Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, inşaat işiyle ilgili adi ortaklığın tasfiyesi ve taraflar arası alacak taleplerini kapsayan kapsamlı kararı.
Özet: Davacı, davalı ile kurulan adi ortaklığın tasfiyesini ve kâr payının ödenmesini talep ederken, davalının yönetici olarak hesap vermediğini ve kazancını ödemediğini belirtmiştir; birleşen davada ise davacının, davalının çeşitli borçlarını ödediğini ve kendisine borç para verdiğini ancak bunların geri ödenmediğini iddia ederek alacak talebinde bulunmasıyla, her iki dava da davalının ortaklık ve kişisel borçlarından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle açılmıştır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2022/341 Esas
KARAR NO : 2026/149
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08.07.20220
KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan asıl dava Adi Ortaklığın Tasfiyesi-Alacak birleşen dava alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında .... Noterliğinin 20.06.2011 tarih ... yev numaralı ortaklık sözleşmesi ile %51 hissesi davacı, %49 hissesi davalıya ait olacak şekilde adi ortaklık kurulduğunu, davalının adi ortaklık temsilcili olarak yetkilendirildiğini, taraflar arasındaki adi ortaklığın ... tarafından ihale edilen "..." işini KDV hariç 1.332.000,00 TL bedelle üstlendiğini, ihale konusu işte %50 keşif artışı sonucu işin toplam bedelinin KDV dahil 2.357.640,00 TL'ye çıktığını, davalı yöneticinin adi ortaklığın kurulduğu tarihten beri davacıya hesap vermediğini ve kazanç payını ödemediğini, işin bitirilip idareye teslim edilmiş olması nedeniyle adi ortaklığın başka bir harcama ve gider yapacak imalatı kalmadığını, tarafların bir araya gelip adi oraklığı tasfiye etmeni imkansız hale geldiğini belirterek adi ortaklığın tasfiyesine, tasfiye sonucu ortaya çıkacak kazanç payının davacıya ödenmesine bu kapsamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında adi ortaklığın kurulduğunu ve ... Yapım İşinin alındığını, sözleşmenin 5. maddesi gereğince işin başlamasından bitimine kadar davalının tek başına yetkilendirildiğini, davacının ...'de tanının ve daha önceki ticari hayatında bölgedeki esnaf ile olumsuz ilişkiler kurduğu, bir çoğuna borcunu ödemediğinden ... bölgesindeki firmaların davacının adını duyduklarından adi ortaklığa malzeme vermek istemediklerini, bunun üzerine davalının işin süresinde bitimini sağlamak ve cezaya düşmemek için esnaftan şahsi firması olan ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti adına mal/malzeme alarak işi sürdürdüğünü, adi ortaklığa fatura keserek işin gecikmesinin önüne geçtiğini, davacı şirket yetkilisinin her zaman bilgilendirildiğini, işin davalının özenli çalışması neticesinde zamanında bitirildiğini, 15.08.2012'de geçici kabul yapılarak teslim edildiğini, davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler için şirket yetkilisinden imza alındığını, işin alınması için gerekli teminatı davalının belediyeye verdiğini, işin bitiminde adi ortaklığın ... borcunun davalı tarafından taksitlendirilerek ödendiğini, ayrıca davacının 7.336,18 TL vergi borcunu da ödemek zorunda kaldıklarını davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı gibi ortak işten dolayı davacıya fazla ödemede bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: ... esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında .... Noterliğinin 20.06.2011 tarih ... yev numaralı ortaklık sözleşmesi ile %51 hissesi davacı, %49 hissesi davalıya ait olacak şekilde adi ortaklık kurulduğunu ve ... İşinin alındığını, sözleşmenin 5. maddesi gereğince işin başlamasından bitimine kadar davalının tek başına yetkilendirildiğini, davacının ...'de tanının ve daha önceki ticari hayatında bölgedeki esnaf ile olumsuz ilişkiler kurduğu, bir çoğuna borcunu ödemediğinden ... bölgesindeki firmaların davacının adını duyduklarından adi ortaklığa malzeme vermek istemediklerini, bunun üzerine davalının işin süresinde bitimini sağlamak ve cezaya düşmemek için esnaftan şahsi firması olan ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti adına mal/malzeme alarak işi sürdürdüğünü, adi ortaklığa fatura keserek işin gecikmesinin önüne geçtiğini, davacının davalının bazı özel borçlarının vergi borcu, ... borcu gibi kamu borçlarını ödediğini ve davalıya çeşitli dönemlerde para verdiğini, taraflar arasında bu hususu gösterir tablo düzenlendiğini ve davalının altını imzalayarak açıklanan hususları kabul ettiğini, ancak bu güne kadar bir ödeme yapmadığını, davacının söz konusu bu ödemeleri davalının maddi durumunun elverişli olmaması sebebiyle ve ortak iş almalarından dolayı borç olarak verdiğini, yine davalının davacıdan 26.500,00 TL borç aldığını, karşılığında 09.02.2011 düzenleme tarihli senet verdiğini, bu senedin de ödenmediğini, davacının davalı adına 48.050,00 TL ödediğini belirterek 74.