Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma talebiyle, hükümlünün cezasından tutukluluk süresi mahsup başvurusunun reddi kararına yönelik itirazın hukuka aykırılığı.
Özet: Bir mahkumun, farklı suçlardan aldığı ve infazı bekleyen cezalarına ilişkin olarak, geçmişte tutuklu kaldığı ancak hiçbir cezasına mahsup edilmeyen tutukluluk süresinin mevcut cezalarından indirilmesi talebi, önce infaz hakimliğince, ardından itiraz mercii ağır ceza mahkemesince reddedilmiştir. Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkumun belgelenmiş ve daha önce mahsup edilmemiş tutukluluk süresinin, sırada infazını bekleyen cezalarından mahsup edilmesi gerektiğini, bu nedenle itirazın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu talep, kararın kanun yararına bozulması yönündeki gerekçeyi oluşturmaktadır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2025/102 değişik işİNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddineKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, resmi belgede sahtecilik, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçlarından ... İnfaz Hâkimliğinin 19.09.2023 tarihli ve 2023/1685 Esas, 2023/1683 Karar sayılı içtima kararıyla 8 yıl 12... gün hapis cezasına hükümlü ...'nun, mahsup talebinin reddine ilişkin Artvin İnfaz Hâkimliğinin 07.01.2025 tarihli ve 2024/1986 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Artvin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2025 tarihli ve 2025/102 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 94660652-105-08-15755-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve 2025/91104 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve 2025/91104 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, hükümlünün halen ... İnfaz Hakimliğinin 03.05.2024 tarihli 2024/1116 Esas, 2024/1166 Karar sayılı içtima kararı ile Artvin Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2024 tarihli 2023/1993 ilamat sayılı müddetnamesine konu 6 yıl 34... gün hapis cezasına infaz ettiği, yine ... İnfaz Hakimliğinin 19.09.2023 tarihli 2023/1685 Esas, 2023/1683 Karar sayılı içtima kararına konu Artvin Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2024 tarihli 2023/1985 ilamat sayılı müddetnamesinin ise infaz edilmek üzere sırada beklediği, sırada bekleyen müddetnamede hükümlünün mahsup talebine konu ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 tarihli 2004/555 Esas, 2005/614 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 2 kez 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının da yer aldığı, ancak müddetnamede mahsup yapılmadığı, Hükümlü tarafından ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 tarihli 2004/555 Esas, 2005/614 Karar sayılı kararı ile hükmedilen iki kez 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına konu dosya kapsamındaki tutukluluk süresinin infaz etmekte olduğu süreden mahsubunun talep edildiği, anılan hükmün kesinleşme tarihinin 31.01.2007 tarihli olduğu, akıl hastalığı bakımından dolayı yapılan değerlendirme sonucunda verilen 02.09.2021 tarihli aynen infaz kararının hükmün kesinleşme tarihini ileri taşımayacağı, ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli ve 2004/555 Esas sayılı yazısında hükümlünün 14.06.2004 tarihinde tutuklandığının, 09.02.2005 tarihinde ise tahliye edildiğinin, hükümlünün tutuklulukta geçirdiği sürelerin herhangi bir cezasından mahsup edildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığının bildirildiği, bu halde hükümlünün tutuklulukta geçirdiği sürenin sırada infazını bekleyen Artvin Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2024 tarihli 2023/1985 ilamat sayılı müddetnamesindeki cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.Şeklinde düzenlenmiştir.2. Mahkemece verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiştir.3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2019/1-434 Esas, 2021/155 Karar sayılı ilamında, "...koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığı cezalar diğer cezalarla toplanmamalıdır." şeklinde kabul edilmiştir.4. Hükümlü hakkında kesinleşen ve infazı gereken cezaları arasında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen mahkumiyet hükmü varsa, hükümlünün bu mahkumiyet hükmü nedeniyle 7550 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası gereğince şartla tahliyeden yararlanması mümkün olmadığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2019/1-434 Esas, 2021/155 Karar sayılı ilamıda dikkate alınarak, öncelikle bu mahkumiyet hükmünün infaz edilmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmekteydi ancak 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik sonrası hükümlü hakkında kesinleşen ve infazı gereken cezaları arasında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen mahkumiyet hükmü varsa bu mahkumiyet hükmünün öncelikle infaz edilmesi gibi bir uygulama yapılmasına gerek kalmadığından, bu mahkumiyet hükmünün, diğer infaza konu mahkumiyet hükümleri ile içtima edilerek infaz edilmesinin ve hükümlünün şartla tahliyeden yararlanabilmesi için ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi gereken sürenin belirlenmesi gerekmektedir.5. