T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinden trafik kazası sonucu yaya ölümü nedeniyle, sigorta teminatı ve kusur değerlendirmesine dayalı manevi tazminat davası kararı.
Özet: İşbu hukuki evrak, 05.07.2023 tarihinde iki aracın çarpışması neticesinde yaya kaldırımında yürüyen bir kişinin fırlayan araçlardan birinin çarpmasıyla 25.10.2023te vefat etmesi üzerine, vefat edenin anne, baba ve kardeşleri tarafından asli ve tali kusurlu bulunan sürücüler, araç sahipleri ile ilgili sigorta şirketinden müşterek ve müteselsilen toplam 800.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsili talebiyle açılan davayı özetlemektedir; olayda ceza mahkemesince sürücülerin kusurlu ve yayanın kusursuz olduğu kesinleşen kararla tespit edilmiş, sigorta poliçesinin manevi tazminatı kapsadığı anlaşılmıştır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/65 Esas - 2026/27

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/65 Esas
KARAR NO : 2026/27
DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/01/2025
KARAR TARİHİ : 21/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 17.02.2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı ...'e ait olduğunu, diğer davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ise diğer davalı ...'e ait olduğunu, müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan ...'un 05.07.2023 tarihinde yaya kaldırımında yürürken ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu, çarpışmanın şiddeti ile ... plakalı aracın fırlayarak yaya kaldırımında yürüyen destekleri ...'a çarparak 25.10.2023 tarihinde ölümüne neden olduklarını, davalılar ... ve ...'ün ... Esas sayılı dosyada yargılandıklarını, müteveffa yaya ...'a atfı kabil kusurunun bulunmadığını, sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürüp davacı anne ... için 350.000,00 TL, baba ...için 350.000,00 TL, ağabeyi ... için 50.000,00 TL, ağabeyi ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kazaya karışan araçlara ihtiyatı tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesi ile ... Sigorta AŞ'de sigortalı olduğunu, ... limitinin 3.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı ...'ün kusursuz olduğunu, davacıların manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacıların ekonomik sosyal durum araştırmalarının yapılması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ün ceza mahkemesince verilen kararda beraat ettiğini, beraat kararının hukuk hakimini bağlayacağını, kusur durumu ile ilgili ...nden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden, ...'nden veya ...'den rapor aldırılması gerektiğini, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza nedeniyle ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın ... incelemesi sonucu verilen kararın kesinleştiğini, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, kazada diğer sürücü ...'ün kusurlu olduğunu, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle ...'un vefatından kaynaklı anne ve babası ile kardeşlerinin manevi tazminat isteklerinden ibarettir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; kaza tespit tutanağı, poliçe, hasar dosyası ölüm belgesi, şahısların ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, mirasçılık belgesi, ... Esas sayılı dosyanın UYAP suretinin dosyaya kazandırıldığı, ...'nden kusur raporunun aldırıldığı görülmüştür.
KASKO Poliçesinin İncelenmesinde; ... plakalı hususi araç davalı ... adına kayıtlı iken 24.09.2022- 24.09.2023 tarihleri arasında ... Sigorta AŞ'de Genişletilmişi Maksimum Kasko Poliçesi ile teminat altında olduğu, ... limiti 3.000.000,00 TL olduğu ve manevi tazminatı talebinin ise poliçe kapsamında olduğu görülmüştür.
... Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacıların katılan, ... ve ...'ün sanık sıfatıyla yer aldığı taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan yargılama sonucunda ... aldırılan rapora dayanarak, sanık ...'ün asli kusurlu, ...'ün tali kusurlu. Müteveffanın kusursuz olduğu kabul edilerek, sanıkların cezalandırılmasına karar verildiği, kararın ... sayılı ilamı ile düzeltilerek sanıkların istinaf başvuruları esastan reddedildiği ve 30/01/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
2918 sayılı KTK'da ... sigortası ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenlemeler uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar(2918 sayılı KTK m. 85/1). Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır (m. 93/1). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabilecegi gibi dava da açabilir (m. 97). Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz (8 iş günü) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar (m. 99). Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m. 109/1,2). Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir (2918 sayılı KTK m. 110/2). Meydana gelen kazada ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde hak sahipleri ölüm halinde, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler (TBK m. 53). Bedensel zarar meydana gelmesi durumunda daimi veya geçici iş göremezlik nedeni ile tazminat talep edilebilir (TBK m. 54, 55). Ayrıca yasal koşulların oluşması halinde kaza nedeniyle ölüm veya yaralanma halinde manevi tazminat talep edilebilir (TBK m. 56).
... sigorta poliçesinden kaynaklanan kaza sonucu meydana gelen zararlardan sigorta şirketi azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır (...,).
...'nın 04.11.2025 tarihli kusur raporunda özetle; "Mevcut verilere göre;
A)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay yeri kontrolsüz kavşağa geldiğinde mahal ve kavşak hız şartlarını gözetmeyip müteyakkız seyretmemiş, kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş bu mahalde, dikkatli şekilde seyrederek yolu etkin şekilde kontrol edip ilk geçiş hakkını sağdan gelen araca vermesi gerekirken bunu yapmamış olup meydana gelen olayda, asli kusurludur.