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP; Birleşen davada davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: ... esas sayılı davanın bu dava ile birleştirilmesine karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmış ise de davacı ... ... tarafından davalı ... İnş. San ve Tic. Ltd.Şti'ne yönelik altınların aynen iadesi/bedelinin tahsili talebi ile açılan davanın adi ortaklığın tasfiyesi talebine ilişkin işbu dava ile bağlantısının bulunmadığı, davacı ... ...'nun adi ortaklık sözleşmesinde taraf olmadığı anlaşılmakla birleşen davanın tefrikine karar verilerek mahkememizin ...esasına kaydedilmiş, ... numarası ile dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair 09.11.2023 tarihinde karar verilmiştir.
Mahkememizin ... esasına kayden açılan işbu davanın tek hakim ile yapılan yargılama sürecinde yetki itirazının kabulü ile davanın HMK 17 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... sayılı 13.04.2022 tarihli ilamı ile mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Delilleri toplanmış, ... cevabi yazıları dosya kapsamına alınmış, ... sayılı dosya aslının temini ile incelenmesinde davacı ... İnş San ve Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti hakkında 20.06.2011 tarihli ortaklık sözleşmesine istinaden adi ortaklığın tasfiyesi talebi ile açılan davanın yargılaması sonucunda henüz üstlenilen işin tamamlanmadığı, adi ortaklığın sona ermediği, haklı sebebin usulüne uygun ileri sürülüp ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine ...sayılı 16.09.2013 tarihli ilamı ile onanmış olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ile adi ortaklığın ticari defterleri üzerinde TBK 627 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri nazara alınarak TBK 642 ve devamı maddelerinde belirtilen tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi bakımından mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikle hesap uzmanından oluşan tasfiye kurulu görevlendirilerek yapılan inceleme sonucu düzenlenen kök rapor bu rapora yönelik beyan ve itirazlar değerlendirilmek suretiyle üç aşamalı tasfiye işlemlerine ilişkin düzenlenen ek raporda özetle; "davacı ile davalı arasındaki adi ortaklığın dava dışı ... ile imzaladığı 20.06.2011 tarihli sözleşme de işin geçici kabulünün 15.08.2012'de yapılarak aynı gün onaylandığı, kesin kabul tutanağının ise 25.09.2013 tarihinde onaylandığı, ... İnş. Ltd. Şti tarafından ortaklığa kesilen grobeton cinsi beto faturalarında tüm betonun ... ilçesinden satın alındığı, işin kesin hakedişindeki grobeton imalatına göre beton malzemenin ... dışında temini söz konusu olmadığı gibi beton miktarında da fazlalık bulunmadığı benzer şekilde demir kalemi için kesilen faturalarda da bir fazlalık bulunmadığı, adi ortaklığın 2014 yılı itibariyle faaliyetinin bulunmadığı, adi ortaklığın Muhasebe Kayıtlarına göre; Vergi mükellefiyeti 13.12.2014 tarihi itibariyle sona ermiş olup Ticaret Sicil kaydı
bulunmadığı, adi ortaklığın konusunu oluşturan işe ilişkin kar dağılımı 31.12.2012 tarihinde yapıldığı, buna göre, 174.167,78 TL olarak hesaplanan toplam kardan 46.038,81 TL gelir vergisi mahsubundan
sonra, ... İnş. Ltd. Şti. için 65.345,77 TL (%51), ... İnş. Ltd. Şti. için ise 62.783,20 TL (%49)
kar payı 331.01 ortaklara borçlar hesabına aktarıldığı, adi ortaklığın 2012 yılı sonrasında faaliyeti bulunmadığı, 2012 yılındaki kar
dağılımından sonra oluşan giderlerden dolayı, ortaklık 2014 yılını 38.026,34 TL zararla kapattığı, bu zararın 19.393,44 TL’si (%51) ... İnş. Ltd. Şti.’nin, 18.632,90 TL’si (%49) ise ... İnş.
