Samsun Bölge Adliye Mahkemesi, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve fahiş oransızlıkla düşük bedelle devir iddiasıyla ticari şirkete kayyım atanması için istenen ihtiyati tedbir istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Davacı, davalı şirketin 30 milyon TL değerindeki akaryakıt istasyon ruhsatının, şirket müdürü tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılarak 3.500 TL gibi fahiş düşük bir bedelle devredildiği iddiasıyla, şirket malvarlığının korunması için ihtiyati tedbir yoluyla kayyım atanmasını talep etmiş; ilk derece mahkemesinin tedbir talebini reddetmesi üzerine, davacının yaptığı istinaf başvurusunda, geçici hukuki koruma tedbirleri için gerekli yaklaşık ispat koşullarının ve genel şartların somut olayda mevcut olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1090
KARAR NO : 2026/1102
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/04/2026
NUMARASI : 2024/561 Esas
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI : ....
VEKİLİ : ....
KARŞI TARAF DAVALI : ....
VEKİLİ : ....
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.03.2026 havale tarihli dilekçesinde özetle; davalı ....’ne ait akaryakıt istasyon ruhsatının ekonomik değerinin yaklaşık 30.000.000-TL olmasına rağmen, davalı şirket yetkilisi/müdürü .... tarafından Samsun 4. Noterliği’nin 13.05.2023 tarih ve .... yevmiye numaralı vekaletnamesine dayanılarak 3.500-TL bedelle....ne işletme hakkı devri sözleşmesiyle devredildiğini, bu işlemin vekalet görevinin kötüye kullanılması ve şirket malvarlığının düşük bedelle elden çıkarılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davalı şirkete ihtiyati tedbir yoluyla kayyım atanmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, şirket müdürünün sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, 30 milyon TL değerindeki ruhsatın 3500 TL'ye devrinin fahiş oransızlık olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, tedbir kararı için yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, verilen kararın somut vakıaları karşılamadığını ve gerekçenin yetersiz olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep, ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalı şirkete ihtiyati tedbir yoluyla yönetim kayyımı talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece davacının ihtiyati tebdir talebinin reddine, dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Öte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, yerel mahkemece davacı vekilinin yönetici kayyımı atanması talebi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların mevcut olmaması nedeniyle yerel mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE.
2.İstinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca alınmasına yer olmadığına.
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2026
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 19/06/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!