696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin, belirsiz süreli iş ve toplu iş sözleşmeleri kaynaklı fark ücret, ikramiye, ilave tediye ile gece zammı alacakları uyuşmazlığına dair Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı.
Özet: 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olarak ödenmesi gereken ücretinin, davalı bakanlık tarafından sözleşmeye aykırı şekilde asgari ücret seviyesine çekilerek eksik ödendiği iddiasıyla açtığı fark ücret, ikramiye, ilave tediye ve gece zammı alacakları davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı kabul kararları sonrasında, temyiz incelemesinde uyuşmazlığın, kadroya geçiş sonrası düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretin tespiti, fark alacakların hesap yöntemi, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü hususlarında yoğunlaştığı anlaşılmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/1896 E.  ,  2026/2498 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2243 E., 2025/3560 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 76. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/683 E., 2025/234 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin % fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin % fazlası olarak belirlenmesi gerekmesine karşın sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye, ilave tediye ve gece zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep edilen fark alacaklara hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olacak şekilde günlük ödeme yapılacağına dair düzenleme olduğu, davaya konu alacakların 21.08.2019 tarihinden önceki kısımlarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ödenmemiş herhangi bir alacağı bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap döneminin son tutanak tarihini aştığını,
2. Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, ikramiye alacağına işletme kredi faizi uygulanmasının isabetsiz olduğunu,
3. Davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini,
4. Davacının ücretinin her seneki asgari ücrete yükseltilerek bireysel iş sözleşmesindeki oran üzerinden tekrar tespiti talebinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacakların hesap yöntemi, faiz başlangıç tarihi ile faiz türü hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı KHK kapsamında davalı Bakanlık nezdinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen ve hâlen çalışmakta olan davacı 01.01.2019 tarihinden itibaren eksik ödendiği iddiası ile fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve fark gece çalışmasından kaynaklı zamlı ücret alacaklarını talep etmiştir.
Hükme esas alınan 02.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda; bireysel iş sözleşmesi ile 30.10.2020 tarihine kadar yürürlükte olan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri, davalı Bakanlığın üyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası ile ... arasında 08.09.2021 tarihinde imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi ve 05.06.2023 tarihinde imzalanan 01.01.2023-31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümleri doğrultusunda davacının ücreti belirlenerek, bordrolarında bulunan tahakkuklar mahsup edilmek suretiyle fark alacakların hesaplandığı belirtilmiştir. Diğer taraftan dosyaya davalı Bakanlık tarafından gönderilen CD içerisinde dönemsel aylık bordroların haricinde, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden doğan ücret farklarına ilişkin geçmişe dönük yapılan ödemelere ilişkin fark bordrolar yer almaktadır. Toplu iş sözleşmesinden doğan farklara ilişkin geçmişe dönük söz konusu fark bordroların hesaplamalarda değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle fark bordrolarda yer alan tahakkuklar da dikkate alınarak dava konusu fark alacakların yeniden hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
3. Davacı tarafça kısmi alacak davası türünde açılan davada, 30.06.2025 tarihinde ıslah yapılmış olup davalı vekilince 01.07.2025 tarihli dilekçe ile ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Buna göre arabuluculuk görüşmeleri ve Covid 19 salgını sürecinde duran süreler gözetildiğinde, dava dilekçesinde istenen tutarlar haricinde davacının 17.03.2020 tarihinden önceki fark alacaklarının ıslah zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla bu durumun dikkate alınmaması isabetsiz olmuştur.
4. Diğer yandan davacı işçinin talebi doğrultusunda dava konusu fark alacak kalemleri, hem Yüksek Hakem Kurulu kararıyla karara bağlanan çerçeve toplu iş sözleşmesi hem de 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 sayılı Kanun) doğrultusunda yapılan toplu iş sözleşmeleri esas alınarak hesaplanmıştır.
Davacı dava ve ıslah dilekçelerinde tüm alacak taleplerine bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan fark ikramiye alacağının en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 23. madde, kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücretlerinin tespitinde uygulanacak kuralları belirlemekle birlikte burada söz konusu olan Yüksek Hakem Kurulu kararıyla karara bağlanan toplu iş sözleşmesi, davacının 6356 sayılı Kanun hükümlerine göre yararlandığı bir toplu iş sözleşmesi değildir. Bu nedenle çerçeve toplu iş sözleşmesine göre hesap yapılan dönem alacağına 6356 sayılı Kanun'un 53/2 hükmünde ifade edildiği gibi işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanamayacaktır.
Bu itibarla fark ikramiye alacağının Yüksek Hakem Kurulu kararıyla karara bağlanan çerçeve toplu iş sözleşmesine göre hesaplama yapılan dönemi ayrıştırılmalı, bu dönem yönünden hesaplanan miktarın davacının talebi doğrultusunda bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle tahsiline karar verilmelidir. Diğer dönemlere ilişkin hesaplanan fark ikramiye alacağının ise taleple bağlı kalınarak bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere en yüksek işletme kredisi faiziyle tahsiline karar verilmelidir. Açıklanan nedenle de hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.