Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Kazakistan hukuku temelinde yürütülen işçilik alacakları davasında kıdem, ihbar ve fazla çalışma ücreti taleplerine yönelik davacı temyizini reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacının haksız fesih iddiasıyla kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarını talep ettiği, davalının ise istihdam ilişkisini reddedip yabancı hukukun uygulanmasını savunduğu uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi yabancı hukuk kapsamında kıdem ve fazla çalışma alacaklarını reddederken, ihbar ile tatil ücretlerini kabul etmiş; davacının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, temyiz incelemesinde de davacının ileri sürdüğü gerekçeler kararın bozulmasını gerektirmeyerek bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/598 E.  ,  2026/2463 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1913 E., 2025/2565 K.
DAVA TARİHİ : 20.08.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1060 E., 2024/419 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.09.2014-31.12.2019 tarihleri arasında net 2.000,00 USD ücret ile davalı Şirketin ../..'daki işyerinde iş makinesi tamircisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, işçilik hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının müvekkili Şirkette çalışmasının bulunmadığını ve hukuki bir bağının olmadığını, müvekkili Şirket ile hukuki bir bağı olmayan davacının ücret, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli iznini talep etmesinin mümkün olamayacağını, dava dışı .. .. .. .. isimli Şirketin .. kanunlarına göre kurulmuş ayrı bir bağımsız Şirket olduğunu ve işbu davada .. hukukunun uygulanması gerektiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte zamanaşımı def'inde bulunduklarını, almış olduğu ücretlerin içinde çalışması karşılığı çalışma ücretleri, izin ücretleri ile hafta tatili ve varsa resmî tatillerde çalışma ücretlerini de içerdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; .. hukuku uygulandığı, davacı işçinin 5 yıl 3 ay 27 gün hizmet süresinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının iş sözleşmesinin 30.12.2019 tarihinde feshedildiği, .. İş Kanunu'nun 1/2 hükmü yollaması ile .. Medeni Kanunu'nun 129/1 hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak öngörüldüğü, hükme esas almaya elverişli ve denetlenebilir bilirkişi raporunda davacının son ücretinin belirlendiği, davalının zamanaşımı def'inde bulunduğu, alacakların 3 yıllık zamanaşımına uğramadığı, kıdem tazminatı yönünden .. hukukunda kıdem tazminatı alacağı düzenlenmediğinden bu talebin reddine karar verildiği, ihbar tazminatı yönünden ise deliller, tanık beyanları değerlendirilmekle davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği, istifa dilekçesinin işçiye imzalatıldığı kanaatine varılmakla işçi lehine ihbar tazminatına hükmedildiği, .. hukukuna göre hesaplanan fazla çalışma alacağına hak kazanmadığı, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil alacaklarına hak kazandığı anlaşılmakla bu taleplerin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarına ilişkin taleplerin reddine karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
2. Müvekkilinin 41 saat fazla çalışma yaptığının tanık beyanları ile tespit edilmiş olmasına rağmen 29 saat üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
3. Mahkemece indirim uygulanmasının hatalı olduğunu,
4. Müvekkilinin ücretinin hatalı tespit edildiğini,
5. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.