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir.6. Hükümlü hakkında 09.05.2018, 26.03.2018, 01.12.2019, 09.10.20 20... .02.2021 tarihlerinde işlediği altı ayrı suçtan verilen ve kesinleşen ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gereken cezalarının ... İnfaz hakimliğinin 03.05.2024 tarihli ve 2024/1116 Esas, 2023/1166 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 99... . maddeleri gereğince 6 yıl 34... gün hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği ve bu toplama kararı gereğince Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.05.2024 tarihli ve 2023/1993 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün ceza sının infazı amacıyla 17.08.2023 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, bihakkın tahliye tarihinin 18.03.2032 olduğu, hükümlünün 09.05.2018 tarihi ile 16.08.2018 tarihleri arasında tutuklukta geçen 99 günün mahsup edilmesi gereken süre olarak gösterildiği görülmektedir.7. Hükümlü hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gereken cezaları dışında 13.06.2004, 12.05.2006, 13.02.2008, 25.04.20 05... .01.2011 tarihlerinde işlemiş olduğu altı ayrı suçtan verilen ve kesinleşen cezalarının ... İnfaz hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/16 85... /1683 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 99... . maddeleri gereğince 8 yıl 12... gün hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği, bu içtima kararı sonrası Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.05.2024 tarihli ve 2023/1985 sayılı müddetnamenin düzenlendiği ancak hükümlü hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesi gereken cezası bulunduğundan, içtimalı 8 yıl 12... gün hapis cezasının infazına, ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesi gereken cezasının infazından sonra başlanabileceğinin kabul edildiği ve hükümlünün ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 18.03.2032 olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.8. Hükümlünün, 6 yıl 34... gün hapis cezasını infazı sırasında, 13.06.2004 tarihinde işlediği suç nedeniyle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/555 Esas sayılı dosyasında 14.06.2004 tarihinde tutuklandığını ve 09.02.2005 tarihinde tahliye edildiğini bildirip, gözaltında ve tutuklulukta geçen süresinin, halen infaz ettiği cezasından mahsubuna karar verilmesini istediği anlaşılmakta ise de, hükümlünün gözaltında ve tutuklu olarak kaldığını bildirdiği olay ile ilgili yapılan yargılama sonucu iki ayrı mağdura karşı işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle ayrı ayrı 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği verilen mahkumiyet hükümlerinin 31.01.2007 tarihinde kesinleştiği, 6 yıl 34... gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine konu suç tarihlerinin 09.05.2018, 26.03.2018, 01.12.2019, 09.10.20 20... .02.2021 olduğu dikkate alındığında, mahsup şartlarının bulunmadığı ve hükümlünün talebinin bu yönü ile reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümlünün gözaltında ve tutuklukta geçen, mahsubunu istediği sürenin henüz infazına başlanmayan ve 03.05.2024 tarihli ve 2023/1985 sayılı müddetnameye konu içtimalı cezasının infazına başlandığında, mahsup edilmesinin mümkün olduğu ancak hükümlünün verdiği dilekçesinde infaz ettiği sürenin tekrar infaz edilmesi amacıyla müddetname düzenlendiği şeklinde beyanda bulunması, 03.05.2024 tarihli ve 2023/1985 sayılı müddetnamede 8 yıl 12... gün hapis cezası nedeniyle muhtemel ceza infaz kurumuna alınacağı tarih ile şartla tahliye tarihi ve bihakkın tahliye tarihinin belirlenmesine rağmen, 8 yıl 12... gün hapis cezasına konu mahkumiyet hükümlerine konu suçlar nedeniyle yukarıda gösterilen gözaltı ve tutuklukta geçen süresi gibi mahsubu gereken hükümlünün gözaltında, tutuklukta, denetimli serbestlikte geçen yada kısmen infaz edilen bir süre olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklama olmaması nedeniyle, hükümlünün itirazının bu yönü ile yerinde olduğu anlaşılmakla, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Artvin 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.03.2025 tarihli ve 2025/102 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.05.2026 tarihinde karar verildi.