Ltd. Şti.’nin kar payı alacağından mahsup edildiği, davalı/birleşen davalı ... İnş. Ltd. Şti.’nin ortaklığın işleri ile ilgili olarak üçüncü
kişilerde aldığı malzeme bedellerine yaklaşık %1’lik bir kar marjı uygulayarak ortaklık adına fatura
ettiği, bahse konu faturalar nedeniyle 31.12.2014 tarihinde 33.596,56 TL alacaklı olduğunun
görüldüğü, ortaklığın faaliyetinin sonladığı 31.12.2014 itibarıyla ortaklığın aktifinde kayıtlı herhangi bir mal varlığı bulunmadığı, ortaklığın üçüncü kişilerden tahsil kabiliyeti olan alacağı bulunmadığı, ... İnş. Şti’nin ortaklığa 48.460,53 TL borçlu olduğu, buna karşılık ortaklıktan
45.952,34 TL alacaklı olduğu, borç/alacak mahsubu sonrasında adi ortaklığın konusunu oluşturan işe
ilişkin olarak ortaklığa 2.508,20 TL borçlu olduğu, ... İnş. Şti.’nin ortaklığa 35.299,67 TL borçlu olduğu, buna karşılık ortaklıktan 76.836,91 TL alacaklı olduğu, borç/alacak mahsubu sonrasında adi ortaklığın konusunu oluşturan işe ilişkin olarak ortaklıktan 41.537,24 TL alacaklı olduğu,
31.12.2014 tasfiye sonu bilançosunda ortaklığın 2014 yılı sonu itibariyle faaliyetinin bulunmadığı, tasfiye bilançosunda yer alan borç ve alacak kalemlerinin mahsup/tahsli kabiliyeti bulunmadığından bilançodaki kalemlerin denkleştirme hesabı yapıldıktan sonra artı / eksi farkın ortaklara hisseleri oranında dağıtıldığı, denkleştirme sonucu ortaya çıka karın faaliyet karı olmayıp teknik kar olduğu buna göre tasfiye sonu karın 39.029,04 TL olduğu, ... Ltd. Şti'nin ortaklığa olan 2.508,20 TL borcu ile tasfiye sonu kar olan 39.029,04 TL toplandığında 41.537,24 TL'ye ulaştığı bununda ... Ltd.Şti'nin adi ortaklıktan alacağa denk geldiği, bu sonuçtan ... Ltd.Şti'nin tasfiye karından hissesine düşen payın 2.508,20 TL fazlasını ortaklıktan almış olduğunun anlaşıldığı, birleşen davada davalı adına yapıldığı ileri sürülen ödeme tutarlarının ortaklık kayıtlarında yer almadığı, tutarların yer aldığı döküm altında ... Ltd. Şti'i vekaleten ...'ün 23.07.2012 tarih/imzasının yer aldığı, ödemeler toplamının 45.525,00 TL olduğu, bu ödemelerin adi ortaklık tarafından yapılan işle ilgisi tespit edilemediğinden tasfiye hesabına dahil edilmediği, ayrıca davacı tarafından davalıya 26.500,00 TL bedelli ... çeki verildiği ve çek karşılığının bankadan tahsil edildiği, davalının bu çeke karşılık davacıya 09.02.2011 keşide tarihli 26.500,00 TL bedelli bono vermiş ise de bono karşılığının ödendiğine dair belge sunulmadığı, bu çekin adi ortaklık tarafından yapılan işle ilgisi tespit edilemediğinden tasfiye hesabına dahil edilmediği" ifade edilmiştir.
Davalı birleşen davada davacı vekilinin aslını sunduğu 23.07.2012 tarihli ödeme tablosu altındaki imza ile 09.02.2011 keşide tarihli 26.500,00 TL bedelli senet altındaki imzaya yönelik itirazları bulunup bulunmadığı hakkında yazılı beyanda bulunmak üzere davacı birleşen davada davalı vekiline ödeme tablosu ve senet örneğinin tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta kesin süre verilerek meşruhatlı tebligat çıkarılmış, davacı birleşen davada davalı vekili 28.09.2024 tarihli dilekçesinde 23.07.2012 tarihli tabloda imza kısmının başka bir yerden alınıp eklenmek suretiyle daha sonradan belge oluşturulduğu ileri sürülmüştür.
