6. Ceza Dairesi, tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerini, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi dolduğu için bozarak kamu davalarının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesi sonucunda, ilgili yasal düzenlemeler uyarınca bu tür suçlar için belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihi ile temyiz incelemesi tarihi arasında dolduğu tespit edildiğinden, sanığın temyiz talepleri yerinde görülerek hükümlerin bozulmasına ve yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşürülmesine karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2024/2543 E.  ,  2026/2441 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/337 E., 2023/431 K.
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a ve 86/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereği 12 yıl olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, suç tarihinden inceleme tarihine kadar, 12 yıl olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanık ve müüdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.