B)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüs ile seyir halinde iken olay yeri kontrolsüz kavşağa gelip kavşağı geçmek istediğinde yola gereken dikkatini vermemiş, her ne kadar sol kavşak kolundan gelen diğer araca nazaran geçiş hakkı kendisinde olsa da kavşağa girişi öncesi gireceği yolu etkin şekilde kontrol ederek kavşağı geçmesi gerekirken bu hususta gerekli özeni göstermemiş olmakla olayda, tali kusurludur.
C)Müteveffa yaya ... yaya kaldırımı üzerinde bulunduğu esnada, kavşak içerisinde meydana gelen kazadan dolayı savrularak üzerine doğru gelen aracın kendisine çarpması sonucu meydana gelen olayda kusuru bulunmamaktadır.
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)Davalı sürücü ...'ün %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,
B)Davalı sürücü ...'ün %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. " şeklinde rapor sunulmuştur.
...kusur raporu bilimsel verilere uygun, hüküm vermeye yeterli ve elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
“Zorunlu Trafik Sigortasında sigortacı, işletenin 2918 sayılı KTK’nun 85/1.madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Yasa’nın 91/1.maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1.madde hükmü ve gerekse Zorunlu Trafik Sigortası poliçesi Genel Şartları’nın 1.madde hükmü, ölüm veya bedensel zararlar yanında bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüştür.
Davacı vekili; 05.07.2023 tarihinde Davalılardan ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı ...'e ait olduğunu, diğer davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın diğer davalı ...'e ait olduğunu, müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan ...'un 05.07.2023 tarihinde yaya kaldırımında yürürken ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu, çarpışmanın şiddeti ile ... plakalı aracın fırlayarak yaya kaldırımında yürüyen destekleri ...'a çarparak 25.10.2023 tarihinde vefat ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Araç trafik kaydı, hasar dosya ve poliçesi, kaza tutanak ve ekleri, ... Karar sayılı dosyasındaki kusur raporu, nüfus kayıtları, müteveffanın ölüm nedeninin baş kısmına aldığı darbeden kaynaklandığına ilişkin savcılıkta alınan bilirkişi raporu, ... yazı cevapları celp edilmiş, mahkememizce aldırılan kusur raporu dosyaya kazandırılmış, ceza dosyasındaki kusur raporu ile mahkememizce aldırılan kusur raporu birbiriyle uyum göstermiştir.
Somut olayda; davalı Sigorta Şirketi tarafından KASKO poliçesi ile teminat altında olan ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile diğer davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaya kaldırımında bulunan davacıların oğlu ve kardeşi ...'a çarparak ölümüne neden olmaları nedeniyle eldeki manevi tazminat davasının açıldığı, kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına benzer şekilde yargısal denetime elverişli ve somut hadisenin gelişimine uygun tespitlere yer verilen mevcut kusur raporuna göre davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsü ...'ün kazada %75 oranında asli kusuru bulunduğu, diğer davalı sürücü ...'ün kazada %25 tali kusurlu olduğu, davacıların yakını ...'un hiçbir kusurunun bulunmadığı, davalı sürücüler ile birlikte davalı araç malikleri ... ve ...'ün işleten sıfatı ile davalı sigorta şirketinin ise ... poliçe kapsamında manevi tazminat klozunun bulunması nedeniyle poliçe limitleri dahilinde meydana gelen manevi zarardan sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Davacı tarafın, işleten ve haksız fiil sorumlusu ile KASKO şirketi aleyhine açtığı manevi tazminat talebinde yapılan yargılama sonucunda; bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu bilgiler ışığında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, kazaya karışan tarafların kusur durumu ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü, davacılara yapılan rücuya tabi ödeme durumu, davacıların ölümü nedeniyle içinde bulunduğu ve yaşanacağı muhakkak elem, keder ve ızdırap göz önünde bulundurularak davacı anne ... için talep gibi 350.000,00-TL, davacı baba ...için talep gibi 350.000,00-TL, davacı kardeş ... için talep gibi 50.000,00-TL ve davacı kardeş ... için talep gibi 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 14/10/2024 tarihinden itibaren, diğer davalılar araç sürücüleri ve araç işletenlerinden kaza tarihi olan 05/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği anlaşıldığından manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KABULÜNE
Davacı anne ... için 350.000,00 TL,
Davacı baba ...için 350.000,00 TL,
Davacı kardeş ... için 50.000,00 TL
Davacı kardeş ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL manevi tazminata davalılardan Sigorta Şirketi'nden 14.10.2024 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 05,07,2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine,
2- Dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 54.648,00 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.732,40 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 51.915,60 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.732,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.347,80TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından yapılan; 1.192,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.540,30TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 126.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin duruşmada yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.21/01/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı