2. Hukuk Dairesi, boşanma davasında kadına hükmedilen maddi tazminatın azlığını ve yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığını belirterek ilgili hükümlerin bozulmasına karar verdi.
Özet: Bu boşanma davasında, istinaf mahkemesinin kararının temyiz incelemesi sonucunda, davacı kadına hükmedilen maddi tazminat miktarının tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur dereceleri göz önüne alındığında yetersiz olduğu ve hakkaniyete uygun daha yüksek bir miktarın takdir edilmesi gerektiği tespit edilmiştir; ayrıca, davacı kadının emekli maaşı, düzenli geliri ve taşınmazları sebebiyle boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı bulunarak, hükmün maddi tazminatın miktarı ve yoksulluk nafakası yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2026/22 E.  ,  2026/6265 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/715 E., 2025/1362 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/220 E., 2024/139 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından nafaka ve tazminatların miktarı, tazminatlara işletilen faizin başlangıç tarihi yönünden; davalı ... vekili tarafından ise davanın kabulü, hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
3.Toplanan delillerden davacı kadının emekli olduğu, gelirinin düzenli ve sürekli olduğu, ayrıca kadının üzerine kayıtlı taşınmazları bulunduğu, kadının boşanma sebebiyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175 inci maddesi gereğince boşanma yüzünden yoksulluğa düşme koşulları somut davacı kadın yararına oluşmamıştır. Öyleyse davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddi tazminatın miktarı yönünden kadın yararına, yoksulluk nafakası yönünden ... yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminatın miktarı yönünden kadın yararına, yoksulluk nafakası yönünden ... yararına BOZULMASINA,
3.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.