23.07.2012 tarihli ödeme tablosu aslının grafolog bilirkişiye tevdii ile grafolojik inceleme yapılarak düzenlenen 09.12.2024 tarihli raporda belgenin 3. sayfası üzerinde atılı imzanın ... elinden çıktığı, ödeme tablosunun 23.07.2012 tarih rakamları ve altında ... adına atılı imza bulunan bir belge üzerine oluşturulmasıyla kişinin iradesi dışında imzasından faydalanılmak suretiyle elde edilmiş bir belge olduğu" ifade edilmiştir.
Grafolog raporu ve davalı birleşen davada davacı vekilinin sunduğu uzman görüşü nazara alınarak ... rapor alınmasına karar verilmiş, belge asılları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05.06.2025 tarihli raporda özetle;"söz konusu belge üzerinde bulunan el yazılarının ve imzalarının aynı aynda yada farklı zamanlarda yazılıp yazılmadığı, atılıp/atılmadığı yada boş ve imzalı bir belgenin sonradan mevcut belgeye dönüştürülüp dönüştürülmediği hususunda bir tespitte/değerlendirmede bulunmanın mümkün olamadığı" ifade edilmiştir.
... düzenlenen rapor uyuşmazlığın çözümüne yarar nitelikte bulunmadığından bu kez ... rapor alınması yoluna gidilmiş, ... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 26.01.2026 tarihli raporda özetle; "inceleme konusu 3 sayfalık belgede atılı imzaların ıslak mürekkepli kalem ile atılmış olduğu, 3 sayfalık belgede atılı imzaların başka bir yerden alınarak eklenmek suretiyle belge oluşturulduğuna dair bulgu saptanamadığı" ifade edilmiştir.
Asıl dava, adi ortaklığın tasfiyesi ile kazanç payının tahsili talebi, birleşen dava ise davalıya verilen borç ve davalı adına yapılan ödemeler ile senet bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Asıl davada davacı ile davalı arasında .... Noterliğinin 20.06.2011 tarih ... yev nolu adi ortaklık sözleşmesinin konusunun ... Yapım İşi olduğu, ortaklıkta ... ... Ltd.Şti'nin %51, ... ... Ltd.Şti'nin %49 oranında pay sahibi olduğu, adi ortaklığı temsil yetkisinin pilot ortak olarak ... ... Ltd.Şti'ne ait olduğunun kabul edildiği görülmüştür.
Asıl davada adi ortaklığın konusunu teşkil eden yapım işinin ifa edilerek sonuçlandığı, 15.08.2012 tarihinde geçici kabulü yapılarak aynı gün onaylandığı, 25.09.2013 tarihinde kesin kabul tutanağının onaylanmış olduğu, bu iş dışında adi ortaklığın herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Asıl dava kapsamında taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmakla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir.
Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 644.maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür.
Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.
Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır.
Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır." hükmü, aynı yasanın kazanç ve zararın paylaşımı başlıklı 643. maddesinde; "Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır.
Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır." hükmü, 642.maddesinde; "Katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda, o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse, o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse, geri alma, o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır." hükmü, aynı yasanın kazanç ve zarara katılma başlıklı 623. maddesinde ise; "Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.
Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder.
Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir." hükmü bulunmaktadır.
TBK 643. maddesi gereğince adi ortaklığın tasfiyesinde, borçlar ödendikten sonra kalan ortaklık malvarlığından, önce ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç payları ortaklara paylaştırılmalıdır. Bir başka anlatımla, ortakların verdikleri katılım paylarını geri alabilmeleri için öncelikle adi ortaklığın zarar etmemiş olması gerekir. Şayet davacı ortağın payına düşen zarar, koymuş olduğu katılım payını aştığı takdirde, davacı ortağın koyduğu katılım payından bir şey talep edemeyecektir.
Anılan yasa hükümlerine göre, ortaklık sözleşmesinde bu hususta bir hükmün bulunmaması ve ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirleyememiş olması nedeniyle mahkememizce tasfiye işlemini gerçekleştirecek ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman üç kişilik tasfiye kurulu resen atanmıştır.
