Haksız eylem sonucu trafik kazasında hasar gören emtialar için sigorta şirketinin yaptığı ödemenin rücuen tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davası.
Özet: Sigorta şirketi, davalı sürücünün kusuruyla meydana gelen trafik kazasında sigortalı emtiaların zarar görmesi üzerine ödediği tazminatı rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalılar ise taşımanın ticari olmayan, insani yardım amaçlı bir "hatır taşıması" olduğunu, emtiaların hatalı yüklendiğini, sigorta şirketinin sunduğu sevk irsaliyelerinin gerçeği yansıtmadığını ve kendilerinden ücret alınmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/526 Esas - 2026/169

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/526 Esas
KARAR NO : 2026/169
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 25/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 02.04.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketi ile sigortalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında düzenlenen poliçe ile taşınacak emtialar konulu 11.09.2022/11.09.2023 tarihli ... Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile emtialarda meydana gelebilecek hasar, zarar ve ziyana karşı teminat altına alındığını, 25.02.2023 tarihinde davalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında dorsede bulunun emtiaların dağılmak, patlamak ve ezilmek suretiyle hasar gördüğünü, meydana gelen tek taraflı trafik kazasının davalı sürücünün %100 kusuruyla meydana geldiğini, sürücünün ve işletenin zararı gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin ödediği tazminattan dolayı sigortalısına halef olarak, bu hasara sebep olan kişiye ve şirketlere zarardan kanunen sorumlu bulunanlara rücu etme hakkı bulunduğunu, dava konusu alacağın davalılardan rücuen tazmini talebi ile ... Esas sayılı dosaysı üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp ... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defi, hak düşürücü süre itirazı olduğunu, aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, kazaya konu olayda araç kiralama söz konusu olmayıp müvekkil tarafından taşınan emtianın hatır taşıması olduğunu, dava dışı ... Şirketi tarafından deprem bölgesine gönderilen malzemeyi depremzedelere yardım amaç ve saiki ile söz konusu insani yardım talebini yerine getirdiğini, kolilerin sağlam durmadığını, yanlış ve hatalı istifleme yapıldığını, müvekkilinin taşımacılığa ilişkin fatura kesmediği gibi irsaliye dahi düzenlemediğini, müvekkilinin bu taşımacılıktan ücret almadığını, dosyaya sunulan taşıma irsaliyesinin kazadan sonra sırf sigortadan ya da diğer şirketlerden para almak için düzenlendiğinden gerçeği yansıtmadığını, irsaliyede kendilerinin imzası olmadığı gibi, kendilerine nakliye ücreti ödenmediğini, sigortacı tarafından dava dışı ... firmasına ödenen bedelin hatır ödemesi olduğunu, rücu şartlarının asla somut olayda yaşanmadığını, dava dışı şirketin kazadan sonra özensiz yüklemesi nedeniyle zararın artmasına yol açıldığını, e-irsaliyelerin gerçeğe aykırı doldurulduğunu, araç şoförü müvekkilinin irsaliyelerde imzasının olmadığını, araç maliki ...'ın olay mahallinde olmadığı gibi irsaliyeleri de imzalamadığını, e-irsaliyelerin imzalı aslının dosyaya sunulması gerektiğini, imzaya itiraz haklarını saklı tuttuklarını, dosyadaki irsaliyenin müvekkilinin aracı ile ilgili olmadığını, gerek araç plakası gerekse şoför isminin müvekkil ile benzerlik göstermediğini, kesilen 4 adet irsaliyeyi kabul etmediği gibi hesaplanan ve müvekkilden haksız bir şekilde istenen miktarları kabul etmediklerinin bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda ticaret saiki bulunmadığını, yardım ve iyiniyet temelli bir işlem gerçekleştirildiğini, taşıma için kendisine bir ödeme yapılmadığını, depremzedelere gönderilen ürünlerin taşındığını, olayda hatır taşımacağılı bulunduğunu, mezkur taşımacılıkta kar amacı güdülmemesine rağmen davacı tarafından müvekkilden talepte bulunulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, araca yüklenen emtianın dengesiz yüklendiğini, hatalı istifleme yapıldığını, zararın davacının iddia ettiğinden daha az olduğunu, kazadan sonra olay yerine gelen ... firması ekibinin hiçbir özen göstermeden emtiaları kendi araçlarına yüklediğinden zararın artmasına yol açtıklarını, gerçek nitelikte herhangi bir fatura veya irsaliye düzenlenmediğini, irsaliye aslının dosya arasına alınması gerektiğini, herhangi bir sevk irsaliyesi imzalamadığını, imzaya itirazları bulunduğunu, ne müvekkiline ne de şoföre herhangi bir ücret ödenmediğini, sigorta şirketinden para alınabilmesi adına düzenlenmiş hukuka ve gerçeğe aykırı sevk irsaliyelerini kabul etmediklerini, sigorta şirketi tarafından ... şirketine yapılan ödemenin hatır ödemesi olup müvekkiline rücu hakkı vermeyeceğini, dava konusu alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini bildirip dava reddini savunmuştur.
