuru tarihi olan .....olarak kabul edilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 4 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2021/18933 Esas 2021/4438 Karar sayılı içtihadı). İzah edilen nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile 60.000,00 TL değer kaybı tazminatının, arabuluculuk başvuru tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gerekli 4.098,60 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL ile 1.007,57 TL'nin mahsubu ile eksik 2.475,63 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 615,40 TL, ıslah harcı 1.007,57 TL, bilirkişi ücreti 4.500,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 132,90 TL olmak üzere toplam 6.871,27 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davalıya ödenmesine,6-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. Katip HakimHÜKMÜN TASHİHİ ŞERHİMahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasında .....tarihinde karar verilmiş, hükmün (5) numaralı bendinde sehven vekalet ücretinin davalıdan alınarak davalıya ödenmesine bırakıldığı görülmüştür.Davacı vekili hükmün tashihi istemli .....tarihli dilekçe sunmuş, dilekçenin verildiği tarihte henüz gerekçeli kararın yazılmadığı, dolayısı ile tebliğ işleminin de yapılmadığı görülmüştür.HMK'nun 304. maddesi "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir." hükmünü havidir.Somut olayda, Mahkememizin .....tarihli celse (5) numaralı bendinin yazım hatasından kaynaklı olarak sehven düzenlendiği anlaşılmakla;Mahkememizin .....tarihli kararının, hüküm kısmının (5) numaralı bendinin "Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," şeklinde HMK 304 maddesi uyarınca TASHİHİNE,Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.Katip Hakim