Asıl davada tasfiye kurulu tarafından üç aşamalı tasfiye işlemleri kapsamında yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporlar tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 20.06. 2011 tarihinde imzalanan adi ortaklık sözleşmesi gereğince sözleşme konusu yapım işinin ifa edildiği, kesin kabul tutanağının düzenlenerek 25.09.2013 tarihinde onaylandığı, adi ortaklığın vergi mükellefiyetinin 13.12.2014 tarihinde sona erdiği ve bir faaliyetinin bulunmadığı adi ortaklığın tasfiye bilançosu kapsamında ortaklık adına kayıtlı mal varlığı bulunmadığı gibi üçüncü kişilerden tahsil kabiliyeti olan alacağınında olmadığı, yapılan hesaplama neticesinde 31.12.2014 tasfiye tarihi itibariyle asıl davada davacı ... İnş. San ve Tic. Ltd.Şti'nin adi oraklığa 2.508,20 TL borçlu asıl davada davalı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti 'nin adi ortaklıktan 41.537,24 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla asıl davada davacının adi oraklığın tasfiyesi sonucunda talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı tasfiye kurulunca tespit edilmiş, asıl davada taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi neticesinde davacının tasfiye sonu ortaklık payından kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen davada davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti, davalı yanın üçüncü kişilere olan borçlarını, vergi, ... borcunu kendisinin ödediğini ayrıca çeşitli dönemlerde borç para verdiğini belirterek davalı şirket yetkilisinin imzasını içeren ödeme tablosunu delil olarak sunmuş, yine davalıya verilen borç karşılığında davalı tarafından keşide edilen senet bedelinin ödenmediğini belirterek alacak talebinde bulunmuş olup yapılan bilirkişi incelemesinde birleşen davaya konu edilen ödemeler ile talebe konu senedin adi ortaklık tarafından yapılan işle ilgisinin tespit edilemediği 23.07.2012 tarihli ödeme belgesinde belirtilen ödemelerin birleşen davada davacı şirket tarafından davalı şirket adına veya doğrudan davalıya yapılan ödemeler olduğu söz konusu bu ödemelerin adi ortaklığın ticari defter kayıtlarında yer almadığı, yine birleşen davaya konu senedin de adi ortaklık tarafından yapılan işle ilgisi tespit edilemediği gibi adi ortaklık kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmekle tasfiye hesabına dahil edilmemiştir.
Birleşen davada davalı 23.07.2012 tarihli ödeme tablosu altındaki şirket yetkilisi ...'ün imzasına yönelik bir itirazda bulunmamakla birlikte belgenin başka bir yerden imza kısmı alınarak eklenmek suretiyle oluşturulduğu iddiasına ilişkin yaptırılan grafolojik incelemeler neticesinde son olarak ... tarafından düzenlenen raporda 3 sayfalık belgede atılı imzaların başka bir yerden alınarak eklenmek suretiyle belge oluşturulduğuna dair bulgu saptanamadığı ifade edilmekle birleşen davada davacı delili olarak sunulan davalı yan şirket yetkilisinin imzasını içeren 23.07.2012 tarihli ödeme tablosu gereğince birleşen davada davacı tarafından davalı adına veyahut davalıya toplam 45.525,00 TL ödemede bulunduğunun anlaşıldığı, yine birleşen davada davalı tarafından düzenlenen 09.02.2011 keşide tarihli vadesiz 26.500,00 TL bedelli bonoya dayalı davacı alacağının ödendiği veyahut istenebilir olmadığına ilişkin bir ispat vasıtası sunulmadığından 26.500,00 TL bonoya dayalı alacak talebi ile davalı şirket yetkilisinin imzasını içeren davalıya ve davalı adına yapılan ödemeleri gösterir tabloda belirtilen toplam 45.525,00 TL alacağın kanıtlandığı sonuç ve kanaatine varıldığından birleşen davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davada taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi sonucunda davacının davalıdan kazanç payı talebinin reddine,
2-a)Birleşen davanın kısmen kabulü ile 45.525,00 TL davacı tarafından davalı adına yapılan ödemeler ile 26.500,00 TL senet bedeli olmak üzere toplam 72.025,00 TL'nin 08.07.2020 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
b)Birleşen davada davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
3-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,22 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 21.690,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
9-Alınması gereken 4.920,02 TL harçtan peşin alınan 1.273,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.646,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 2.525,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.273,13 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.327,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
13-Taraflarca sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
14-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı birleşen davada davalı vekilinin ve davalı birleşen davada davacı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
12/03/2026
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 18.03.2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...