HUKUKİ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK 1472 maddesi gereğince davacı sigortanın sigortalısının haklarına halef sıfatıyla zarar veren sürücü ve işletene yönelik rücuen tahsil isteğine ilişkin olarak davalılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın önce ... Mahkemesi'nde açıldığı, ... Mahkemesi'nin 05/04/2024 tarih, ... sayılı Görevsizlik Kararı ile dosyasının Mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşıldı.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır;... Sigorta'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği, poliçe, ödeme dekontu ve hasar dosyasının geldiği ve mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür.
Poliçesinin incelenmesinde; ... Poliçe sorumluluk Sİgorta Poliçesinde .... Ve Tic. Ltd. Şti. İle davacı arasında 11.09.2022/11.09.2023 tarihlerini kapsayan poliçede yurtiçi muhtelif illere yapılan emtiaların koruma altına alındığı, poliçe bedelinin 120.000.000,00 TL olduğu görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu bilgiler ışığında ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... Sigorta tarafından ... ve ... aleyhine 02.10.2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 244.493,07 TL asıl alacak, 19.119,02 TL işlemiş faiz olmak üzere 263.612,09 TL istendiği, ödeme emrinin davalı ...'a 06.10.2023, ...'a 26.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların takibe süresinde itiraz ettikleri, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı görülmüştür.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur.
Mahkememizce Görevlendirilen Sigorta Bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan Aldırılan Bilirkişi Raporundan Özetle; "Söz konusu davaya ilişkin olarak; dosya içerisinde tespit edilmiş hususlar ile yukarıda yapılmış olan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
Dava konusu hadisenin meydana gelmesinde davalı ... plakalı çekici (... plakalı dorse) sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1b (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralını ihlalen meydana gelen kazada KUSURLU olduğu,
Davacının sigorta şirketinin düzenlediği poliçe teminatları ve olay tarihi piyasa rayiçleri dahilinde dava dışı kişiye ödediği 244.493,07- TL tazminata ilişkin halefiyet prensibi uyarınca rücu şartları oluştuğu, görüş ve kanaatine varıldığı." bildirilmiştir.
Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ... 'dan Aldırılan 20.06.2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle; "1- Eşyanın hasarlanmasında davalı araç işleteni/maliki ve şoförünün Karayolları Trafik Kanunu, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile sorumlu olduğu dosya kapsamı ile anlaşıldığı, aksi yönde bilgi ve belgelere tesadüf edilemediği,
2- Davalıların hatır taşıması savunmasına ilişkin bilgi ve belgeye tesadüf edilmediği, sözlü olarak hukuki ilişki varlığı tespitinin olanaklı olduğu,
3- Davalıların e-irsaliyeler yönünde savunmalarına yönelik heyetimiz uzmanlık alanı haricinde olan hususlar ile taraf dayanak delilleri hakkında hukuki takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
4- Davacı sigorta şirketinin ... E sayılı takip dosyasına konu; asıl alacak tutarı 244.493,07TL denetiminin olanaklı olduğu, İşlemiş avans faiz istemine konu 06.04.2023 ödeme tarihinden 02.10.2023 takip tarihine kadar işlemiş avans faiz tutarının 16.667,40TL olarak hesaplandığı, Davacı tarafın takibe konu işlemiş faiz talep tutarına itibar edilmediği, bu doğrultuda takip toplamının 261,160.47 TL olarak hesaplandığı," bildirilmiştir
Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ... 'dan Aldırılan 20.06.2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporundan Özetle; "A) Dava dosyası aşaması ile ihtilaf konusu taşıma ve hasara ilişkin olarak irtibatlı dava dışı taraflara gönderilen mahkeme müzekkerelerine cevapların bildirildiği, Davalı ... tarafından ... 17.07.2025 tarihli müzekkere cevabına karşı beyanda bulunulduğu, başkaca dava dışı taraflar müzekkere cevaplarına ve belgelerine yönelik tarafların beyanlarına tesadüf edilmediği,
B) Davalıların 20.06.2025 tarihli bilirkişi raporu beyan ve itirazları ile müzekkere cevapları incelendiğinde heyetimiz uzmanlık alanında hukuki takdire sunulan kök bilirkişi raporu inceleme, tespit ve hesapların aynı yönde korunduğu, nihai hukuki takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
C) Davalılar itiraz ve taleplerinde yer alan karayolu taşımacılığı, ticari işletme ve şirketler muhasebesi, hasarlanan-hasarlanmayan taşıma konusu temizlik Malzemelerinin tespiti ve bedeli vb. hususlar hakkında dosya kapsamı bilgi ve belgeler, teknik ve mali uzmanlık gerektiren tüm hususlar hakkında nihai hukuki takdirin Sayın Mahkeme'ye bırakıldığı," bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiş olup düzenlemeye göre sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiş olup düzenleme ile birlikte somut olayda değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketince... ile sigortalı bulunan aracın maddi hasarlı trafik kazası sonucu hasar bedelinin sigortalıya ödendiğinden bahisle rücuen alacak istemine ilişkin işbu dava açılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kazanın oluşumunda taraflara yüklenecek kusur oranı ile tazminatın miktarına yönelik olduğu anlaşılmakta olup söz konusu olayın oluş şeklinin, davalı ... adına kayıtlı olup davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasında araçta yüklü bulunan üründe hasar meydana geldiği ve kazaya sürücünün %100 kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.
Toplanan delillere, tüm dosya kapsamına ve bilirkişi raporlarına göre; Taraflar arasında taşıma hizmeti verilmesine ilişkin olarak yazılı sözleşme düzenlenmemiş ise de; sözlü bir anlaşma yapıldığı, hatır taşımasına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, taşıma sırasında emtiaların hasarlanması hususunun davacı sigorta şirketinin düzenlediği poliçe teminatları kapsamında kaldığı yani davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin sigorta poliçesi kapsamında olduğu, davalıların işletene ve sürücüsü olduğu kamyon ile yaptıkları taşıma işlemi sırasında kamyonun tek taraflı trafik kazası sonucu devrilmesi nedeniyle oluşan zarardan kusurları oranında davalı sürücü ve işletenin sorumlu olmaları gerektiği, aldırılan bilirkişi raporlarına göre de davalı sürücü ...'ın olayda %100 kusurlu olduğunun anlaşılmakla, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği miktarı halefiyet prensibi uyarınca davalılardan rücu şartlarının oluştuğu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
... Esas sayılı dosyasında davalıların yaptığı itirazın 244.493,07 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
İşlemiş faize yönelik talebin reddine,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 16.701,32-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.183,78-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.517,54-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 19.119,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 3.183,78-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.611,38TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 13.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.269,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.269,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 14.162,05-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre 3.364,48 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen , 235,52 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/03/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı