Mobilya malzemeleri ticari satışından kaynaklanan alacak ve fatura uyumsuzlukları nedeniyle açılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Mobilya malzemeleri ve orman ürünleri satışından doğan alacak için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talepli davada, davacı şirket 387.428,61 TL asıl alacak ve faizin ödenmediğini ileri sürerken, davalının dava dilekçesine herhangi bir cevap sunmadığı, bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerine göre alacağın varlığı ve miktarı tespit edilmiş olmasına karşın, davalının ticari defter ve belgelerini tam olarak ibraz etmemesi nedeniyle kayıtları arasındaki önemli farkların ve ispatlanamayan ödeme kayıtlarının bulunduğu belirtilerek, uyuşmazlığın kanuni ispat yükü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/68 Esas - 2025/787

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/68 Esas
KARAR NO : 2025/787 Karar
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2025
KARAR TARİHİ : 07/11/2025
YAZIM TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı şirketin mobilya malzemeleri ve orman ürünleri satışı işiyle uğraştığını, davalı şirkete mobilya malzemeleri ve orman ürünleri sattığını, akabinde davalıya e-faturalar düzenlediğini ancak, davalı şirketçe teslim edilen mallara ilişkin ödeme yapmadığını, davalının satın aldığı ürünlere ilişkin 387.428,61-TL tutarlı faturaların bakiyesini ve TTK madde 1530/4 gereği 247.662,55-TL geçmiş gün faizini ödemediği için davacı şirket tarafından davalı aleyhine .... sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının.... esas numaralı takibine yaptığı haksız itirazın asıl alacak miktarı olan 387.428,61-TL yönünden iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu uyuşmazlığın, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı var ise miktarı olduğu anlaşıldı.
... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Huzurda ki davanın, ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu uyuşmazlığın, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, var ise miktarı yönünde olduğu, davacı şirketçe, ... esas sayılı icra dosyası ile, 24/12/2024 tarihinde 387.428,61.-TL asıl alacak ve 247.662,55.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 635.091,16.-TL alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin faturalar bakiyesi alacağına ilişkin olduğu, Davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre; Davacı şirketin 2023-2024 yılına ait ticari defterlerinin E- Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, Taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2023 yılı öncesine dayandığı, davalı şirketin 2023 yılına 32.070,39.-TL borç bakiyesi ile devir geldiği, davacı şirketçe davalıya 2023 yılında 1.172.993,08.-TL tutarında fatura düzenlendiği ve (1.172.993,08.-TL+32.070,39.-TL)= 1.205.063,47.-TL tutarında cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu, akabinde, davacı şirketin davalıdan 817.634,86.-TL tutarında ödeme aldığı görülmekle, davacı şirketin (24/12/2024 takip tarihi) itibari ile 1.205.063,47 – 817.634,86= 387.428,61.-TL tutarında davalı firmadan alacaklı olduğu, davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Sayın Mahkemenin tarafıma verdiği görev doğrultusunda tüm dosya kapsamı incelenmiş, davalı firmanın Mali Müşaviri ... (... xx) ile irtibata geçilerek davalı firmanın ticari defter ve belgeleri talep edilmiş ancak, tarafıma defterler ibraz edilmediğinden tasdike yönelik incele ve tespit yapılamadığı, Tarafıma ibraz edilen 2023 yılı muavin defterlerine göre ise; Taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2023 yılı öncesine dayandığı, davacı şirketin 2023 yılına 21.354,88.-TL borç alacak bakiyesi ile devir geldiği, davacı şirketçe davalıya 2023 yılında 1.088.963,08.-TL tutarında fatura düzenlendiği ve (1.088.963,08.-TL - 21.354,88.-TL)= 1.067.608,20.-TL tutarında cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu, akabinde, davalı firmanın davacıya 1.067.608,20.-TL tutarında ödeme yaptığı ve cari hesabın kapandığı, Taraflar arasında, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen faturalar, devir bakiye açılış bakiye tutarları ve ödeme / tahsilat yönünden fark/uyuşmazlık olduğu, davacı taraf ticari defterlerinde 2023 yılı fatura toplamı 1.172.993,08.-TL iken, davalı kayıtlarında 1.088.963,08.-TL olduğu, (1.172.993,08-1.088.963,08)= 84.030,00.-TL tutarında fark olduğu, bunun da 05/09/2023 tarihli ... sıra numaralı davacı şirket kayıtlarında mevcut olan ancak, davalı kayıtlarında yer almayan 84.030,00.-TL bedelli faturaya ilişkin olduğu, Diğer taraftan, davalı firma muavin defter kayıtlarında gözüken virman açıklamalı 717.608,20.-TL bedelli kayda ilişkin belge/dekonta rastlanmadığı,
yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:...md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (.... karar sayılı emsal ilamı)
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, davalı tarafın verilen kesin sürede ticari defterlerin sunmayarak ibraz etmekten kaçındığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla, ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, alacağın likit olduğu göz önüne alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1)Davanın KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takiben yapılan itirazın 387.428,61-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına,
Kabul edilen miktarın %20'si olan 77.485,72-TL olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 26.465,25 TL harçtan, dava açılışında alınan 3.440,86 TL peşin harcın düşümü ile kalan 23.024,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 3.440,86 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 250,00 TL tebligat ücreti, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 9.331,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 61.988,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren .... ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2025
....